Det ile Biten Kelimeler
DET ile biten 18 kelime bulunuyor. Sonu DET olan kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Det ile başlayan kelimeler. İçinde det olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
14 Harfli Kelimeler
KELİMEİŞEHADET24
11 Harfli Kelimeler
DEVRİSAADET22
10 Harfli Kelimeler
ASRISAADET15
9 Harfli Kelimeler
PÜRHİDDET23
7 Harfli Kelimeler
ŞEHADET16, VELADET15, BÜRUDET14, CELADET12
6 Harfli Kelimeler
VAHDET18, HİDDET14, MÜDDET13, ŞİDDET13, İBADET10, SAADET9
5 Harfli Kelimeler
AVDET13, MEDET8, SADET8
4 Harfli Kelimeler
ADET6
ÂDET (Kelime Kökeni: Arapça ʿādet)
-
Görenek
Bayram tebriği bir güzel âdettir. - Burhan Felek
-
Alışkanlık
Başka karı kocalar gibi ikide bir atışma âdetimiz yoktur. - Refik Erduran
- Topluluk içinde eskiden beri uyulan kural, töre
- Aybaşı
Ata Sözleri ve Deyimler
- âdet edinmek
- âdet görmek
- âdet olduğu üzere
- âdet olmak
- âdet yerini bulsun diye
Birleşik Kelimeler: âdetgörmezlik
-
Sayı
İşe giren kadınların adedi günden güne çoğalıyor. - Nazım Hikmet
- Tane
Birleşik Kelimeler: adedimürettep
MEDET (Kelime Kökeni: Arapça meded)
-
Yardım, imdat
Bekleyiniz ha başlıyor ha başlayacak, ha bire medet efendim... - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- `Yardım edin, imdat` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
Ata Sözleri ve Deyimler
- medet Allah!
- medet ummak (veya beklemek)
SADET (Kelime Kökeni: Arapça ṣaded)
- Konuşulan asıl konu, asıl madde
Ata Sözleri ve Deyimler
- sadede gelmek
SAADET (Kelime Kökeni: Arapça saʿādet)
-
Mutluluk
Bana saadeti çekinmeden sunan bir kadının kardeşini üzmeye hakkım yoktu. - Kemal Bilbaşar
Birleşik Kelimeler: saadet asrı, saadethane, saadet zinciri, asrısaadet, devrisaadet, aile saadeti
İBADET (Kelime Kökeni: Arapça ʿibādet)
-
Bir dinin buyruklarını yerine getirme
Babamla gittiğim bayram namazlarından başka ibadet bilmezdim. - Yahya Kemal Beyatlı
Ata Sözleri ve Deyimler
- ibadet de gizli, kabahat de
- ibadet etmek
Birleşik Kelimeler: ibadethane
CELADET (Kelime Kökeni: Arapça celādet)
- Yiğitlik, kahramanlık
MÜDDET (Kelime Kökeni: Arapça muddet)
-
Süre
Odada yalnız kalınca iki eski arkadaş bir müddet daha ağlaştılar. - Ömer Seyfettin
Birleşik Kelimeler: bir müddet, mehil müddeti
ŞİDDET (Kelime Kökeni: Arapça şiddet)
- Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik
- Hız
-
Bir hareketten doğan güç
Rüzgârın şiddeti.
- Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma
- Kaba güç
- Duygu veya davranışta aşırılık
Ata Sözleri ve Deyimler
- şiddete başvurmak
- şiddet göstermek
Birleşik Kelimeler: şiddet olayı
AVDET (Kelime Kökeni: Arapça ʿavdet)
-
Dönüş, geri gelme
Babam bir iş için Selanik'e gittiği zaman avdetinde bana Midhat Efendi'nin Hayret ismindeki romanını getirmiş. - Hüseyin Cahit Yalçın
Ata Sözleri ve Deyimler
- avdet etmek
BÜRUDET (Kelime Kökeni: Arapça burūdet)
- Soğukluk
HİDDET (Kelime Kökeni: Arapça ḥiddet)
-
Öfke, kızgınlık
Kocaman bir tas içinde su geliyor, sabun, havlu, kurulama deyinceye kadar hiddeti geçiyor sultanın. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- hiddete kapılmak
- hiddet etmek
- hiddetten kudurmak
ASRISAADET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣr + saʿādet)
- Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet
VELADET (Kelime Kökeni: Arapça velādet)
- Doğum, doğma, doğuş
ŞEHADET (Kelime Kökeni: Arapça şehādet)
-
Tanıklık
Dünya karşısında Türk'ün kendi kendisi için yapacağı şehadet daha adamakıllı yapılmamıştır. - Abdülhak Şinasi Hisar
- Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
Ata Sözleri ve Deyimler
- şehadet etmek
- şehadet getirmek
- şehadet şerbetini içmek
- şehadette bulunmak
Birleşik Kelimeler: şehadetname, şehadet parmağı, kelimeişehadet
VAHDET (Kelime Kökeni: Arapça vaḥdet)
- Bir olma, tek olma, birlik, teklik
Birleşik Kelimeler: vahdetivücut