Du ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler
DU harfleri ile başlayan 5 harfli 26 kelime bulunuyor. Başında DU olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "du ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Du olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DUYGU15,
DURAK
-
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
İlk durakta otobüsten atlayarak geriye döndüm. - Sait Faik Abasıyanık
- Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme
-
Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer
Sonraki durağımız sebzeci Mecit'in dükkânıydı. - Ayşe Kulin
- Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi
- Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri
- Bir ölçü uzunluğunda susma
- Cümle sonundaki nokta
Birleşik Kelimeler: dolmuş durağı, emniyet durağı
DURAL
-
Hep aynı durumda ve değişmeden kalan
Yalnızca ölümden oluşan o dural tarih içinde, kendisinin de bir evrimi olabileceğini hiç düşünmemişti. - Murathan Mungan
DUMAN
-
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz
Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım - Bekir Sıtkı Erdoğan
-
Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık
Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü. - Yaşar Kemal
-
Kötü, yaman
İşimiz duman. Hâlimiz duman.
- Esrar
Ata Sözleri ve Deyimler
- dumana boğmak
- duman almak
- duman altı etmek
- duman altı olmak
- duman attırmak
- duman etmek
- dumanı doğru çıksın
- dumanı tepesinden çıkmak
- duman olmak
- duman vermek
Birleşik Kelimeler: duman rengi, dumanı üstünde, buzlu duman, işi duman, kör duman, toz duman, vapurdumanı
DULUK
- Yüz
- Şakak
- Yüzün şakakla çene arasındaki yanı
- Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori
DUALI
- İçinde dua olan
- Kendisine dua edilmiş olan
DURMA
-
Durmak işi
Bu rakkasın durmasına hiçbirimiz alışık değilizdir bu evde, o hep aynı ahenkle sallanmalı. - Ahmet Muhip Dranas
DURUK
- Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı
- Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan
- Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator
- Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik
DUMUR (Kelime Kökeni: Arapça dumūr)
- Körelme
Ata Sözleri ve Deyimler
- dumura uğramak
DULDA
-
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper
Demirkır, güney tepelerinin duldalarına çektiği atları gece yarısına doğru yeniden ovaya indirdi. - Abbas Sayar
-
Esirgeme, koruma, himaye
Yiğit duldasında yiğit saklanır. - Karacaoğlan
Ata Sözleri ve Deyimler
- dulda tutmak
DUDAK
-
Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri
Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı. - Halide Edip Adıvar
-
Ağız
Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz. - Haldun Taner
Ata Sözleri ve Deyimler
- dudağını (veya dudaklarını) ısırmak
- dudağının ucuna gelmek
- dudak (veya dudağını) bükmek
- dudak (veya dudağını) büzmek
- dudak dudağa gelmek (veya kalmak)
- dudak ısırmak
- dudak payı bırakmak
- dudak sarkıtmak
- dudak ucuyla söylemek
Birleşik Kelimeler: dudak benzeşmesi, dudak boyası, dudak çukuru, dudakdeğmez, dudak eşlemesi, dudak kalemi, dudak tiryakisi, dudak ünsüzü, dudak yarığı, alt dudak, bal dudak, diş-dudak ünsüzü, diş eti-dudak ünsüzü, tavşan dudak, üst dudak, yarık dudak, dilberdudağı
DUBLE (Kelime Kökeni: Fransızca doublé)
-
Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı
İçi öyle yanıyordu ki elinde olmadan buğulu bira dubleleri, bardak çatlatan nar şerbetleri kuruyor. - Attila İlhan
- Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek
- İçkide belirli olan tek ölçüsünün iki katı
Ata Sözleri ve Deyimler
- duble etmek
Birleşik Kelimeler: duble paça, duble yol
DUBAR
- Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus)
DUYAR
- Duygulu
-
Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan
Duyar bölge.
Birleşik Kelimeler: duyar kat
DURUM
-
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. - Reşat Nuri Güntekin
- Duruş biçimi, konum, tavır
- Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri
-
Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl
Yalın durum. Belirtme durumu. Kalma durumu.
Ata Sözleri ve Deyimler
- ... durumuna düşmek
- ... durumunda olmak (veya bulunmak)
- durum almak
- durumdan ders çıkarmak
- durumdan vazife çıkarmak
- durumu bozulmak
- durumu düzelmek
Birleşik Kelimeler: durum eki, durum ortacı, durum ulacı, açık durum, coğrafi durum, geçerli durum, istenmeyen durum, seferî durum, süredurum, sürer durum, üç durum yasası, yalın durum, ad durumu, ayrılma durumu, belirtme durumu, bulunma durumu, çıkma durumu, çiçek durumu, dış çizgiler durumu, gün durumu, hava durumu, isim durumu, kalma durumu, tamlayan durumu, yönelme durumu, yükleme durumu
DURAÇ
- Kaide