DELİŞMENLİK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler

DELİŞMENLİK harflerini içeren 8 harfli 29 kelime bulunuyor. 8 harfli DELİŞMENLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DİLLEŞME14, DİKLEŞME14, DİŞLEMEK14, DİŞLENME14, DEŞİLMEK14, DELİŞMEN14, DEMLENİŞ14, ŞEMDİNLİ14, DİLLENİŞ13, DİKLENİŞ13, ENDİŞELİ13, İŞLEMELİ12, İŞLENMEK12, İKİLEŞME12, DİNLEMEK11, DİNELMEK11, DİLLENME11, DİKLENME11, DİLENMEK11, DİLİNMEK11, DELİNMEK11, DENİLMEK11, EDİNİLME11, MENDİLLİ11, ŞENLİKLİ11, DENLİLİK10, İKİLENME9, İLİKLEME9, NEMLİLİK9

İKİLENME

[isim]

  • İkilenmek işi

İLİKLEME

[isim]

  • İliklemek işi

NEMLİLİK

[isim]

  • Nemli olma durumu

DENLİLİK

[isim]

  • Denli olma durumu

DİNLEMEK

[-i]

  • İşitmek için kulak vermek

    Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak

    Beni dinlersen bu işten vazgeç.

  • Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek

    Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler. - Ömer Seyfettin

[mecaz]

  • Uymak, baş eğmek, itaat etmek

    Şaşkınım, çenem, dudaklarım, dilim sanki artık beni dinlemiyorlar. - Ahmet Ümit

DİNELMEK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Ayakta durmak
  • Ayağa kalkmak, dik durmak

    Önce ayaklarıyla, kollarıyla bir diz çöküp bir dinelerek ölçü aldılar. - Lâtife Tekin

[-e]

[mecaz]

  • Karşı koymak, kafa tutmak

DİLLENME

[isim]

  • Dillenmek işi

DİKLENME

[isim]

  • Diklenmek işi

    Ama karısının diklenmesi yüreğine oturdu. - Lâtife Tekin

DİLENMEK

[nesnesiz]

  • Sadaka istemek

    Cami kapısında avuç açar dilenirim de onun evine gitmem. - Memduh Şevket Esendal

[-den]

[mecaz]

  • Kendisini acındırarak bir kimseden bir şey istemek

    Karşılığı beklenen sevgiye sevgi denmez / Sevdalılar yalvarır fakat bir şey dilenmez - Faruk Nafiz Çamlıbel

Birleşik Kelimeler: dilenemez dilenci

DİLİNMEK

[nesnesiz]

  • Dilme işi yapılmak

DELİNMEK

[nesnesiz]

  • Delme işi yapılmak

    Kızın kulağı delindi.

  • Bir şeyde delik oluşmak

    Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz. - Nazım Hikmet

[mecaz]

  • Çiğnenmek, uyulmamak, aykırı davranılmak

    Yöneticinin koyduğu yasaklar delindi.

DENİLMEK

[nesnesiz]

  • Ad verilmek

    Hıyarlar, o marul denilen yağlı yapraklar da ateş pahasınaydı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Söylenmek, sözü edilmek

    Dilenci denileni yaptıktan sonra kalan şerbeti zavallı fırın işçisine zorla içirdiler. - İhsan Oktay Anar

  • Sayılmak, kabul edilmek

    Öldüğünde genç denilecek yaştaydı. Daha çok besteler yapabilir, öğrenciler yetiştirebilirdi. - Cahit Külebi

EDİNİLME

[isim]

  • Edinilmek işi

MENDİLLİ

[sıfat]

  • Mendili olan

    Mendilli eliyle karşıdan el kol işaretlerine başladı. - Necati Cumalı

ŞENLİKLİ

[sıfat]

  • Eğlenceli (yer)

    Doğancılar'da altı kahve bulunduğunu ama hiçbirinin bunun kadar şenlikli olmadığını söyler. - Salâh Birsel

[mecaz]

  • Hareketli (yer)