E ile Başlayan İ ile Biten Kelimeler

E ile başlayan İ ile biten 215 kelime bulundu.İ ile başlayan E ile biten kelimeler

Ayrıca, "İçinde ei olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ELEKTROBİYOLOJİ31, ENTERNASYONALCİ22

13 Harfli Kelimeler

ENDOKRİNOLOJİ27

12 Harfli Kelimeler

EPİDEMİOLOJİ30, EPİSTEMOLOJİ29, ENVAİÇEŞİTLİ24, ELEKTRONİKÇİ16

11 Harfli Kelimeler

EMBRİYOLOJİ27, EĞLENDİRİCİ23, ESKİŞEHİRLİ19, EHEMMİYETLİ19, ELEŞTİRMECİ18, ELEŞTİRİMCİ18, ETKİLEŞİMLİ15, ELEŞTİRMELİ15

10 Harfli Kelimeler

ENTOMOLOJİ23, ESİRGEYİCİ20, ELEŞTİRİCİ16, ETKİLEYİCİ15, EKONOMETRİ13, ELEKTRİKÇİ13, EDİRNEKARİ12, ELEKTRİKLİ10

9 Harfli Kelimeler

ETİYOLOJİ22, EBEGÜMECİ21, EVVELLERİ21, ETİMOLOJİ21, EĞLENCELİ19, ERKEĞİMSİ18, EĞLENDİRİ18, ENDOSKOPİ18, ELVERİŞLİ18, ELDİVENLİ17, EHLİYETLİ15, EKOPRAKSİ15, ESMERİMSİ13, ESTETİKÇİ13, EKŞİMİKLİ13, EMNİYETLİ12, ESENLİKLİ10, EKSİLTİLİ10

8 Harfli Kelimeler

EPİGRAFİ22, EFSANEVİ21, EGZOGAMİ21, ERGUVANİ19, ETNOLOJİ19, EĞİTİMCİ19, EPİLEPSİ17, EĞİTİMLİ16, EĞİLİMLİ16, EMİRGAZİ16, ENDOGAMİ16, ERGONOMİ15, EFLATUNİ15, EFSANELİ15, EMRİVAKİ15, ERKEKEVİ14, ENGEBELİ14, ESKRİMCİ13, ESKÜLABİ13, EZİYETLİ13
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

EVVELSİ20, EVVELKİ19, ETOLOJİ18, EĞMEÇLİ18, EKOLOJİ18, EZOFORİ18, EVRİMCİ17, EĞİTİCİ17, EZİMEVİ17, EZBERCİ15, EPİDEMİ14, EĞRELTİ14, EĞLENTİ14, EYLEMCİ13, EŞKİNCİ13, ESPRİLİ12, ENTROPİ12, EKŞİMSİ12, EROİNCİ11, EYLEMSİ11
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

EVVELİ18, EVDECİ17, ENFÜSİ15, ENERJİ15, EĞİMLİ14, EFENDİ14, ESEFLİ13, EREĞLİ13, EZGİLİ13, EĞİNTİ13, EĞRETİ13, EĞRİLİ13, EVİNLİ12, EŞEKÇİ12, EŞİTÇİ12, EFLANİ12, EDEPLİ12, EDİLGİ12, EYERCİ11, ESPERİ11
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

ELEJİ14, EZİCİ11, EPEYİ11, ELİFİ11, ESPRİ10, EBEDİ9, EDEBİ9, EMİCİ9, EZANİ8, EZELİ8, EKİCİ8, ESASİ7, EKÜRİ7, EBELİ7, ENAYİ7, ERKLİ5, EKİLİ5

4 Harfli Kelimeler

EVCİ13, EĞSİ12, EZGİ11, EĞRİ11, EVLİ10, ERGİ8, EHLİ8, EŞLİ7, Eİ7, Eİ7, ELCİ7, Eİ7, EMMİ6, ESKİ5, EKSİ5, ETKİ4, ETLİ4, ENLİ4, EKLİ4, ELTİ4
Tümünü Gör

3 Harfli Kelimeler

EDİ5, ETİ3

ETİ

[isim]

[tarih]

  • Hitit

ETKİ

[isim]

  • Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir

    Yaşadıklarını yazmanın böylesine bir etki yapabileceğinden hiç haberim yoktu. - Ayla Kutlu

  • Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım

    Tokadın etkisi kötü oldu.

[mecaz]

  • Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim

    Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • etki bırakmak
  • etki etmek
  • etkisini göstermek

Birleşik Kelimeler: bozucu etki, kılcal etki, yan etki

ETLİ

[sıfat]

  • İçinde et bulunan
  • Eti çok olan

    Etli koyun.

  • Dolgun, kalın

    Aşağıya sarkan kalın, etli, ıslak dudakları vardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Yenecek kısmı çok olan (meyve)

    Etli, lezzetli bir zeytin.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • etliye sütlüye karışmamak

Birleşik Kelimeler: etli bitki, etli butlu, etli canlı, etli ekmek, etli meyve, etli pide

ENLİ

[sıfat]

  • Eni büyük olan, geniş

    Kenarları gençliğinde işlediği enli dantellerle çevrili patiska örtülü minderlerde oturuyordu. - Cahit Uçuk

EKLİ

[sıfat]

  • Eklenmiş olan
  • Eki olan

Birleşik Kelimeler: ekli püklü

ELTİ

[isim]

  • Kadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar
  • elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz

Birleşik Kelimeler: eltieltiyeküstü

ERKLİ

[sıfat]

  • Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, nüfuzlu, muktedir, kadir

EKİLİ

[sıfat]

  • Ekilmiş olan, mezru

    Ekili tarla.

ESKİ

[sıfat]

  • Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı

    Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? - Nurullah Ataç

  • Önceki, sabık

    Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. - Ayla Kutlu

  • Geçerli olmayan
  • Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
  • Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan

    Eski öğretmen.

[isim]

  • Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey

    Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. - Halit Ziya Uşaklıgil

[isim]

[alay yollu]

  • Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz

    Mebus eskisi. Müdür eskisi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eski ağza yeni taam
  • eski çamlar bardak oldu
  • eski defterleri kapatmak
  • eski defterleri yoklamak (veya karıştırmak)
  • eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez
  • eski düşman dost olmaz
  • eski hamam eski tas
  • eski hayratı da berbat etmek
  • eski kimliğine bürünmek
  • eski köye yeni âdet getirmek
  • eski kulağı kesiklerden olmak
  • eskisi kadar (veya gibi)
  • eskisini aratmamak
  • eskisi olmayanın yenisi (veya acarı) olmaz
  • eskiye rağbet (veya itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı

Birleşik Kelimeler: Eski Çağ, Eski Dünya, eski eserler, eski göz ağrısı, eski kafalı, eski kurt, eski püskü, eski toprak, eski tüfek, eski yazı, başeski

EKSİ

[isim]

[matematik]

  • Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs

[sıfat]

[matematik]

  • Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), menfi, nakıs, negatif, artı karşıtı

[mecaz]

  • Eksiklik

    Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza. - Nezihe Meriç

Birleşik Kelimeler: eksi sayı, eksi uç

EDİ

[isim]

[halk ağzında]

  • İş yapma
  • Yapılan iş

[isim]

[halk ağzında]

  • Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz

EMMİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿamm)

[isim]

[halk ağzında]

  • Amca

    Bir kız bana emmi, dedi, n'eyleyim. - Karacaoğlan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emmim dayım kesem, elimi soksam yesem

Birleşik Kelimeler: emmi kızı, emmi oğlu

ESASİ (Kelime Kökeni: Arapça esāsī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Asal

EKÜRİ (Kelime Kökeni: Fransızca écurie)

[isim]

  • Ahırdaş

EBELİ

[sıfat]

  • Ebesi olan