Der ile Başlayan Kelimeler

DER ile başlayan 154 kelime bulunuyor. Başında DER olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Der ile biten kelimeler. İçinde der olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

DERMANSIZLAŞMAK27, DERİNLEŞİVERMEK27, DERİNLEŞEBİLMEK23, DERECELENDİRMEK23, DERİNLEŞTİRİLME21

14 Harfli Kelimeler

DERMANSIZLAŞMA26, DERİNLEŞİVERME26, DERTLEŞEBİLMEK22, DERİNLEŞEBİLME22, DERECELENDİRME22, DERİNLEŞTİRMEK20, DERTLENEBİLMEK19

13 Harfli Kelimeler

DERLEYİVERMEK24, DERİNLİKÖLÇER24, DERSHANECİLİK23, DERTLEŞEBİLME21, DERLEYEBİLMEK20, DERİNLEŞTİRME19, DERLENEBİLMEK18, DERTLENEBİLME18, DERİNLEMESİNE17

12 Harfli Kelimeler

DERMATOLOJİK26, DERLEYİVERME23, DERNEKPAZARI22, DERMANSIZLIK21, DERLEYEBİLME19, DERLEYİCİLİK19, DERECELENMEK18, DERLEMECİLİK18, DERNEKLEŞMEK18, DERLENEBİLME17, DERTLENİLMEK15

11 Harfli Kelimeler

DERMATOLOJİ25, DERİNLİĞİNE20, DERECELENİŞ19, DERNEKLEŞME17, DERLEMCİLİK17, DERİNLİKSİZ17, DERİNLEŞMEK17, DERECELENME17, DERECELEMEK17, DERBEDERLİK17, DERNEKÇİLİK16, DERTLENİLME14, DERLETİLMEK14, DERİNLETMEK14

10 Harfli Kelimeler

DERİVASYON22, DEROGASYON21, DERSHANECİ20, DEREPAZARI20, DERMATOLOG19, DERGİCİLİK19, DERBEDERCE19, DERTSİZLİK16, DERTLEŞMEK16, DERİNLEŞME16, DERECELEME16, DEREBEYLİK16, DERİŞİKLİK15, DEREBİLMEK15, DERTLENMEK13, DERLETİLME13, DERİNLETME13, DERİNLİKLİ12

9 Harfli Kelimeler

DERVİŞLİK20, DERVİŞANE20, DERECESİZ18, DERTLEŞİŞ17, DERNEKEVİ17, DERMANSIZ17, DEREBUCAK17, DERLEYİCİ16, DERTLEŞME15, DERLEMECİ15, DERİNKUYU15, DERCETMEK15, DERTLENİŞ14, DERİCİLİK14, DEREBİLME14, DERTLENME12, DERLETMEK12, DERLENMEK12, DERTLİLİK11

8 Harfli Kelimeler

DERVİŞÇE22, DERLEYİŞ15, DERSHANE15, DERHATIR15, DERLEMCİ14, DERYADİL14, DERİŞMEK14, DERBEDER14, DERCETME14, DEREBEYİ14, DERLENİŞ13, DERNEKÇİ13, DERNEŞİK13, DERMEYAN13, DERECELİ13, DERİNDEN12, DERLEMEK11, DERLENME11, DERLETME11, DERMATİT11
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

DERGİCİ16, DERUHTE14, DERTSİZ13, DERAKAP13, DERİŞME13, DERRACE12, DERİŞİK12, DERİNCE12, DERECİK12, DERDEST12, DERSİAM11, DEREOTU11, DERBENT11, DERSLİK10, DERLEME10, DERİLME10, DERİNTİ9

6 Harfli Kelimeler

DERVİŞ17, DERGAH16, DERPİŞ15, DERTOP13, DERHAL12, DERİCİ11, DERECE11, DERLEM9, DERMEK9, DERUNİ9, DERMAN9, DERİLİ8, DERELİ8, DEREKE8, DERKEN8, DERTLİ8, DERNEK8

5 Harfli Kelimeler

DER11, DERYA9, DER9, DERUN8, DERME8, DERİN7, DERİK7

4 Harfli Kelimeler

DERZ9, DERÇ9, DERS7, DERT6, DERK6, DERİ6, DERE6

DERT (Kelime Kökeni: Farsça derd)

[isim]

  • Üzüntü

    Göz göz oldu yüreğim, gözlerinin derdinden - Halk türküsü

  • Hastalık

    Hastayım, derdime verem diyorlar. - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • Ağrı

[mecaz]

  • Sorun, kaygı

    Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti. - Tarık Buğra

[halk ağzında]

  • Ur

    Boynunda dert çıkmış.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derde (veya derdine) derman olmak
  • derde (veya dertlere) düşmek
  • derde düçar olmak
  • derdi başından aşkın (olmak)
  • derdi günü
  • derdine deva bulmak
  • derdine düşmek
  • derdine yanmak
  • derdini çekmek
  • derdini deşmek (veya depreştirmek)
  • derdini dökmek
  • derdini Marko Paşa'ya anlat
  • derdini söylemeyen (veya anlatmayan) derman bulamaz
  • derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
  • derdi veren devasını da verir
  • dert ağlatır, aşk söyletir
  • dert anlatmak
  • dert, çekene göredir
  • dert değil
  • dert eğirmek
  • dert etmek (veya edinmek)
  • dert gider amma yeri boş kalmaz
  • dert yanmak

Birleşik Kelimeler: dert babası, dert küpü, dert ortağı, dert sahibi, boğaz derdi, geçim derdi, başı dertte

DERK (Kelime Kökeni: Arapça derk)

[isim]

[eskimiş]

  • Anlama, kavrama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derk etmek

DERİ

[isim]

  • İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten

    Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu. - Peyami Safa

[sıfat]

  • Bu tabakadan yapılmış

    Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası. - Necati Cumalı

  • İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derisi kemiklerine yapışmak
  • derisine sığmamak
  • derisini yüzmek

Birleşik Kelimeler: deri altı, alt deri, dış deri, iç deri, orta deri, üst deri, dana derisi, domuz derisi, kaplan derisi, tırnak derisi, yılan derisi

[isim]

[halk ağzında]

  • Toplantı, düğün
  • Pazar veya panayır kurulan gün, dernek

DERE

[isim]

[coğrafya]

  • Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu

    Bu ensiz tahta köprü altında ince dere. - Enis Behiç Koryürek

[coğrafya]

  • İki dağ arasındaki uzun çukur
  • Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derede tarla sel için, tepede harman yel için
  • dereyi geçerken at değiştirilmez
  • dereyi görmeden paçaları sıvamak

Birleşik Kelimeler: derebeyi, dereotu, dere tepe, dere yatağı, kuru dere

DERİN

[sıfat]

  • Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan

    Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. - Ömer Seyfettin

  • Yüzeyden içeri inen
  • Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan

    Mevlâna gibi derin ve vectli bir insanın elinde ise belki en mütekâmil şeklini almış bulunuyordu. - Asaf Halet Çelebi

  • Yoğun

    Henüz kapkaranlıktı dışarısı ve derin bir sessizlik içindeydi ev. - Ayşe Kulin

  • Uzun süren

    Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Ayrıntılı

    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İsmet Özel

[mecaz]

  • İçten gelen

    Bir yandan da bundan derin bir utanç duyuyorum. - Adalet Ağaoğlu

[isim]

  • Dip

    Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derine inmek

Birleşik Kelimeler: derin derin, derin devlet, derin dondurucu, derin soğutma, derin soğutucu, derin uyku, uykusu derin

DERİK

[isim]

  • Mardin iline bağlı ilçelerden biri

DERS (Kelime Kökeni: Arapça ders)

[isim]

  • Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi

    Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre

    Dersin bitmesine beş dakika var.

  • Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi

    Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu. - Necati Cumalı

[mecaz]

  • Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret

    En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz? - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ders (veya dersi) asmak
  • ders almak
  • ders çalışmak
  • ders görmek
  • ders olmak
  • ders vermek
  • ders yapmak

Birleşik Kelimeler: dersbaşı, ders dışı, dershane, dersiam, ders içi, ders notu, ders programı, ek ders, seçimlik ders, seçmeli ders, yardımcı ders, hayat dersi

DERİLİ

[sıfat]

  • Derisi olan
  • Deri ile kaplanmış olan

Birleşik Kelimeler: Kızılderili

DERELİ

[isim]

  • Giresun iline bağlı ilçelerden biri

DEREKE (Kelime Kökeni: Arapça dereke)

[isim]

[eskimiş]

  • Aşağı derece

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derekeye düşmek

DERKEN

[zarf]

  • Dendiği hâlde

    Bitti bitiyor derken hâlâ bitmeyen havaalanı.

  • Tam o sırada

    Derken yağmur iyice bastırmış, gök gürlemeye, şimşekler çakmaya başlamıştı. - İhsan Oktay Anar

  • ... diye düşünürken

    Akşamdan önce varacağız derken ancak gece yarısı varabildik.

  • Hemen sonrasında

    Önce maddi kısıtlamalar yüzünden deneyler durdurulmuş, derken pek çok kişi işten çıkarılmıştı. - Elif Şafak

DERTLİ

[sıfat]

  • Derdi olan

    Dertli hâlinden ne bile / Yüreği sağ olan kişi - Yunus Emre

DERNEK

[isim]

  • Toplantı, düğün

    Tıpkı bir düğün, dernek, eğlence biter gibi tatlı tatlı oldu. - Osman Cemal Kaygılı

  • Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet

    Edebiyat Derneğinde şiir dünyamızın eski, yeni, birçok şöhretleriyle tanıştım. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dernek kurmak

Birleşik Kelimeler: dernekevi, düğün dernek, gizli dernek

DERUN (Kelime Kökeni: Farsça derūn)

[isim]

[eskimiş]

  • İç, içeri, öz
  • Gönül, yürek, ruh

Birleşik Kelimeler: safderun

DERME

[isim]

  • Dermek işi
  • Aynı türden bir araya getirilmiş şeylerin hepsi, koleksiyon

Birleşik Kelimeler: derme çatma