DENİZHIYARLARI Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

DENİZHIYARLARI harflerini içeren 5 harfli 148 kelime bulunuyor. 5 harfli DENİZHIYARLARI kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

HAYIZ15, HIZIR14, HIZLI14, ZIHLI14, HIZAR13, HIZLA13, HAZIR13, HAYDA13, HAYDİ13, AHRAZ12, AHİZE12, DİYEZ12, HIYAR12, HAZAN12, HAZAR12, HAZİN12, HAZNE12, HİZAN12, HAYIR12, HAYIN12, İZHAR12, İHRAZ12, İHZAR12, LAHZA12, NEZİH12, YEDİZ12, ZAHİR12, ZEHİR12, ANDIZ11, ALEYH11, DAHİL11, DALIZ11, DELHİ11, HIRLI11, HİDRA11, HAYLİ11, HİLYE11, HANAY11, HANDE11, HANYA11, HALAY11, HAYAL11, NEHİY11, YAHNİ11, YALIZ11, YAZIN11, YAZIR11, AYNAZ10, AYDIN10, AZILI10, AZADE10, DİZEL10, DENİZ10, HARIN10, HARLI10, NİYAZ10, NAHIR10, YALAZ10, YAZAR10, ZİNDE10, ZİYAN10, ZEYİL10, ARIZİ9, ARIZA9, AHALİ9, DİYAR9, DALYA9, DİREY9, DERYA9, HALEN9, HAİLE9, HARAR9, HARİR9, IZRAR9, İHALE9, İLHAN9, İLAHE9, NEHİR9, NAZLI9, NAZIR9, RAHNE9, RAHLE9, REHİN9, RİYAD9, YARDA9, ZANLI9, ARİZA8, ARDIL8, ARAZİ8, AZERİ8, ADINA8, ADALI8, ALİZE8, ERZİN8, EZANİ8, EDALI8, İNZAL8, İZALE8, LEZAR8, LAZER8, NEZİR8, NAZİR8, NAZİL8, NAZAL8, NAZAR8, REZİL8, RANZA8, YILAN8, YANLI8, YALIN8, YARIN8, ZARAR8, ARİYA7, ANİDE7, AYRAN7, ADALE7, ALYAN7, DALAN7, DAİRE7, DİREN7, DİNAR7, DERİN7, DENLİ7, ENAYİ7, İRADE7, İDEAL7, İDRAR7, İDARE7, LİDER7, LİYAN7, LADİN7, LADEN7, NADİR7, RİYAL7, RADAR7, RANDA7, REAYA7, YELİN7, YENLİ7, YERLİ7, YANAL7, YARAN7, YALAN7, YARAR7, YAREN7, ANALI6, ARENA5, ALENİ5

ARENA (Kelime Kökeni: Fransızca arena)

[isim]

  • Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan

[mecaz]

  • Siyasi çekişmelerin geçtiği yer

ALENİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿalenī)

[sıfat]

  • Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan

    Siz bugüne kadar zevcenizin vicdansızca ve aleni hıyanetine, edepsizliğine tahammül ettiniz. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Birleşik Kelimeler: aleni tadat

ANALI

[sıfat]

  • Anası olan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • analı kuzu, kınalı kuzu

Birleşik Kelimeler: analıkızlı

ARİYA (Kelime Kökeni: İtalyanca aria)

[isim]

[denizcilik]

  • Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma

ANİDE

[zarf]

[eskimiş]

  • Ansızın

AYRAN

[isim]

  • Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm
  • Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılan içecek

    Taşlığa oturup soğuk ayranlar içtik. - Fikret Otyam

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayranı kabarmak
  • ayranım budur, yarısı sudur
  • ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya

Birleşik Kelimeler: ayran ağızlı, ayran budalası, ayran delisi, ayran gönüllü

ADALE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḍale)

[isim]

[anatomi]

  • Kas

ALYAN (Kelime Kökeni: İngilizce allen)

[isim]

[teknik]

  • Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet

Birleşik Kelimeler: alyan anahtarı

DALAN

[isim]

[mimarlık]

  • Lobi

[halk ağzında]

  • Biçim, şekil

DAİRE (Kelime Kökeni: Arapça dāʾire)

[isim]

  • Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat

    Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. - Halit Fahri Ozansoy

  • Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri

    Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. - Refik Halit Karay

  • Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı
  • Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm

    Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü

    Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz! - Necip Fazıl Kısakürek

[matematik]

  • Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası

[müzik]

  • Saz takımında usul vurmaya yarayan tef

Birleşik Kelimeler: daire kesmesi, daire parçası, dubleks daire, fasit daire, uçan daire, yarım daire, arz dairesi, askerlik dairesi, enlem dairesi, hareket dairesi, harp dairesi, istihbarat dairesi, kalorifer dairesi, kaza dairesi, kazan dairesi, lojistik dairesi, saat dairesi, vergi dairesi

DİREN

[isim]

  • Dirgen

DİNAR (Kelime Kökeni: Arapça dīnār)

[isim]

  • Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi
  • Eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi

[eskimiş]

  • Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para

[isim]

  • Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri

DERİN

[sıfat]

  • Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan

    Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. - Ömer Seyfettin

  • Yüzeyden içeri inen
  • Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan

    Mevlâna gibi derin ve vectli bir insanın elinde ise belki en mütekâmil şeklini almış bulunuyordu. - Asaf Halet Çelebi

  • Yoğun

    Henüz kapkaranlıktı dışarısı ve derin bir sessizlik içindeydi ev. - Ayşe Kulin

  • Uzun süren

    Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Ayrıntılı

    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İsmet Özel

[mecaz]

  • İçten gelen

    Bir yandan da bundan derin bir utanç duyuyorum. - Adalet Ağaoğlu

[isim]

  • Dip

    Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derine inmek

Birleşik Kelimeler: derin derin, derin devlet, derin dondurucu, derin soğutma, derin soğutucu, derin uyku, uykusu derin

DENLİ

[edat]

  • `Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz

    İnsan sevgisi ne kadar yoğunsa gözü karardığında cesareti de o denli delice idi. - Ayşe Kulin

[sıfat]

  • Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse)

Birleşik Kelimeler: denli densiz

ENAYİ

[sıfat]

[argo]

  • Fazla bön, avanak, et kafalı, budala

    İyice buldum kafayı, sen daha bulmadıysan enayisin. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: enayi dümbeleği