DÖNDÜRÜLMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

DÖNDÜRÜLMEK harflerini içeren 5 harfli 36 kelime bulunuyor. 5 harfli DÖNDÜRÜLMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DÖNÜM16, DÖKÜM16, DÖNÜK15, ÖRÜLÜ15, DÖNME14, DÖNEM14, DÖKME14, KÖMÜR14, DÖNER13, DÖNEL13, DÖNEK13, DÖLEK13, DÜDÜK13, ÖDLEK13, ÖNDER13, ÖNLÜK13, ÖRDEK13, DÜRÜM12, MÜDÜR12, ÖRMEK12, ÖNLEM12, ÖLMEK12, DÜNÜR11, DÜNKÜ11, DÜDEN11, ÖRNEK11, DÜRME10, DÜMEN10, ÜRÜME10, KÜNDE9, LEDÜN9, RÜKÜN9, LÜMEN8, ÜRKME8, ÜNLEM8, ÜLKER7

ÜLKER

[isim]

[gök bilimi]

  • Boğa takımyıldızı sınırları içinde bulunan, yedi parlak yıldız ve etrafındaki gaz katmanı ile güzel görünüm veren yıldız kümesi, Yedikızkardeş, Süreyya, Pervin

LÜMEN (Kelime Kökeni: Fransızca lumen)

[isim]

[fizik]

  • Işık şiddeti 1 mum olan, eşit dağıtımlı bir nokta kaynağının 1 steradyan içine yayımladığı ışık akısı

Birleşik Kelimeler: lümensaat

ÜRKME

[isim]

  • Ürkmek işi, tevahhuş

ÜNLEM

[isim]

[dil bilgisi]

  • Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb
  • Ünlem işareti

Birleşik Kelimeler: ünlem işareti

KÜNDE (Kelime Kökeni: Farsça kunde)

[isim]

[spor]

  • Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi

[mecaz]

  • Düzen, tuzak, oyun, hile

[eskimiş]

  • Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kündeden atmak
  • kündeye almak (veya getirmek)
  • kündeye gelmek
  • kündeye getirilmek

Birleşik Kelimeler: bel kündesi, oturak kündesi

LEDÜN (Kelime Kökeni: Arapça ledunn)

[isim]

[eskimiş]

[din bilgisi]

  • Tanrı katı

Birleşik Kelimeler: ledün ilmi

RÜKÜN (Kelime Kökeni: Arapça rukn)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü
  • Bir kurulun, bir topluluğun en önemli üyelerinden her biri

DÜRME

[isim]

  • Dürmek işi
  • Gözleme (II)

[halk ağzında]

  • Lahana

DÜMEN (Kelime Kökeni: İtalyanca timon)

[isim]

  • Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça

[mecaz]

  • Yönetim, idare

[argo]

  • Dalavere, hile

    Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi? - Orhan Kemal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dümen çevirmek
  • dümeni elinde tutmak
  • dümeni kırmak
  • dümenine bakmak
  • dümenini bozmak
  • dümenini elinde tutmak
  • dümen kırmak
  • dümen kullanmak
  • dümen tutmak
  • dümen yapmak

Birleşik Kelimeler: dümen bedeni, dümen boğazı, dümenevi, dümen neferi, dümen suyu, dümen yelpazesi, dümeni eğri, serdümen, baş dümeni

ÜRÜME

[isim]

  • Ürümek işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir

DÜNÜR

[isim]

[halk ağzında]

  • Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dünür düşmek
  • dünür gezmek
  • dünür gitmek

DÜNKÜ

[sıfat]

  • Bugünden bir önceki günle ilgili

    Dünkü gün. Dünkü yağmur.

  • Yakın geçmişteki

    Dünkü kaplan, bir külkedisi yumuşaklığı ile göğsüme yaslandı. - Aka Gündüz

[mecaz]

  • Acemi, yeni, toy

    Daha dünkü damatla böyle çabucak yüz göz olup rezaleti ayyuka çıkarmak olur mu hiç? - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Birleşik Kelimeler: dünkü çocuk

DÜDEN

[isim]

[coğrafya]

  • Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu

ÖRNEK

[isim]

  • Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model

    Mehmet Akif'in yetişmesi, gençlere bir örnek olarak anlatılmaya layıktır. - İbrahim Alâeddin Gövsa

  • İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune

    Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil

    Bu yapının bir örneği daha yoktur.

  • Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
  • Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma

    Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir. - Nazım Hikmet

[sıfat]

  • En iyi biçimde olan

    İşte örnek bir kadın! Her şeyi biliyor ama horozlanmıyor!.. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • örneğini almak
  • örneğini çıkarmak
  • örnek almak
  • örnek olmak
  • örnek oluşturmak
  • örnek vermek

Birleşik Kelimeler: bir örnek, ilk örnek, kök örnek, tek örnek, şal örneği

DÜRÜM

[isim]

  • Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma

[halk ağzında]

  • İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide

Birleşik Kelimeler: dürüm dürüm, dürüm ekmeği