DİPÇİKLETMEK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler

DİPÇİKLETMEK harflerini içeren 8 harfli 26 kelime bulunuyor. 8 harfli DİPÇİKLETMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DİPLEMEK15, EPİDEMİK15, İPİLDEME15, DEMETÇİK14, İPİLEMEK13, MEKTEPLİ13, PEKİTMEK13, TİPİLEME13, TİPLEMEK13, TEPİLMEK13, TEPKİMEK13, ÇİTİLEME12, ÇİTLEMEK12, ÇİTİLMEK12, ÇEKMELİK12, ÇEKİLMEK12, EKLİPTİK12, DİKMELİK11, DİTİLMEK11, DİKİLMEK11, DİKELTME11, DİKELMEK11, TEKÇİLİK11, İKİLEMEK9, İKİLETME9, KİTLEMEK9

İKİLEMEK

[-i]

  • Bir şeyin sayısını ikiye çıkarmak
  • Tekrarlamak, yinelemek

[halk ağzında]

  • Tarlayı iki kez sürmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikile!

İKİLETME

[isim]

  • İkiletmek işi

K

[kimya]

  • Potasyum elementinin simgesi

DİKMELİK

[isim]

  • Fidanlık

DİTİLMEK

[nesnesiz]

  • Ditme işi yapılmak

DİKİLMEK

[nesnesiz]

  • Dikme işi yapılmak

    Buraya anıt dikilecek. Bahçeye ağaçlar dikildi.

  • Dik duruma gelmek
  • Ayakta durmak

    Bütün o ağrılı, uzun gecelerimde yatak odasının kapısında dikilir, bana bakardı. - Adalet Ağaoğlu

  • Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak

    Herkesin gözleri hayret ve tecessüsle onun üzerine dikilir. - Ahmet Muhip Dranas

  • Karşı koymak, engellemek

[fizyoloji]

  • Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dikilip durmak
  • dikilip kalmak

[nesnesiz]

  • Dikme işi yapılmak

    Bebelere çedik, kadınlara, erlere çizme, çarık dikildi. - Nezihe Araz

DİKELTME

[isim]

  • Dikeltmek işi

DİKELMEK

[nesnesiz]

  • Dik duruma gelmek, dikleşmek
  • Ayakta durmak

[-e]

[mecaz]

  • Sert konuşmak, karşı gelmek, birine kafa tutmak, dinelmek

TEKÇİLİK

[isim]

[felsefe]

  • Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi benimseyen dünya görüşü, çokçuluk karşıtı, bircilik, monizm
  • Gerçekliğin herhangi bir organ gibi bölünmez bir bütün olduğuna ve bağımsız parçaları bulunmadığına inanan öğreti, bircilik, monizm

ÇİTİLEME

[isim]

  • Çitilemek işi

ÇİTLEMEK

[-i]

  • Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek

    Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu. - Lâtife Tekin

  • Çitle çevirmek

ÇİTİLMEK

[nesnesiz]

  • Çitme işine konu olmak

ÇEKMELİK

[isim]

  • Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı

    Adam, topukların ucundan yükselen çekmeliklere geçirilmiş kınnaplara bağlı yemenileri omzunun iki yanından sarkıttı. - Ayla Kutlu

ÇEKİLMEK

[nesnesiz]

  • Çekme işi yapılmak

    Ağlar çekiliyor dalyanlarda. - Orhan Veli Kanık

[-e]

  • Kendini geriye veya bir yana çekmek

[-den]

  • Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek

    Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim. - Tarık Buğra

  • Azalmak
  • Yok olmak

    İneğin sütü çekildi.

  • Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak

    Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor. - Halide Edip Adıvar

  • Geri gitmek, ricat etmek

[-den]

  • Katılmamak, vazgeçmek

    Yarışmadan çekildi.

  • Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek

    Tabii kuaför salonu da çekilmez oluyor, sen konuşup güldürmeyince milleti. - Elif Şafak

  • Tartılmak
  • Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek

[mecaz]

  • Uzaklaşmak, araya mesafe koymak

    Yalnız ben baştan boş bulundum, buna fazla sokuldum. Şimdi çekildiğimi de belli etmek istemiyorum. - Falih Rıfkı Atay

EKLİPTİK (Kelime Kökeni: Fransızca écliptique)

[isim]

[gök bilimi]

  • Tutulum

Birleşik Kelimeler: ekliptik düzlem