DEVİRTMEK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

DEVİRTMEK harflerini içeren 6 harfli 21 kelime bulunuyor. 6 harfli DEVİRTMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DEMEVİ15, DEVRİM15, DEVRİK14, DEVREK14, TEDVİR14, EVİRME13, VERMEK13, VETİRE12, DİTMEK9, DİREME9, DERMEK9, DİREKT8, TEKDİR8, ERİTME7, ERİMEK7, ETKİME7, KERİME7, KERTME7, METRİK7, MERTEK7, TERMİK7

ERİTME

[isim]

  • Eritmek işi

[fizik]

  • Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılan ısıtma işlemi

[sıfat]

  • Eritilerek elde edilen

Birleşik Kelimeler: eritme peynir

ERİMEK

[nesnesiz]

  • Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek

    Şeker suda erir.

  • Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek

    Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak

[mecaz]

  • Çok zayıflamak

    Günden güne eriyen Kerime'yi, o tek kardeşimi kurtarabilirim ümidiyle size koştum. - Aka Gündüz

[mecaz]

  • Utancından çok sıkılmak

[mecaz]

  • Yok olmak, bitmek, tükenmek

    Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eriyip bitmek
  • eriyip gitmek

Birleşik Kelimeler: erim erim

ETKİME

[isim]

  • Etkimek işi, tesir

KERİME (Kelime Kökeni: Arapça kerīme)

[isim]

[eskimiş]

  • Kız evlat

KERTME

[isim]

  • Kertmek işi
  • Çentik

Birleşik Kelimeler: beşik kertme

METRİK (Kelime Kökeni: Fransızca métrique)

[sıfat]

[matematik]

  • Ölçümlü

Birleşik Kelimeler: metrik sistem

MERTEK

[isim]

  • Yapıda kullanılan dört köşe veya yuvarlak, kalınca ağaç

    Küçük oğul, koltuğundaki bir tutam merteği bir kenara attıktan sonra, dut dalı bunlar, dedi. - Orhan Kemal

TERMİK (Kelime Kökeni: Fransızca thermique)

[sıfat]

  • Isıl

[isim]

[fizik]

  • Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı

Birleşik Kelimeler: termik santral

DİREKT (Kelime Kökeni: Fransızca direct)

[sıfat]

  • Aracısız

    İki devlet arasında direkt ilişki yok.

[zarf]

  • Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca

    Bu otobüs direkt İstanbul'a gider.

[zarf]

  • Doğrudan, doğrudan doğruya

    Sınıfını direkt geçen öğrenci.

TEKDİR (Kelime Kökeni: Arapça tekdīr)

[isim]

[eskimiş]

  • Azarlama, paylama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tekdir etmek

DİTMEK

[-i]

  • Yün, pamuk vb.ni tellere ayırarak kabartmak
  • Elle çok küçük parçalara ayırmak

    Haşlanan etleri soğuduktan sonra didiniz.

DİREME

[isim]

  • Diremek işi

DERMEK

[-i]

[halk ağzında]

  • Bir araya getirmek, derlemek, toplamak, devşirmek

    Bir çiçek dermeden sevgi bağından / Huduttan hududa atılmışım ben - Faruk Nafiz Çamlıbel

VETİRE (Kelime Kökeni: Arapça vetīre)

[isim]

[eskimiş]

  • Süreç
  • Üslup, tarz
  • Burun deliklerini ayıran zar

EVİRME

[isim]

[fizik]

  • Evirtim

[mantık]

  • Bir önermenin konusunu yüklem, yüklemini de konu durumuna getirerek vargısı doğru olan yeni bir önerme çıkarma, akis: `Hiçbir insan ölümsüz değildir` önermesinden evirme yoluyla `hiçbir ölümsüz insan değildir` önermesi çıkarılabilir

Birleşik Kelimeler: ters evirme