Ezi ile Biten Kelimeler

EZİ ile biten 19 kelime bulunuyor. Sonu EZİ olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ezi ile başlayan kelimeler. İçinde ezi olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

FOTOKİNEZİ21, TELEKİNEZİ13

9 Harfli Kelimeler

PARAMNEZİ17, CEBELLEZİ17, SİNESTEZİ14, KİNESTEZİ13

8 Harfli Kelimeler

ANALJEZİ20, ANESTEZİ12, ANAMNEZİ12

7 Harfli Kelimeler

JEODEZİ22, GEODEZİ17, FANTEZİ16, MANYEZİ13, MUKTEZİ12, MERKEZİ11

6 Harfli Kelimeler

ÖNSEZİ16, AMNEZİ10

4 Harfli Kelimeler

GEZİ11, SEZİ8

SEZİ

[isim]

  • Sezgi

Birleşik Kelimeler: ilk sezi, önsezi

AMNEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca amnésie)

[isim]

[tıp]

  • Bellek yitimi

MERKEZÎ (Kelime Kökeni: Arapça merkezī)

[sıfat]

  • Merkezde olan, merkezi oluşturan

    Dur bakalım, biraz daha merkezî mahallelere yaklaşalım, diyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: merkezî ısıtma, merkezî idare, merkezî ülke, merkezî yıkama, merkezî yönetim

GEZİ

[isim]

  • Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat
  • Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk

    Kafile, rol alan şahıslar tarafından yapılan türlü oyunlarla geziyi tamamlar. - Ahmet Kutsi Tecer

  • Gezilip hava alınacak yer
  • Gezinti yeri

    İnönü gezisi. Taksim gezisi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • geziye çıkmak

Birleşik Kelimeler: gezi yazısı, dış gezi, çalışma gezisi, iş gezisi

[isim]

[eskimiş]

  • Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş

    Yalnız omuz başlarını örten, kısa kollu, gezi gibi yarı sert kumaştan, yakasız bir yaz ceketiydi. - Refik Halit Karay

[sıfat]

  • Bu kumaştan yapılan

ANESTEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca anesthésie)

[isim]

[tıp]

  • Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi

    Zavallı Hacı Ömer, dişçinin koltuğunda anestezi bile kabul etmiyor. - Reşat Nuri Güntekin

  • Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması

Birleşik Kelimeler: anestezi bilimi

ANAMNEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca anamnèsie)

[isim]

[tıp]

  • Anamnez

MUKTEZİ (Kelime Kökeni: Arapça muḳteżī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Gerekli

TELEKİNEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca télékinésie)

[isim]

[ruh bilimi]

  • Uza devim

KİNESTEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca kinesthésie)

[isim]

[fizyoloji]

  • Devin duyumu

MANYEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca magnésie)

[isim]

[tıp]

  • Müshil olarak kullanılan, beyaz renkli, suda az eriyen, hiçbir tadı olmayan, magnezyum oksidinin bir adı

SİNESTEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca synésthésie)

[isim]

[ruh bilimi]

  • Duyum ikiliği

FANTEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca fantaisie)

[isim]

  • Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya
  • Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş

    Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı. - Reşat Nuri Güntekin

[sıfat]

  • Süslü ve türü değişik olan

    Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu. - Reşat Nuri Güntekin

[müzik]

  • Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı

ÖNSEZİ

[isim]

  • Hiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma, hissikablelvuku, altıncı duyu, altıncı his

    Bir önsezi, benliğini derinden derine yokluyor kuruntusuna kapılmıştı. - Tarık Buğra

[felsefe]

  • Temellendirilmeyen duygu, verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması

PARAMNEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca paramnésie)

[isim]

  • Kelimelerin anlamlarını ve kullanışlarını unutma sonucu oluşan bellek zayıflığı

GEODEZİ (Kelime Kökeni: Fransızca géodésie)

[isim]

  • Yer yuvarlağının büyüklüğü ve biçimi ile ilgili ölçme yollarını ve haritaların yapılmasında temel değerleri veren bilim dalı