DEĞİŞİNİM Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler

DEĞİŞİNİM harflerini içeren 4 harfli 23 kelime bulunuyor. 4 harfli DEĞİŞİNİM kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Değişinim ile başlayan 4 harfli kelimeler. İçinde Değişinim olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

EĞİŞ14, İĞDE13, EĞİM12, EĞİN11, İĞNE11, DİŞİ9, EMİŞ8, DİMİ7, EDİM7, İNİŞ7, İMDİ7, MİDİ7, MİDE7, ŞENİ7, DİNİ6, DİNE6, DENİ6, İNDİ6, EMİN5, İNME5, MİNİ5, MİNE5, MENİ5

EMİN (Kelime Kökeni: Arapça emīn)

[sıfat]

  • Güvenli

    Bebesini emin ellere mi bırakmıştı acaba? - Ayşe Kulin

  • Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz

    Dağlar hiçbir zaman emin değildir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Şüphesi olmayan

    Pek büyük bir serveti olduğundan emin idiler. - Halit Ziya Uşaklıgil

[isim]

[tarih]

  • Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi

    Şehremini.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emin olmak

Birleşik Kelimeler: yediemin, defter emini, sandık emini, sürre emini, şehremini

İNME

[isim]

  • İnmek işi

    Büzülüp kaldığım köşede sabahın bir an evvel olmasını, güneşin bir saat evvel arza inmesini bekliyorum. - Etem İzzet Benice

[tıp]

  • Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, paralizi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • inme inmek

Birleşik Kelimeler: dağdan inme, tepeden inme

MİNİ (Kelime Kökeni: Fransızca mini)

[sıfat]

  • Çok küçük veya kısa

Birleşik Kelimeler: mini etek

MİNE (Kelime Kökeni: Farsça mīnā)

[isim]

  • Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı
  • Saat kadranı
  • Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku

[mecaz]

  • İnce ve parlak nakış

Birleşik Kelimeler: mine çiçeği, ağaç minesi

MENİ (Kelime Kökeni: Arapça menī)

[isim]

[fizyoloji]

  • Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde, er suyu, bel (III), atmık, dikel, sperm, sperma

DİNÎ (Kelime Kökeni: Arapça dīnī)

[sıfat]

  • Dinle ilgili, din üzerine, dinsel

    Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. - Anayasa

Birleşik Kelimeler: dinî bayram

DİNE

[isim]

[halk ağzında]

  • Konaklama yeri

    İsmini duyduklarımızın, bildiklerimizin kimi çayımdan, kimi dinemden geçti. - Falih Rıfkı Atay

DENİ (Kelime Kökeni: Arapça denī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse)

İNDİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿindī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan

    Bizden evvelki zamanların tarihleri hep değilse de ekseriyetle indi vesikalara istinat etmiştir. - Aka Gündüz

DİMİ (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş

EDİM

[isim]

  • Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil

    Günlük yaşamımıza şöyle bir baksak her edimimizin altında umutluluk bulunmadığını görürüz. - Melih Cevdet Anday

[felsefe]

  • İnsan davranışı

[hukuk]

  • Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz

[ruh bilimi]

  • Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış

Birleşik Kelimeler: edim bilimi

İNİŞ

[isim]

  • İnme işi
  • Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı

    İnişte yol uzadıkça uzadı.

[mecaz]

  • Gerileyiş, çöküş

[spor]

  • Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu

Birleşik Kelimeler: iniş aşağı, iniş çıkış, iniş takımları, yumuşak iniş

İMDİ

[zarf]

[eskimiş]

  • Buna göre, şu hâlde, artık

    İmdi biz umutsuz da olsak, tarih yapacağını yapar dersek bunun sonu tembelliğe varır. - Melih Cevdet Anday

  • Şimdi

    Ona en büyük sırrını faş etmek, ona imdi yukarıda, kocasının yanı başında yemek yiyen Güzide'yi göstermek istemişti. - Nazım Hikmet

MİDİ (Kelime Kökeni: Fransızca midi)

[sıfat]

  • Orta

Birleşik Kelimeler: midi etek

MİDE (Kelime Kökeni: Arapça miʿde)

[isim]

[anatomi]

  • Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği; omurgasız hayvanlarda ise sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası

[mecaz]

  • Karın, karın bölgesi

[mecaz]

  • Yemek yeme isteği

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mide (veya midesini) bulandırmak
  • midesi almamak (veya kaldırmamak veya kabul etmemek veya götürmemek)
  • midesi bulanmak
  • midesi ekşimek (veya kaynamak veya yanmak)
  • midesi ezilmek (veya kazınmak)
  • mideye indirmek
  • mideye oturmak
  • mideyi bastırmak

Birleşik Kelimeler: mide ağzı, mide fesadı, mide kapısı, mide spazmı