Ere ile Biten 7 Harfli Kelimeler

ERE ile biten 7 harfli 15 kelime bulunuyor. Sonu ERE olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ere ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Ere olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HANÇERE14, KÖSTERE14, PENCERE14, ŞAHTERE14, ALAVERE13, ŞENDERE12, CENDERE12, İYİDERE11, ULUDERE11, KÜSTERE10, TEZKERE10, TENCERE10, KESTERE8, TESTERE8, TESKERE8

KESTERE

[isim]

  • Kitre

TESTERE (Kelime Kökeni: Farsça dest + erre)

[isim]

  • Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç

    Ağaç testeresi. Demir testeresi.

Birleşik Kelimeler: testere balığı, testere çaprazı, kıl testere

TESKERE (Kelime Kökeni: Farsça deskere)

[isim]

[eskimiş]

  • Sedye
  • Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç

KÜSTERE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Köstere
  • Değirmen taşı yapılan taş
  • Bileği çarkı

TEZKERE (Kelime Kökeni: Arapça teẕkire)

[isim]

  • Pusula(II)

    Bu vaziyette en tabii çare, ona küçük bir tezkere yazmaktı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt

    Nihayet yol tezkerem yapıldı, üstüm başım düzeltildi. - Yahya Kemal Beyatlı

[askerlik]

  • Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tezkere almak
  • tezkere bırakmak
  • tezkeresini eline vermek

Birleşik Kelimeler: av tezkeresi, mürur tezkeresi, nüfus tezkeresi

TENCERE (Kelime Kökeni: Arapça tancara)

[isim]

  • İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap

    Bir çocuğa tencere getirmesini tembihliyordu. - Ayla Kutlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tencerede pişirip kapağında yemek
  • tencere dibin kara, seninki benden kara
  • tenceresi (veya tencereleri) kaynamak
  • tenceresi kaynarken, maymunu oynarken
  • tencere tava, herkeste bir hava
  • tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş

Birleşik Kelimeler: tencere yemeği, düdüklü tencere

İYİDERE

[isim]

  • Rize iline bağlı ilçelerden biri

ULUDERE

[isim]

  • Şırnak iline bağlı ilçelerden biri

ŞENDERE

[isim]

  • Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta
  • Fıçı kaburgası

[hayvan bilimi]

  • Tekir cinsinden bir balık

CENDERE (Kelime Kökeni: Farsça cendere)

[isim]

[teknik]

  • Pres

[mecaz]

  • Manevi baskı

    Aralarından biri itilip kakılınca hepsinin birden boynunda aynı cendere acısı. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cendereye sokmak

Birleşik Kelimeler: su cenderesi

ALAVERE

[isim]

  • Bir şeyin elden ele geçmesi
  • Bir şeyi elden ele vererek aktarma

    Karpuzları alavere ile mavnadan sergiye taşıdılar.

  • Kargaşalık

[denizcilik]

  • Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele

Birleşik Kelimeler: alavere dalavere, alavere tulumbası

HANÇERE (Kelime Kökeni: Arapça ḥancere)

[isim]

[anatomi]

  • Gırtlak

    Kuvvetli bir aktör hançeresine malik olmak lazımdı. - Halit Fahri Ozansoy

KÖSTERE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Bir tür uzun tahta rendesi, küstere

PENCERE (Kelime Kökeni: Farsça pencere)

[isim]

  • Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık

    Yüzümü en çok da pencerelerden yana döndürüyorum. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • pencere açmak

Birleşik Kelimeler: pencere eteği, pencere kanadı, çift pencere, göz pencere, sağır pencere, çatı penceresi, dünya penceresi, hacet penceresi, köşe penceresi, tavan penceresi

ŞAHTERE (Kelime Kökeni: Farsça şāh + terre)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)