DEĞİŞKİNLİK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

DEĞİŞKİNLİK harflerini içeren 6 harfli 24 kelime bulunuyor. 6 harfli DEĞİŞKİNLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DİŞEĞİ18, EĞİLİŞ16, DEĞİNİ15, EĞİNİK13, İĞNELİ13, DİŞLİK11, DİŞLEK11, EKŞİLİ9, İNİŞLİ9, İŞKİNE9, İLENİŞ9, İLİŞİK9, İLİŞKİ9, ŞİKELİ9, ŞİİLİK9, ŞENLİK9, DİKLİK8, DİKİNE8, DİKİLİ8, İKİNDİ8, LİKİDE8, İKİLİK6, İLİNEK6, KLİNİK6

İKİLİK

[isim]

  • İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu

    Yaz tarifesi, kış tarifesi diye bir ikilik de gerek değildir. - Nazım Hikmet

  • Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, tefrika

[sıfat]

  • İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen

    İkilik cezve.

[mecaz]

  • Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık

    Kasabanın tarihi, bir bakıma ikiliklerinin tarihiydi. - Necati Cumalı

[eskimiş]

  • İki kuruşluk gümüş akçe

[müzik]

  • Birlik notanın yarı süre değerindeki nota

Birleşik Kelimeler: kırkikilik, duyum ikiliği

İLİNEK

[isim]

[felsefe]

  • Bir şeye zorunluluk sonucu bağlı olmayan, onun özünde bulunmayan, rastlantı ile olan nitelik, araz

KLİNİK (Kelime Kökeni: Fransızca clinique)

[isim]

[tıp]

  • Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer

    Onu, anlamını yitiren kliniğe ayaklarının alışkanlığı götürüyordu. - Tarık Buğra

  • Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu

[sıfat]

  • Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi)

    Klinik belirtiler çoğu kez bir hastalığın teşhisi için yetmeyebilir.

Birleşik Kelimeler: klinik araştırma, klinik vaka

DİKLİK

[isim]

  • Dik olma durumu

Birleşik Kelimeler: başı diklik

DİKİNE

[zarf]

  • Dikey olarak, diklemesine

    Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • İnadına

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dikine gitmek

Birleşik Kelimeler: dikine tıraş

DİKİLİ

[sıfat]

  • Dikilmiş olan

Birleşik Kelimeler: dikili taş

[isim]

  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

İKİNDİ

[isim]

  • Öğle ile akşam arasındaki zaman dilimi

    Akdeniz'in, ikindi güneşiyle kamaşmış büyük mavi meydanına başımı çevirerek gözlerimi çocuklara göstermeden ağladım. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[din bilgisi]

  • İkindi ezanı

[din bilgisi]

  • İkindi namazı

    İkindiyi kıldım.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikindiden sonra dükkân açmak

Birleşik Kelimeler: ikindi ezanı, ikindi namazı, ikindiüstü, ikindiüzeri, ikindi vakti, ikindi zamanı, kırkikindi

LİKİDE (Kelime Kökeni: Fransızca liquidé)

[sıfat]

  • Alacak ve verecekleri hesaplayarak sonucu belirlenmiş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • likide etmek

EKŞİLİ

[sıfat]

  • İçinde ekşisi bulunan

Birleşik Kelimeler: ekşili çorba

İNİŞLİ

[sıfat]

  • İnişi olan, bayır aşağı

Birleşik Kelimeler: inişli çıkışlı, inişli yokuşlu

İŞKİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Taş balığı

İLENİŞ

[isim]

  • İlenme işi

İLİŞİK

[sıfat]

  • İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut

    Belgeler dilekçeye ilişik olarak sunuldu.

  • Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait

    Listelere ilişik açıklama, sabaha karşı aldığı bir telgraf kadar şaşırtıcıydı. - Necati Cumalı

[isim]

  • Ek

    Ayrıntılar ilişikte yazılıdır.

[isim]

  • İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet

    Allah seni inandırsın, hiçbir ilişiğim yoktu o işte. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ilişiği kalmamak
  • ilişiğini kesmek
  • ilişiği olmamak

İLİŞKİ

[isim]

  • İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas

    Arkadaşlık ve dostluk şeklinde bile bir ilişki aramadığını kesinlikle anlatacaktı. - Halide Edip Adıvar

  • Bağlantı, temas

    Kar yağınca köylerle ilişki kesildi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ilişki kurmak
  • ilişkiye girmek

Birleşik Kelimeler: kişiler arası ilişki, sosyal ilişki, toplumsal ilişki, yasak ilişki, ahbap çavuş ilişkisi, üretim ilişkileri

ŞİKELİ

[sıfat]

  • Danışıklı (spor karşılaşması)