DOKUZAR Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler
DOKUZAR harflerini içeren 4 harfli 22 kelime bulunuyor. 4 harfli DOKUZAR kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
ARUZ8,
AKOR (Kelime Kökeni: Fransızca accord)
- Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması
AKUR (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳūr)
-
Azgın, şiddetli
Ben, akur bir kuvvetin üstünde uçuyor gibi pek çabuk yakınlaşan uzaklara bakıyor, bu azgın ata bindikçe daima duyduğum şeyleri tekrar hissediyordum. - Ömer Seyfettin
- Kudurmuş, kuduz, kuduruk
KURA (Kelime Kökeni: Arapça ḳurʿa)
-
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
Okulu bitirirken kurada Karaköse'yi çekince dağda taşta doya doya ata bineceği için seviniyordu. - Necati Cumalı
- Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme
Ata Sözleri ve Deyimler
- kura çekmek
- kurası olmak
Birleşik Kelimeler: kura efradı, kura neferi, kaçın kurası
KARO (Kelime Kökeni: Fransızca carreau)
- Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı, orya
-
Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı
Olmaz, ben bu karonun metrekaresini iki bine döşeyemem. - Muzaffer İzgü
ORAK
- Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı
-
Ekin biçme zamanı
Orakta köylünün işi çok olur.
-
Ekin, ot vb. biçme işi
Ot orağından dönen birkaç köylü, omuzlarında uzun tırpanlarıyla geçiyorlardı. - Memduh Şevket Esendal
Birleşik Kelimeler: orak ayı, orak böceği, orak işi, beyinorağı, çalgı orağı
OKAR
- Telli balıkçıl
ROKA (Kelime Kökeni: Rumca)
- Turpgillerden, yaprakları salata gibi yenen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, sebze olarak bahçelerde yetiştirilen, kokulu, bir iki yıllık bir bitki (Eruca sativa)
KORU
-
Bakımlı küçük orman
Arkamda çam korularının parça parça neftîleştirdiği yeşil bir dağ. - Refik Halit Karay
OKUR
-
Okuyan kimse, okuyucu, kari
Bu iki yazar, çok okuru olmanın tadını çıkarmasını da bilmişlerdir. - Salâh Birsel
Birleşik Kelimeler: okuryazar
DUKA (Kelime Kökeni: İtalyanca duca)
-
Dük unvanının eskiden kullanılan biçimi
Sırplar bir defa İpek'te kongreye benzer bir toplantı yaparak imparatorluktan ayrılmak ve Sırbistan tacını Savoie dukasına vermek istediler. - Falih Rıfkı Atay
-
Bir tür Venedik altın akçesi
... Osmanlı Devleti'ne yıllık otuz bin duka altın vergi verecek. - Ahmet Rasim
DARU (Kelime Kökeni: Farsça dārū)
- İlaç
ODAK
- Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus
-
Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak
Herkesin ilgisini çeken bir odak olmaktan mutluluk duyardı. - Muzaffer Uyguner
Birleşik Kelimeler: odak noktası
RODA (Kelime Kökeni: İtalyanca roda)
- Yöntemine uygun düzgün sarılmış halat yumağı
ARUZ (Kelime Kökeni: Arapça ʿarūż)
- Aruz vezni
Birleşik Kelimeler: aruz ölçüsü, aruz vezni
ARZU (Kelime Kökeni: Farsça ārzū)
-
İstek, dilek
Zaten insanın en büyük hususiyeti, içinde bulunduğu hâlden kurtulma arzusudur. - Ahmet Muhip Dranas
-
Heves
İçimde nice zamandan kalma bir arzu var. - Attila İlhan
Ata Sözleri ve Deyimler
- arzu duymak
- arzu etmek
- arzusu kalmak