DOMUZGİLLER Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
DOMUZGİLLER harflerini içeren 5 harfli 46 kelime bulunuyor. 5 harfli DOMUZGİLLER kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
DİZGE14,
MİLEL (Kelime Kökeni: Arapça milel)
- Milletler, uluslar
Birleşik Kelimeler: beynelmilel
RİMEL (Kelime Kökeni: Fransızca rimmel)
-
Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara
Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi. - Peyami Safa
REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)
- Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma
- Bu biçimde bakılan fal
Ata Sözleri ve Deyimler
- remil atmak (veya dökmek)
DELİL (Kelime Kökeni: Arapça delīl)
-
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu. - Peyami Safa
-
Kanıt
Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı. - Sait Faik Abasıyanık
- (deli:li) Kılavuz, rehber
LİDER (Kelime Kökeni: Fransızca leader)
-
Önder, şef
İhtilal partisinin liderini yakından ilk defa tanıyacaktım. - Falih Rıfkı Atay
-
Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse
Politika kargaşalarına gömülmüş liderler, ufukta bekleyen tehlikeyi göremiyorlardı. - Samiha Ayverdi
- Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı
MELUL (Kelime Kökeni: Arapça melūl)
- Üzgün
-
Boynu bükük, zavallı bir biçimde
Garipler köyü az çok çıplak ve kayalık bir yar ortasında sıkışmış, ıssız ve melul duruyor. - Memduh Şevket Esendal
Birleşik Kelimeler: melul mahzun, melul melul
DEMLİ
- Çok demlenmiş, koyu (çay)
DEMİR
- Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
-
Bu elementten yapılmış
Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. - Peyami Safa
-
Bu elementten yapılmış parça
Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri.
- Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
-
Güçlü, kuvvetli, sert
O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu. - Sait Faik Abasıyanık
- Çıpa
Ata Sözleri ve Deyimler
- demir almak
- demir atmak
- demire vurmak
- demir gibi
- demir ıslanmaz, deli uslanmaz
- demir nemden, insan gamdan çürür
- demir taramak
- demir tavında dövülür
- demir üzerinde
Birleşik Kelimeler: demir ağacı, demirbaş, demir bilek, demir boku, demir dikeni, demir hat, demirhindi, demirkapan, demir kapı, Demirkazık, demir kırı, demir leblebi, demir oksit, demir para, demir pası, Demirperde, demir perde, demir rengi, demir resmi, demir sülfat, demir yeri, demir yolcu, demir yolu, demir yumruk, ak demir, aydemir, çekme demir, çifte demir, çubuk demir, delikli demir, dişi demir, dökme demir, erkek demir, hasır demir, iğdemir, kütük demir, nervürlü demir, buz demiri, gözdemiri, ızgara demiri, kol demiri, köşe demiri, kulak demiri, L demiri, özek demiri, saban demiri, topuk demiri
DİLME
- Dilmek işi
- Dört köşe uzunlamasına kesilmiş ağaç
REZİL (Kelime Kökeni: Arapça reẕīl)
-
Alçak, aşağılık
Ah, seni serseri, rezil, alçak seni! Demek bana başkaldırıyorsun! - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- rezil etmek
- rezili çıkmak
- rezil olmak
- rezil rüsva olmak
ZELİL (Kelime Kökeni: Arapça ẕelīl)
-
Hor görülen, aşağı tutulan, aşağılanan
Batı'ya, bu zelil tavırla kabul ettirilmesi mümkün hiçbir şey olamazdı. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- zelil etmek
- zelil olmak
GELİR
-
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. - Mahmut Yesari
- Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat
Birleşik Kelimeler: gelir dağılımı, gelir düzeyi, gelir kaynağı, gelir ortaklığı, gelir vergisi, millî gelir, ulusal gelir, dar gelirli
İZLEM
- İzleme işi, izleme, takip
- Önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yol, strateji
İZOLE (Kelime Kökeni: Fransızca isolé)
- Yalıtılmış
Ata Sözleri ve Deyimler
- izole etmek
Birleşik Kelimeler: izole bant
LİZOL (Kelime Kökeni: Fransızca Iysol)
-
Krezol
Koridor kızarmış ekmek, lizol ve eter kokuyordu. - Haldun Taner