ELEKTRONİKÇİ Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler

ELEKTRONİKÇİ harflerini içeren 8 harfli 22 kelime bulunuyor. 8 harfli ELEKTRONİKÇİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Elektronikçi ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde Elektronikçi olan 8 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KORNETÇİ12, KRONİKÇİ12, ÇENTİKLİ11, ÇETİNLİK11, ERKEKÇİL11, İÇTENLİK11, KİREÇLİK11, REÇİNELİ11, TERLİKÇİ11, TEKNİKÇİ11, TEKÇİLİK11, ELEKTRON9, NEOLİTİK9, NOTERLİK9, NEKROTİK9, ERKİNLİK8, ETKENLİK8, ETKİNLİK8, ELEKTRİK8, KERTİKLİ8, NEKRELİK8, TEKNİKER8

ERKİNLİK

[isim]

  • Erkin olma durumu, serbestlik

ETKENLİK

[isim]

  • Etken olma durumu

[sinema]

[televizyon]

  • Bir ışığın bir duyar katı etkileme özelliği

ETKİNLİK

[isim]

  • Etkin olma durumu, müessiriyet
  • Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite

    Her ülkede tiyatro etkinliğinin önemli bir kesimi amatör tiyatrolardan gelir. - Metin And

[felsefe]

  • Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği

[ruh bilimi]

  • Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu

[toplum bilimi]

  • İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi

Birleşik Kelimeler: etkinlik merkezi, aşırı etkinlik, eğitici etkinlik, eğitsel etkinlik, ışın etkinlik, sosyal etkinlik, radyo etkinliği

ELEKTRİK (Kelime Kökeni: Fransızca électrique)

[isim]

[fizik]

  • Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü
  • Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi
  • Bu enerjiden elde edilen aydınlanma
  • Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu

[mecaz]

  • Çarpıcılık, cazibe, canlılık

    Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • elektriği kesmek
  • elektriği yakmak
  • elektrik almak
  • elektrik vermek

Birleşik Kelimeler: elektrik anahtarı, elektrik çarpması, elektrik dinamosu, elektrik direği, elektrik düğmesi, elektrik fabrikası, elektrik feneri, elektrik fırını, elektrik fincanı, elektrik kaçağı, elektrik kaynağı, elektrik ocağı, elektrik saati, elektrik santrali, elektrik sayacı, elektrik süpürgesi, elektrik teli, elektrik üreteci, elektrik yayı, elektrik zili, durağan elektrik, pozitif elektrik

KERTİKLİ

[sıfat]

  • Kertiği olan

    Ali bakırı çıkmış, kenarları kertikli bir sahanla getirdiği suyu anasının yanına koydu. - Orhan Kemal

NEKRELİK

[isim]

  • Nekre olma durumu

TEKNİKER (Kelime Kökeni: Almanca Techniker)

[isim]

  • Teknikçi

ELEKTRON (Kelime Kökeni: Fransızca électron)

[isim]

[fizik]

  • Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı

Birleşik Kelimeler: elektron akışı, elektron demeti, elektron gazı, elektron lambası, elektron mikroskobu, serbest elektron

NEOLİTİK (Kelime Kökeni: Fransızca néolithique)

[sıfat]

[tarih]

  • Taş Devri'nin son çağı ile ilgili

NOTERLİK

[isim]

  • Noterin görevi veya makamı
  • Noter

NEKROTİK (Kelime Kökeni: Fransızca nécrotique)

[sıfat]

  • Nekroz görünümünde veya durumunda olan

ÇENTİKLİ

[sıfat]

  • Üzerinde çentik bulunan

    Avucunu kapının tozlu ve çentikli tahtası üzerinde gezdirdi. - Peyami Safa

ÇETİNLİK

[isim]

  • Çetin olma durumu, sertlik

    İşin çetinliği devam ve alışma sayesinde hissedilmez olur. - Necip Fazıl Kısakürek

ERKEKÇİL

[sıfat]

  • Erkeğe düşkün

İÇTENLİK

[isim]

  • İçten olma durumu, içten davranış, samimilik, samimiyet

    Bütün içtenliğimizle aksaklıkları sıralamıştık. - Ahmet Ümit