Du ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

DU harfleri ile başlayan 5 harfli 26 kelime bulunuyor. Başında DU olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "du ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Du olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DUYGU15, DUYUŞ14, DUVAR14, DUVAK14, DUHUL13, DURGU13, DUACI12, DUYUM12, DURUŞ12, DURAÇ11, DUYMA11, DUŞAK11, DUMUR10, DULDA10, DUDAK10, DUBLE10, DUBAR10, DUYAR10, DURUM10, DUMAN9, DULUK9, DUALI9, DURMA9, DURUK9, DURAK8, DURAL8

DURAK

[isim]

  • Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer

    İlk durakta otobüsten atlayarak geriye döndüm. - Sait Faik Abasıyanık

  • Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme
  • Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer

    Sonraki durağımız sebzeci Mecit'in dükkânıydı. - Ayşe Kulin

[dil bilgisi]

  • Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi

[edebiyat]

  • Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri

[müzik]

  • Bir ölçü uzunluğunda susma

[eskimiş]

  • Cümle sonundaki nokta

Birleşik Kelimeler: dolmuş durağı, emniyet durağı

DURAL

[sıfat]

  • Hep aynı durumda ve değişmeden kalan

    Yalnızca ölümden oluşan o dural tarih içinde, kendisinin de bir evrimi olabileceğini hiç düşünmemişti. - Murathan Mungan

DUMAN

[isim]

  • Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz

    Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım - Bekir Sıtkı Erdoğan

  • Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık

    Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü. - Yaşar Kemal

[argo]

  • Kötü, yaman

    İşimiz duman. Hâlimiz duman.

[argo]

  • Esrar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dumana boğmak
  • duman almak
  • duman altı etmek
  • duman altı olmak
  • duman attırmak
  • duman etmek
  • dumanı doğru çıksın
  • dumanı tepesinden çıkmak
  • duman olmak
  • duman vermek

Birleşik Kelimeler: duman rengi, dumanı üstünde, buzlu duman, işi duman, kör duman, toz duman, vapurdumanı

DULUK

[isim]

[halk ağzında]

  • Yüz
  • Şakak
  • Yüzün şakakla çene arasındaki yanı
  • Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori

DUALI

[sıfat]

  • İçinde dua olan
  • Kendisine dua edilmiş olan

DURMA

[isim]

  • Durmak işi

    Bu rakkasın durmasına hiçbirimiz alışık değilizdir bu evde, o hep aynı ahenkle sallanmalı. - Ahmet Muhip Dranas

DURUK

[sıfat]

  • Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı
  • Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan
  • Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator

[isim]

[fizik]

  • Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik

DUMUR (Kelime Kökeni: Arapça dumūr)

[isim]

[fizyoloji]

  • Körelme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dumura uğramak

DULDA

[isim]

[halk ağzında]

  • Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper

    Demirkır, güney tepelerinin duldalarına çektiği atları gece yarısına doğru yeniden ovaya indirdi. - Abbas Sayar

[mecaz]

  • Esirgeme, koruma, himaye

    Yiğit duldasında yiğit saklanır. - Karacaoğlan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dulda tutmak

DUDAK

[isim]

  • Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri

    Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı. - Halide Edip Adıvar

[mecaz]

  • Ağız

    Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dudağını (veya dudaklarını) ısırmak
  • dudağının ucuna gelmek
  • dudak (veya dudağını) bükmek
  • dudak (veya dudağını) büzmek
  • dudak dudağa gelmek (veya kalmak)
  • dudak ısırmak
  • dudak payı bırakmak
  • dudak sarkıtmak
  • dudak ucuyla söylemek

Birleşik Kelimeler: dudak benzeşmesi, dudak boyası, dudak çukuru, dudakdeğmez, dudak eşlemesi, dudak kalemi, dudak tiryakisi, dudak ünsüzü, dudak yarığı, alt dudak, bal dudak, diş-dudak ünsüzü, diş eti-dudak ünsüzü, tavşan dudak, üst dudak, yarık dudak, dilberdudağı

DUBLE (Kelime Kökeni: Fransızca doublé)

[isim]

  • Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı

    İçi öyle yanıyordu ki elinde olmadan buğulu bira dubleleri, bardak çatlatan nar şerbetleri kuruyor. - Attila İlhan

  • Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek

[sıfat]

  • İçkide belirli olan tek ölçüsünün iki katı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • duble etmek

Birleşik Kelimeler: duble paça, duble yol

DUBAR

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus)

DUYAR

[sıfat]

  • Duygulu
  • Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan

    Duyar bölge.

Birleşik Kelimeler: duyar kat

DURUM

[isim]

  • Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon

    Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Duruş biçimi, konum, tavır
  • Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri

[dil bilgisi]

  • Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl

    Yalın durum. Belirtme durumu. Kalma durumu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... durumuna düşmek
  • ... durumunda olmak (veya bulunmak)
  • durum almak
  • durumdan ders çıkarmak
  • durumdan vazife çıkarmak
  • durumu bozulmak
  • durumu düzelmek

Birleşik Kelimeler: durum eki, durum ortacı, durum ulacı, açık durum, coğrafi durum, geçerli durum, istenmeyen durum, seferî durum, süredurum, sürer durum, üç durum yasası, yalın durum, ad durumu, ayrılma durumu, belirtme durumu, bulunma durumu, çıkma durumu, çiçek durumu, dış çizgiler durumu, gün durumu, hava durumu, isim durumu, kalma durumu, tamlayan durumu, yönelme durumu, yükleme durumu

DURAÇ

[isim]

[halk ağzında]

  • Kaide