Fa ile Başlayan 4 Harfli Kelimeler
FA harfleri ile başlayan 4 harfli 15 kelime bulunuyor. Başında FA olan 4 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "fa ile biten 4 harfli kelimeler. İçinde Fa olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
FAVA16,
FAAL (Kelime Kökeni: Arapça faʿāl)
-
Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif
Medeni milletler arasında faal bir unsur olabileceğimizi ispat etmemiz lazımdır. - Falih Rıfkı Atay
- Çalışır durumda olan
- Etkin
FAİK (Kelime Kökeni: Arapça fāʾiḳ)
- Üstün, yüksek
FAİL (Kelime Kökeni: Arapça fāʿil)
-
Eden, yapan, işleyen
Vilayetin bir yerinde faili yakalanamayan bir irtica vakası çıkar. - Reşat Nuri Güntekin
- Özne
- Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse
Birleşik Kelimeler: faili meçhul, failimuhtar
FAKR (Kelime Kökeni: Arapça faḳr)
-
Yoksulluk, fukaralık
Bu dakikadan itibaren önümüzde yürüyecek olan bu genç adam, azlıkla, fakr ile, mazlumluk ve mağlubiyetle ittifak etmişti. - Hamdullah Suphi Tanrıöver
Birleşik Kelimeler: fakruzaruret
FÂNİ (Kelime Kökeni: Arapça fānī)
-
Ölümlü, gelip geçici, kalımsız
Her fâni güneşten, çimden nasibini alıyor. - Yusuf Ziya Ortaç
- İnsanoğlu
Birleşik Kelimeler: fâni dünya
- İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti
FARE (Kelime Kökeni: Arapça fāre)
-
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
Tarla faresi. Fındık faresi.
- Düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla imlecin hareketini sağlayan elektronik araç
Ata Sözleri ve Deyimler
- fare çıktığı deliği bilir
- fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (veya kıçına) kabak bağlamış
- fare düşse başı yarılır
- fareler cirit atmak (veya oynamak)
Birleşik Kelimeler: fare deliği, faredişi, farekulağı, farekuyruğu, fare otu, kör fare, sivrifare, cep faresi, çatı faresi, fındık faresi, fil faresi, firavun faresi, kamyon faresi, lağım faresi, otel faresi, tarla faresi
FARK (Kelime Kökeni: Arapça farḳ)
-
Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans
Emanete ihanet etmek veya etmemekle insan öteki mahlukattan ayrılır veya onlardan farkı kalmaz. - İsmet Özel
- Ayrım
- Çıkarma işleminin sonucu
Ata Sözleri ve Deyimler
- fark atmak
- fark etmek
- fark etmez
- fark gözetmek
- farkına varmak
- farkında olmak
- fark olunmak
- fark yapmak
Birleşik Kelimeler: ortak fark, toplumsal fark, potansiyel farkı, saat farkı, sayı farkı
FAKS (Kelime Kökeni: İngilizce fax)
- Belgegeçer
FARS (Kelime Kökeni: Fransızca farce)
-
Güldürü
Eser konu bakımından eski farslar gibi bir toplamadır. - Fahir İz
- İran'ın güneybatısında yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
FAUL (Kelime Kökeni: İngilizce faul)
- Karşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılan kural dışı hareket
- Genel kurallara uygun olmayan, hoşa gitmeyen hareket, duruş vb
FABL (Kelime Kökeni: Fransızca fable)
- Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye, öykünce
FAÇA (Kelime Kökeni: İtalyanca faccia)
- İskambil destesinin en altındaki kâğıt
- Yüz, çehre, surat
- Giysi
- Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm
Ata Sözleri ve Deyimler
- faça etmek
- façasını almak (veya al aşağı etmek)
- façası olmak
FAİZ (Kelime Kökeni: Arapça fāʾiż)
- İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema
- Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli
Ata Sözleri ve Deyimler
- faize yatırmak (veya vermek)
Birleşik Kelimeler: faiz fiyatı, faiz haddi, faiz oranı, basit faiz, bileşik faiz, temerrüt faizi
FARZ (Kelime Kökeni: Arapça farż)
- Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet
- Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu
Ata Sözleri ve Deyimler
- farz etmek
- farz olmak
- farz olunmak
Birleşik Kelimeler: farzımuhal
FAVA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek