DEPOLİTİZASYON Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

DEPOLİTİZASYON harflerini içeren 7 harfli 42 kelime bulunuyor. 7 harfli DEPOLİTİZASYON kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DEPOZİT17, İSPİNOZ16, OPSİYON16, POLONEZ16, ZAPTİYE16, ESPİYON15, İSPİYON15, PİZOLİT15, DİPLOİT14, DİYALİZ14, İPTİZAL14, ZENDOST14, ADİSYON13, EPSİLON13, EDİSYON13, İADESİZ13, POSTANE13, SİPOLİN13, ANDEZİT12, ANTİLOP12, DENİZLİ12, İNTİSAP12, LİNOTİP12, NASİPLİ12, TEZYİNİ12, AİLESİZ11, AİDİYET11, DOSTANE11, DİYANET11, İSTİZAN11, TANESİZ11, DESTANİ10, İNİSYAL10, NİSAİYE10, SİYENİT10, SEYLANİ10, DİNLETİ9, NİYETLİ9, TAYİNLİ9, İSTİANE8, SELİNTİ8, SELATİN8

İSTİANE (Kelime Kökeni: Arapça istiʿāne)

[isim]

[eskimiş]

  • Yardım isteme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istiane etmek

SELİNTİ

[isim]

[coğrafya]

  • Yağış sebebiyle oluşan ufak sel

[halk ağzında]

  • Selin bıraktığı çer çöp

SELATİN (Kelime Kökeni: Arapça selāṭīn)

[isim]

[eskimiş]

  • Sultanlar

Birleşik Kelimeler: selatin camisi, selatin meyhanesi

DİNLETİ

[isim]

  • Sanat eserlerini bir topluluğa çalma veya söyleme, konser

Birleşik Kelimeler: şiir dinletisi

NİYETLİ

[sıfat]

  • Niyeti olan, niyet eden

    Ama adam kızdan vazgeçmeye pek niyetli görünmedi. - Ahmet Ümit

  • Oruç tutmakta olan (kimse)

Birleşik Kelimeler: art niyetli, iyi niyetli

TAYİNLİ

[sıfat]

  • Tayine bağlı olan

DESTANİ (Kelime Kökeni: Farsça destān + Arapça -ī)

[sıfat]

[edebiyat]

  • Destansı

    Selma Hanım onu seyrederken, âdeta destani bir rüyaya dalmış gibiydi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İNİSYAL (Kelime Kökeni: Fransızca initial)

[isim]

  • İlk satırın ilk harfinin büyük puntoda ve süslü yazılarla dizilme işlemi

NİSAİYE (Kelime Kökeni: Arapça nisāʾiyye)

[isim]

[tıp]

  • Kadın hastalıkları

SİYENİT (Kelime Kökeni: Fransızca syénite)

[isim]

[jeoloji]

  • Kuvarssız granit, ortoklaz, mika, hornblentten oluşan platonik kayaç

SEYLANİ (Kelime Kökeni: Arapça seylānī)

[isim]

[mineraloji]

  • Seylan taşı

AİLESİZ

[sıfat]

  • Ailesi olmayan

[zarf]

  • Ailesi olmadan

    Cebinde birkaç para ile ailesiz ve dostsuz iş bulana kadar yaşamak mecburiyetinde idi. - Peyami Safa

AİDİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿāʾidiyyet)

[isim]

  • İlişkinlik
  • İlgi

Birleşik Kelimeler: aidiyet eki

DOSTANE (Kelime Kökeni: Farsça dūstāne)

[zarf]

[eskimiş]

  • Dostça

    Bu mağazaya girdiğimiz vakit güler yüzlü ve çok dostane kabul edildik. - Yahya Kemal Beyatlı

DİYANET (Kelime Kökeni: Arapça diyānet)

[isim]

[din bilgisi]

  • Din kurallarına tam bağlı olma durumu
  • Din

Birleşik Kelimeler: diyanet işleri