DİDİŞKEN Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler
DİDİŞKEN harflerini içeren 4 harfli 21 kelime bulunuyor. 4 harfli DİDİŞKEN kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
DİŞİ9,
ENİK
-
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Çocuk
Evliyim ya, üç de enik var arkamda. - Necati Cumalı
EKİN
-
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum
Yağmur, vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli. - Tarık Buğra
- Kültür, hars
Birleşik Kelimeler: ekin biti, ekin iti, ekin kargası
İNİK
-
İnmiş, indirilmiş
Pencere perdeleri hep inikti. - Aka Gündüz
Birleşik Kelimeler: inik deniz
İNEK
- Dişi sığır
- Çok çalışan öğrenci
- İbne
- Aptal, bön
Birleşik Kelimeler: inekhane, inek yağı, sağmal inek, denizineği, Macar ineği, süt ineği
DİNK
- Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek
- Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç
DİNÎ (Kelime Kökeni: Arapça dīnī)
-
Dinle ilgili, din üzerine, dinsel
Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. - Anayasa
Birleşik Kelimeler: dinî bayram
DİNE
-
Konaklama yeri
İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti. - Falih Rıfkı Atay
DENK
-
Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri
Yükün bir dengi fasulye, bir dengi nohut.
-
Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya
Denklerin üstünde zayıf bir delikanlı hazin bir ayrılık türküsü çağırıyor. - Yusuf Ziya Ortaç
- Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler
Ata Sözleri ve Deyimler
- denk yapmak
- Ağırlık bakımından eşit olan
- 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi
-
Uygun, nitelik yönünden eşit
Çok aradım bulamadım dengimi / Elvan çiçeklerden aldım rengimi - Halk türküsü
Ata Sözleri ve Deyimler
- dengi dengine
- dengine getirmek
- dengiyle karşılamak
- denk düşmek
- denk gelmek
- denk getirmek
Birleşik Kelimeler: denk küme, kafa dengi
DENİ (Kelime Kökeni: Arapça denī)
- Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse)
EDİK
- Yumuşak ve renkli sahtiyandan yapılmış yarım konçlu lapçın
- Kısa çizme
İNDİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿindī)
-
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
Bizden evvelki zamanların tarihleri hep değilse de ekseriyetle indi vesikalara istinat etmiştir. - Aka Gündüz
KEDİ
-
Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)
Evcil kedi. Ankara kedisi. Van kedisi.
Ata Sözleri ve Deyimler
- kedi ciğere bakar gibi bakmak (veya süzmek veya seyretmek)
- kedi gibi
- kedi gibi dört ayak üzerine düşmek
- kedi ile harara (veya çuvala) girmek
- kedi ile köpek gibi
- kedi ne, budu ne?
- kedinin boynuna ciğer asılmaz
- kedinin gideceği samanlığa kadar
- kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler
- kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı
- kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar
- kedi olalı bir fare tuttu
- kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir
- kediye peynir (veya ciğer) ısmarlamak
- kedi yetişemediği (veya uzanamadığı) ciğere pis (veya murdar) dermiş
- kediyi sıkıştırırsan üstüne atılır
Birleşik Kelimeler: kediayağı, kedi balı, kedi balığı, kedibastı, kedidili, kedigözü, kedi nanesi, kedi otu, kediyaladı, Ankara kedisi, bozkır kedisi, denizkedisi, külkedisi, Siyam kedisi, Van kedisi, yaban kedisi
EŞİK
-
Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak
Sofaya açılan kapının eşiğine gelmişti. - Tarık Buğra
-
Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer
Adımlarını eşikten atarken saraydan ne vakit ve ne duygularla çıkacaklarını kendileri de bilmiyorlardı. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını
Dünya yeni bir ekonomik bunalımın eşiğinde.
- Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar
- Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü
- Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta
Ata Sözleri ve Deyimler
- eşiğine yüz sürmek
- eşiğini aşındırmak
- eşik (veya eşiğini) atlamak
Birleşik Kelimeler: duyum eşiği
EKŞİ
- Sirke veya limon tadında olan
-
Bu tadı veren şey
Bu yemeğin ekşisi fazla kaçmış.
-
Uygunsuz, yakışıksız
Bu ekşi sözler, bu dik bakışlar, tabii hiç hoşlarına gitmedi. - Haldun Taner
Ata Sözleri ve Deyimler
- ekşi yemedim ki karnım ağrısın
Birleşik Kelimeler: ekşi elma, ekşi kiraz, ekşikulak, ekşi maya, ekşi surat, ekşi yonca, ekşi yüz
İNİŞ
- İnme işi
-
Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı
İnişte yol uzadıkça uzadı.
- Gerileyiş, çöküş
- Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu
Birleşik Kelimeler: iniş aşağı, iniş çıkış, iniş takımları, yumuşak iniş