Em ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

EM harfleri ile başlayan 5 harfli 14 kelime bulunuyor. Başında EM olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "em ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Em olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

EMVAL12, EMMEÇ10, EMCEK9, EMCİK9, EMİCİ9, EMRAZ9, EMZİK9, EMAYE8, EMMEK7, EMSAL7, EMARE6, EMLAK6, EMLİK6, EMTİA6

EMARE (Kelime Kökeni: Arapça emāre)

[isim]

[eskimiş]

  • Belirti, iz, ipucu

    Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

EMLAK (Kelime Kökeni: Arapça emlāk)

[isim]

  • Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul

    Eline geçen serveti emlake yatırıyordu. - Ercüment Ekrem Talu

Birleşik Kelimeler: emlak bürosu, emlak kredisi, emlak vergisi

EMLİK

[isim]

[halk ağzında]

  • Emme döneminde olan çocuk

    Koç yiğidin yanında olur yazısı / Ananın babanın emlik kuzusu - Halk türküsü

  • Zamanından daha geç doğan kuzu veya oğlak

EMTİA (Kelime Kökeni: Arapça emtiʿa)

[isim]

[eskimiş]

[ticaret]

  • Mal

EMMEK

[-i]

  • Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak

    Çanağımdaki köpüklü sütü emer gibi içeceğim. - Sait Faik Abasıyanık

  • Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek

    Yengemin verdiği karanfili dişlerimle ezip emerek odaya giriyorum. - Yusuf Ziya Ortaç

[fizik]

  • Soğurmak

    Toprak suyu emdi.

[argo]

  • Uzun süre yararlanmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emdiği (helal) süt haram olmak
  • emdiği sütü burnundan getirmek

EMSAL (Kelime Kökeni: Arapça ems̱āl)

[isim]

  • Benzer, eş, denk

    Tarihte o ana kadar emsali görülmedik bir ticari kepazelik devri açılmıştı. - Ercüment Ekrem Talu

  • Yaşıt
  • Örnek

[eskimiş]

[matematik]

  • Katsayı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emsal olmak
  • emsal oluşturmak
  • emsal vermek

EMAYE (Kelime Kökeni: Fransızca émaillé)

[sıfat]

  • Üzeri emayla kaplanmış olan

    Emaye tencere.

[isim]

  • Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme

EMCEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Meme

EMCİK

[isim]

[halk ağzında]

  • Meme

EMİCİ

[sıfat]

[bitki bilimi]

[hayvan bilimi]

  • Emme özelliği olan

Birleşik Kelimeler: emici kıllar, emici tüyler

EMRAZ (Kelime Kökeni: Arapça emrāż)

[isim]

[eskimiş]

  • Hastalıklar

EMZİK

[isim]

  • Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme

    Parkta daldılar dedikoduya / Dün kaldıkları yerden devam ettiler / Yavrular da birbirlerine / Emziklerini ikram ettiler - Arif Nihat Asya

  • Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon

    Hem ağzımdan yaralandığımı, üç gün kapalı dudaklarımın arasından emzikle süt içtiğimi nasıl unutuyormuşum? - Reşat Nuri Güntekin

  • İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik

    Çaydanlığın emziği tıkanmış.

[halk ağzında]

  • Sigara ağızlığı

Birleşik Kelimeler: emzik borusu

EMMEÇ

[isim]

[fizik]

  • Aspiratör

EMVAL (Kelime Kökeni: Arapça emvāl)

[isim]

[eskimiş]

  • Mallar, para ile alınan şeyler