DİZGİCİ ile Oluşan Kelimeler (DİZGİCİ Kelime Türetme)

DİZGİCİ harflerinden oluşan 10 kelime bulunuyor. DİZGİCİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Dizgici kelimesinin anlamı nedir? Dizgici ile başlayan kelimeler. Dizgici ile biten kelimeler. İçinde dizgici olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

7 Harfli Kelimeler

DİZGİCİ19

6 Harfli Kelimeler

GİDİCİ15, DİZİCİ14

5 Harfli Kelimeler

DİZGİ14

4 Harfli Kelimeler

GİDİ10, İZCİ10, DİZİ9

3 Harfli Kelimeler

GİZ10, DİZ8

2 Harfli Kelimeler

İZ5

İZ

[isim]

  • Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare

    Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti

    Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare

    Cinayet izleri.

  • Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser

    O çağ uygarlığından iz kalmadı.

[matematik]

  • Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iz bırakmak
  • izi belirsiz olmak
  • izinden yürümek
  • izine basmak
  • izine dönmek
  • izine düşmek
  • izine uymak
  • izini düşürmek
  • izini kaybetmek
  • izi silinmek
  • iz sürmek

Birleşik Kelimeler: iz düşümü, ayak izi, parmak izi

DİZ

[isim]

[anatomi]

  • Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer

    Bir iskemlede ellerini dizlerine sermiş, sessizce oturuyordu. - Ayla Kutlu

  • Oturulduğunda uyluğun üst yanı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • diz çökmek
  • dize gelmek
  • dize getirmek
  • dizi (veya dizinin) dibinden ayrılmamak
  • dizini (veya dizlerini) dövmek
  • dizleri kesilmek (veya tutmamak)
  • dizlerine kapanmak
  • dizlerine kara su inmek
  • dizlerinin bağı çözülmek

Birleşik Kelimeler: diz ağırşağı, diz bağı, diz boyu, diz dize, diz kapağı, dizüstü, diz üstü, diz yastığı, ekmeği dizinde

DİZİ

[isim]

  • Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra

    İki dizi inci.

  • Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri

    İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra

    Bir dizi olay. Olaylar dizisi.

[dil bilgisi]

  • Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma

[askerlik]

  • Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler

[matematik]

  • Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı

[müzik]

  • Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü

[sinema]

[televizyon]

  • Dizi film

Birleşik Kelimeler: dizi dizi, dizi eylem, dizi film, dizi pusulası, aritmetik dizi, beyaz dizi, bir dizi, geometrik dizi, pembe dizi, değerler dizisi, orman dizisi, televizyon dizisi

GİDİ

[ünlem]

  • Azarlama sözü

    Seni gidi seni!

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Ahlaksız, pezevenk

İZCİ

[isim]

  • İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf
  • Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç

    Tam bu sırada, sokağın başından bir izci alayı sökün etti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

GİZ

[isim]

  • Sır

    O gün çözer gibi olmuştu Kütahya çinilerindeki dipdiri renklerin gizini. - Necati Cumalı

[isim]

[denizcilik]

  • Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni

DİZİCİ

[isim]

  • Dizgici

DİZGİ

[isim]

  • Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip

Birleşik Kelimeler: dizgi yeri

GİDİCİ

[sıfat]

  • Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı
  • Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan

[mecaz]

  • Ölmek üzere olan

    Ben gidiciyim. Benden sonra buralarda durma, çocukları al ve İstanbul'a ağabeyinin yanına git. - Erendiz Atasü

DİZGİCİ

[isim]

  • Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip

Birleşik Kelimeler: başdizgici