EDEBİYATSEVER Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler
EDEBİYATSEVER harflerini içeren 6 harfli 40 kelime bulunuyor. 6 harfli EDEBİYATSEVER kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
BEDEVİ16,
ERTESİ
-
Bir günün, haftanın, ayın, mevsimin, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, mevsim, yıl), ferdası
Yine ömründe bir kez bile tiyatroya gitmemiş olan babamı ertesi hafta annem hazırladı. - Adalet Ağaoğlu
Birleşik Kelimeler: ertesi gün hapı, ertesi sabah hapı
ESARET (Kelime Kökeni: Arapça esāret)
-
Kölelik, tutsaklık, esirlik
Esaretimin geri kalan müddetini bu ümitle geçirmeye başladım. - Ahmet Midhat
-
Boyunduruk
İlim ve teknik bugün insanı tabiatın esaretinden kurtaran çeşitli vasıtalar icat etmiştir. - Mehmet Kaplan
- Hâkimiyet altında bulunma
Ata Sözleri ve Deyimler
- esarette kalmak
ESATİR (Kelime Kökeni: Arapça esāṭīr)
-
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji
Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi? - Reşat Nuri Güntekin
ARİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyet)
-
Ödünçleme
Öteden beriden ariyet de bir şeyler buluruz. - Sait Faik Abasıyanık
- Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması
BATERİ (Kelime Kökeni: Fransızca batterie)
- Orkestrada vurmalı çalgı takımı, davul
ETRİYE (Kelime Kökeni: Fransızca étrier)
- Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı
İBARET (Kelime Kökeni: Arapça ʿibāret)
-
Oluşan, meydana gelen
Gene hep beraber, bir iki parçadan ibaret bulaşıklarını yıkamaya oturdular. - Necati Cumalı
Ata Sözleri ve Deyimler
- ibaret olmak (veya kalmak)
RİAYET (Kelime Kökeni: Arapça riʿāyet)
-
Uyma, boyun eğme
Edep ve erkâna riayet lazım. - Refik Halit Karay
- Sayma, saygı, ağırlama, itibar etme
Ata Sözleri ve Deyimler
- riayet etmek
ABSTRE (Kelime Kökeni: Fransızca abstrait)
- Soyut
Birleşik Kelimeler: abstre sanat, abstre sayı
DESTAR (Kelime Kökeni: Farsça destār)
- Sarık
- Örtü
İSABET (Kelime Kökeni: Arapça iṣābet)
-
Hedefe varma, hedefi vurma
Bir kurşun isabetiyle öldü.
- Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma
-
Öneri, düşünce veya söz yerinde olma
Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır. - Salâh Birsel
- Yanılmama
-
Güzel rastlantı
Bize uğramanız isabet, biz de sizi arıyorduk.
- `Çok güzel, iyi oldu` anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü
Ata Sözleri ve Deyimler
- isabet almak
- isabet etmek
- isabet oldu
SABİTE (Kelime Kökeni: Arapça s̱ābite)
- Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
- Görünürde hareket etmeyen yıldız
TRİYAS (Kelime Kökeni: Fransızca trias)
- İkinci Çağın yaklaşık kırk beş milyon yıllık dönemi
TEDRİS (Kelime Kökeni: Arapça tedrīs)
-
Ders verme, öğretme, öğretim
Kadının tedrisi ve terakkisinde muhitin de büyük bir tesiri görülmeye başladı. - Memduh Şevket Esendal
Birleşik Kelimeler: rahleitedris
ARBEDE (Kelime Kökeni: Arapça ʿarbede)
-
Çatışma, patırtı
İşler arapsaçına döner ve doğacak arbedeleri de önlemenin çaresi bulunmaz. - Kerim Korcan