DÖKÜMHANE Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
DÖKÜMHANE harflerini içeren 5 harfli 24 kelime bulunuyor. 5 harfli DÖKÜMHANE kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
HÖDÜK19,
KEMAN (Kelime Kökeni: Farsça kemān)
-
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu. - Ömer Seyfettin
- Yay
Ata Sözleri ve Deyimler
- keman gibi
Birleşik Kelimeler: keman yayı
MEKÂN (Kelime Kökeni: Arapça mekān)
- Yer, bulunulan yer
- Ev, yurt
- Uzay
Ata Sözleri ve Deyimler
- mekân tutmak
Birleşik Kelimeler: mekân akustiği, mekân grupları, mekân zarfı, başmekân, cennetmekân, tebdilimekân
DEKAN (Kelime Kökeni: Almanca Dekan)
- Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör
Birleşik Kelimeler: dekan yardımcısı
ENDAM (Kelime Kökeni: Farsça endām)
-
Vücut, beden, boy bos
Yıldız'a sezdirmeden genç kızın endamına bakakaldı. - Aka Gündüz
Birleşik Kelimeler: endam aynası, arzıendam
KADEM (Kelime Kökeni: Arapça ḳadem)
- Ayak
- Uğur (I)
Birleşik Kelimeler: kademhane, sabitkadem
MADEN (Kelime Kökeni: Arapça maʿden)
- Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
-
Bu mineralden yapılmış
Maden ibrikler büyük bir sanatla yapılırdı. - Falih Rıfkı Atay
- Maden ocağı veya maden işletmesi
-
Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak
Bu kütüphane bir madendir, değerini bilin.
-
Uyuşturucu, esrar, eroin
İstersen sana biraz maden vereyim de çek! - Osman Cemal Kaygılı
- Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse
- Metal
Birleşik Kelimeler: maden bilimi, maden cevheri, maden damarı, Maden Devri, maden filizi, maden gazı, madenkırmız, maden kirası, maden kömürü, maden kuyusu, maden mavisi, maden ocağı, maden sodası, maden suyu, maden yatağı, maden yünü, çıplak maden, ergimiş maden, kırmız madeni
- Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
AHENK (Kelime Kökeni: Farsça āheng)
-
Uyum
Sesi alaylı bir ahenkle kadının kulaklarına çarptı. - Mithat Cemal Kuntay
-
Uzlaşma
Biz bu işin içine girmeyelim. Ahengi bozarız. - Haldun Taner
-
Ezgi
Tamtamların yeni ahengiyle raks başladı. - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- ahengi bozulmak
- ahenk almak
- ahenk kurmak
- ahenk sağlamak
- ahenk vermek
- ahenk yapmak
Birleşik Kelimeler: ahenk kaidesi, ahenk tahtası
HANEK (Kelime Kökeni: Arapça ḥanek)
- Söz, konuşma
KÜNDE (Kelime Kökeni: Farsça kunde)
- Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi
- Düzen, tuzak, oyun, hile
- Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek
Ata Sözleri ve Deyimler
- kündeden atmak
- kündeye almak (veya getirmek)
- kündeye gelmek
- kündeye getirilmek
Birleşik Kelimeler: bel kündesi, oturak kündesi
DÜMEN (Kelime Kökeni: İtalyanca timon)
- Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
- Yönetim, idare
-
Dalavere, hile
Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi? - Orhan Kemal
Ata Sözleri ve Deyimler
- dümen çevirmek
- dümeni elinde tutmak
- dümeni kırmak
- dümenine bakmak
- dümenini bozmak
- dümenini elinde tutmak
- dümen kırmak
- dümen kullanmak
- dümen tutmak
- dümen yapmak
Birleşik Kelimeler: dümen bedeni, dümen boğazı, dümenevi, dümen neferi, dümen suyu, dümen yelpazesi, dümeni eğri, serdümen, baş dümeni
HAKEM (Kelime Kökeni: Arapça ḥakem)
- Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı
- Belirli bir konudan iyi anlayan kimse
- Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse
-
Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse
Hakem, üçüncü defa tekrar ederse güreşe son vereceğini ilan etti. - Halide Edip Adıvar
Birleşik Kelimeler: hakem heyeti, hakem kararı, başhakem, orta hakem, yan hakem, yardımcı hakem, çıkış hakemi, çizgi hakemi
KEMAH
- Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
KEMHA (Kelime Kökeni: Farsça kemḫā)
-
Bir tür ipek kumaş
Yazın yeşil kemha giymiş kışın beyaz giyen dağlar - Halk türküsü
HANDE (Kelime Kökeni: Farsça ḫande)
- Gülme, gülüş
KADEH (Kelime Kökeni: Arapça ḳadeḥ)
-
İçki içmeye yarayan ayaklı bardak
Hemen meyhaneciye kadeh getirmesini söyledi. - Halikarnas Balıkçısı
- Bu bardağın alabileceği miktarda olan
Ata Sözleri ve Deyimler
- kadeh kaldırmak
- kadeh tokuşturmak
Birleşik Kelimeler: kadeh arkadaşı, göz kadehi