DESTANCILIK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

DESTANCILIK harflerini içeren 6 harfli 42 kelime bulunuyor. 6 harfli DESTANCILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DALICI13, ASKICI12, DALCIK12, SILACI12, SATICI12, SIKICA12, ACILIK11, ACIKLI11, AKINCI11, AKILCI11, ILICAK11, KALICI11, ALINDI10, DANSLI10, KANCIL10, KILCAN10, SANDIK10, SEDALI10, ANITSI9, ASILTI9, ASKILI9, ASINTI9, DESTAN9, EDATLI9, KILADE9, ANITLI8, ANILIK8, ATKILI8, ALINTI8, AKINTI8, DANTEL8, KINALI8, SALTIK8, SIKLET8, TIKALI8, TANSIK8, TAKILI8, KASTEN7, LATEKS7, SEKANT7, TALKIN7, KENTAL6

KENTAL (Kelime Kökeni: Fransızca quintal)

[isim]

[matematik]

  • 100 kilogramlık ağırlık ölçü birimi

KASTEN (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣden)

[zarf]

  • Kasıtla, bile bile, isteyerek, zihinde tasarlayarak, taammüden

    Fakülteye giderken kasten kaçırırdım otobüsü. - Çetin Altan

LATEKS (Kelime Kökeni: Fransızca latex)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bazı bitkilerin genellikle süt görünüşünde olan öz suyu

SEKANT (Kelime Kökeni: Fransızca sécant)

[isim]

[matematik]

  • Kesen doğru

TALKIN (Kelime Kökeni: Arapça telḳīn)

[isim]

[din bilgisi]

  • Ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın söylediği dinî sözler, telkin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • talkın vermek

ANITLI

[sıfat]

  • Anıtı olan

ANILIK

[isim]

  • İçine hatıraların yazıldığı defter, hatıra defteri

[sıfat]

  • Anı özelliği taşıyan

ATKILI

[sıfat]

  • Atkısı olan

ALINTI

[isim]

[edebiyat]

  • Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas

[dil bilgisi]

  • Başka bir dilden alınmış kelime

AKINTI

[isim]

  • Akma işi

    Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi.

  • Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan

    Bataklıklardan kurtulduktan sonra akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum. - Ömer Seyfettin

  • Eğiklik, eğim, meyil

    Bu damın akıntısı az gelmiş.

  • Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı
  • Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum

[tıp]

  • Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması

    Ertesi sabah sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akıntıya (veya akıntıya karşı) kürek çekmek
  • akıntıya kapılmak

Birleşik Kelimeler: akıntı bilimi, akıntı çağanozu, akıntıölçer, deniz akıntısı

DANTEL (Kelime Kökeni: Fransızca dentelle)

[isim]

  • Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene

    Gözlerini açıp Maviş Hanım'ı elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel örüyor görmüyor mu? - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: dantel ağacı

KINALI

[sıfat]

  • Kına ile boyanmış olan
  • Kınanın renginde veya kızıl renkte olan

    Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı. - Refik Halit Karay

[isim]

  • Yapıncak(II)

Birleşik Kelimeler: kınalı bamya, kınalı keklik, kınalı kuzu, kınalı yapıncak, geçmişi kınalı, ölüsü kınalı

SALTIK

[sıfat]

[felsefe]

  • Mutlak

[toplum bilimi]

  • Bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan (bir olgunun niteliği)

SIKLET (Kelime Kökeni: Arapça s̱iḳlet)

[isim]

  • Ağırlık, yük

[eskimiş]

  • Sıkıntı

Birleşik Kelimeler: ağır sıklet, hafif sıklet, horoz sıklet, orta sıklet, sinek sıklet, tüy sıklet

TIKALI

[sıfat]

  • Kapanmış, herhangi bir şeyin geçmesine imkân vermeyen, tıkanmış

Birleşik Kelimeler: kulağı tıkalı