DUYUMSATMA Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler
DUYUMSATMA harflerini içeren 4 harfli 35 kelime bulunuyor. 4 harfli DUYUMSATMA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Duyumsatma ile başlayan 4 harfli kelimeler. İçinde Duyumsatma olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DUYU10,
ATMA
-
Atmak işi
Yolda giderken balgamını herkesin geçtiği yola atmayı çok doğal sayanı neden seveyim? - Adalet Ağaoğlu
Birleşik Kelimeler: cirit atma, çekiç atma, disk atma, gülle atma
SAAT (Kelime Kökeni: Arapça sāʿat)
-
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
Beş altı mil ötedeki karşı kıyıya bir saatte varabilirdik ancak. - Azra Erhat
-
Vakit, zaman
Oyuncular meyus olmayarak gene saati geldiği vakit perdelerini açtılar. - Memduh Şevket Esendal
-
Bir işin yapıldığı belli bir zaman
Yemek saati.
Kahvaltı saati. Uyku saati. Çalışma saati.
-
Günün hangi anı olduğunu gösteren alet
Kolundaki krome saate göz attı. - Refik Halit Karay
-
Sayaç
Elektrik saati. Su saati.
Ata Sözleri ve Deyimler
- saat bir (veya iki, üç ...) yönünde
- saat bu saat
- saat gibi
- saat gibi işlemek
- saati çalmak
- saati saatine uymamak
- saat on bir buçuğu çalmak
- saat tutmak
Birleşik Kelimeler: saat açısı, saat ayarı, saat başı, saat camı, saat cebi, saat çiçeği, saat dairesi, saat dilimi, saat farkı, saat kulesi, saati saatine, alafranga saat, alaturka saat, ampersaat, ana saat, biyolojik saat, çalar saat, elektronik saat, ezani saat, guguklu saat, kilovatsaat, lümensaat, o saat, ölü saat, vatsaat, yerel saat, yeşil saat, zevalî saat, akşam saati, beslenme saati, bilek saati, cep saati, çalışma saati, çay saati, duvar saati, elektrik saati, eşref saati, ezan saati, güneş saati, iş saati, kol saati, konsol saati, kontrol saati, kum saati, masa saati, mesai saati, meydan saati, okuma saati, park saati, su saati, uyku saati, yaz saati, yıldız saati, altın saatler, indirim saatleri
TAAM (Kelime Kökeni: Arapça ṭaʿām)
-
Yemek, yiyecek
Yemekte salçalı bir taam vardı. - Burhan Felek
Ata Sözleri ve Deyimler
- taam etmek
Birleşik Kelimeler: cennet taamı
TASA
-
Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam(I)
Gazeteleriniz sürüm tasasına kapıldılar mı hemen İstanbul'un nabzını tutarlar. - Falih Rıfkı Atay
- Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu
Ata Sözleri ve Deyimler
- tasa çekmek
- tasa etmek
- tasasına düşmek
- tasası sana mı düştü?
ASMA
- Asmak işi
-
Asılmış, asılı
Öksüz, odanın ortasına kurulu çarşaftan bozma asma salıncağın içinde uyuyordu. - Ayşe Kulin
Birleşik Kelimeler: asma bahçe, asma kat, asma kilit, asma köprü, asma merdiven, asma tavan
- Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler
- Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis)
Birleşik Kelimeler: asma bıyığı, asma biti, asma kabağı, asma yaprağı, akasma, karaasma, sarıasma, Frenk asması, meryemana asması, üzüm asması, yaban asması
AMUT (Kelime Kökeni: Arapça ʿamūd)
- Dik durma
- Dikme
Ata Sözleri ve Deyimler
- amuda kalkmak
Birleşik Kelimeler: amudufıkari
AMMA (Kelime Kökeni: Arapça ammā)
-
Ama
İyi amma zatıaliniz kapıya geldiği zaman beni sormadınız. - Osman Cemal Kaygılı
-
Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz
Hatırladıkça amma da yılışıkmışım ha der, utana utana. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- amma da yaptın ha!
Birleşik Kelimeler: amma velakin
DATA (Kelime Kökeni: Fransızca data)
- Veri
- Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri
MUTA (Kelime Kökeni: Arapça muʿṭā)
- Veri
- Geçici kazanç
- Muta nikâhı
Birleşik Kelimeler: muta nikâhı
MAMA
-
Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı
Babam Ayşe'ye mama yaptı, ana. - Aka Gündüz
Birleşik Kelimeler: hazır mama
- Çaça, abla
Birleşik Kelimeler: cicimama
MASA (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya
Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı. - Yusuf Atılgan
- Bu mobilya etrafında oturanların tümü
-
Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm
Kaçakçılık masası. Kıbrıs masası.
- Düz duruşlu yer, düzlek yapı
- İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı
Ata Sözleri ve Deyimler
- masaya oturmak
- masaya yatırmak
Birleşik Kelimeler: masabaşı, masa örtüsü, masa saati, masa takvimi, masa tenisi, masa topu, masaüstü, yuvarlak masa toplantısı, ameliyat masası, bilardo masası, bilgisayar masası, buzul masası, daktilo masası, fiskos masası, içki masası, iflas masası, infaz masası, kriz masası, orta masası, oyun masası, peri masası, pinpon masası, reji masası, şeytanmasası, teşrih masası, tuvalet masası, ütü masası, yazı masası, yemek masası
TAMU (Kelime Kökeni: Soğdca)
-
Cehennem
Cehennem inancında tamu sözcüğünün anlattığı belli bir cehennem tasarımı yoktur. - Melih Cevdet Anday
TAYA (Kelime Kökeni: Farsça dāye)
- Dadı
USTA (Kelime Kökeni: Farsça ustād)
-
Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse
Nöbetçi, ustanın anasına ters ters baktı. - Nazım Hikmet
- Zanaat öğreticisi
-
Zanaatçılar için unvan
Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi. - Refik Halit Karay
-
Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir
Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi. - Tarık Buğra
- Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi
-
Akıl veren veya öğreten kimse
Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan? - Refik Halit Karay
Ata Sözleri ve Deyimler
- usta elinden çıkmak
- ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur
- usta olmak
Birleşik Kelimeler: ustabaşı, usta işi, lonca ustası, sohbet ustası, söz ustası
UTMA
- Utmak işi