DÖVÜŞTÜRMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
DÖVÜŞTÜRMEK harflerini içeren 5 harfli 41 kelime bulunuyor. 5 harfli DÖVÜŞTÜRMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
DÖVÜŞ24,
ÜTMEK
- Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
- Taze buğday veya mısırı ateşe tutup pişirmek
- Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak
ÜRKME
- Ürkmek işi, tevahhuş
TÜRKÜ (Kelime Kökeni: Türkçe türk + Arapça -ī)
-
Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume
Kulak ver ki havasında bahçemizin / Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden / Bir türkü söylenmede kendiliğinden - Cahit Sıtkı Tarancı
Ata Sözleri ve Deyimler
- türkü çağırmak (veya çığırmak)
- türkü söylemek
- türküsünü çağırmak
- türkü tutturmak
- türkü yakmak
Birleşik Kelimeler: köy türküsü
DÜRME
- Dürmek işi
- Gözleme (II)
- Lahana
TÜMÜR
- Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı
TÜRÜM
- Varlıkların oluşumu
- Bütün var olanların Tanrı'dan, ondan hiçbir şey eksiltmeksizin çıkması
ÜRÜME
- Ürümek işi
Ata Sözleri ve Deyimler
- ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir
DÜRTÜ
-
Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim
Sevgi bir dürtüdür.
ÜŞMEK
-
Üşüşmek
Herkes başıma üştü. Ekmeğe karınca üştü.
DÜRÜM
- Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma
- İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide
Birleşik Kelimeler: dürüm dürüm, dürüm ekmeği
MÜDÜR (Kelime Kökeni: Arapça mudīr)
-
İdare eden, yöneten
Yazı işleri müdürleri böyle öyküler istiyorlar. - Necati Cumalı
-
Başöğretmen
Bir süre sonra müdürle iki öğretmenin ayrı ayrı yerlere sürüldüklerini öğrendim. - Erhan Bener
- Yönetmen
Birleşik Kelimeler: müdür muavini, müdür yardımcısı, başmüdür, genel müdür, umum müdür, eczacı mesul müdürü, gemi müdürü, nahiye müdürü, telaşe müdürü
ÖRMEK
-
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık
-
Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. - Burhan Felek
-
Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
Kız saçlarını örmüş.
-
Duvar yapmak veya onarmak
Bu duvarı iki günde ördüler.
-
Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar
ÖRTME
- Örtmek işi
-
Başörtüsü
Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi. - Nezihe Meriç
-
Üstü kapalı, önü açık yer
Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber. - Yaşar Kemal
ÖTMEK
-
Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak
Gelmiş o yaylanın baharı / Öter bülbüller hoştur avazı - Âşık Veysel
- Herhangi bir nesne, sürekli ses çıkarmak
-
Üflemeli çalgıların sesi çıkmak
Bu flüt ötmüyor.
-
Anlamsız, boş konuşmak
Onlar saçma sapan ötüp dururken ben içimden şöyle düşünüyordum. - Refik Halit Karay
- (Sarhoş) kusmak
- Gizli bir şeyi söylemek
RÜKÜŞ (Kelime Kökeni: Arapça ruḳşe)
-
Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın)
Sadece kasabanın adam çekiştirmesinden başka bir şey bilmeyen seviyesiz ve rüküş kadınlarını tenkit ediyordu. - Reşat Nuri Güntekin