Dan ile Biten 6 Harfli Kelimeler

DAN ile biten 6 harfli 19 kelime bulunuyor. Sonu DAN olan 6 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Dan ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde Dan olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VİCDAN17, CÜZDAN16, FONDAN15, FIKDAN15, RIHDAN13, GERDAN12, HANDAN12, ŞUNDAN12, ŞAMDAN12, BUNDAN11, BULDAN11, MEYDAN11, TOYDAN11, ZİNDAN11, CANDAN11, BARDAN10, KÜRDAN10, ORADAN9, KİLDAN8

KİLDAN (Kelime Kökeni: Farsça gildān)

[isim]

[eskimiş]

  • İçine sabun, lif, kese, kına, kil konan bakırdan yapılmış kap

ORADAN

[zarf]

  • Sözü edilen yerden
  • İşaret edilen görece olarak uzak yerden

Birleşik Kelimeler: oradan buradan, oradan oraya

BARDAN

[sıfat]

  • Çok beyaz

[isim]

  • Yük taşımak için kullanılan çanta veya çuval

KÜRDAN (Kelime Kökeni: Fransızca cure-dent)

[isim]

  • Dişleri temizlemek için kullanılan küçük, ince çöp

    Babam paranın üstünü kürdanlarla birlikte olduğu gibi aldı, cebine koydu; garsona hiç bahşiş bırakmadı. - Adalet Ağaoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kürdan gibi

BUNDAN

  • bu nedenle

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bu abdestle daha çok namaz kılınır
  • bu denli
  • bu kadar
  • bu kadar kusur kadı kızında da bulunur
  • bu minval üzere
  • buna değdi (idi) buna değmedi (idi) demek
  • bunda bir iş var
  • bundan iyisi can sağlığı
  • bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
  • bu sıcağa kar mı dayanır?
  • bu yana

BULDAN

[isim]

  • Denizli iline bağlı ilçelerden biri

MEYDAN (Kelime Kökeni: Arapça meydān)

[isim]

  • Alan

    Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu. - Ömer Seyfettin

  • Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri

    Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu. - Ahmet Hamdi Tanpınar

  • Bulunulan yer ve çevresi, ortalık

    Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu. - Ömer Seyfettin

  • Fırsat, imkân veya vakit
  • Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • meydana atmak
  • meydana çıkarmak
  • meydana çıkmak
  • meydan açmak
  • meydana dökmek
  • meydana düşmek
  • meydana gelmek
  • meydana getirmek
  • meydana koymak
  • meydan almak
  • meydana vurmak
  • meydan bırakmamak
  • meydan bulamamak
  • meydanı (birine veya bir şeye) bırakmak
  • meydanı boş bulmak
  • meydanı dar etmek
  • meydan kalmamak
  • meydan okumak
  • meydan vermemek

Birleşik Kelimeler: meydan dayağı, meydan korkusu, meydan muharebesi, meydan saati, meydan savaşı, meydan sazı, at meydanı, er meydanı, hava meydanı, köy meydanı, ok meydanı, siyaset meydanı, söz meydanı

TOYDAN

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Bir tür iri toy kuşu

ZİNDAN (Kelime Kökeni: Farsça zindān)

[isim]

  • Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer

[mecaz]

  • Çok karanlık ve sıkıntılı yer

    Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme - Karacaoğlan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zindan etmek
  • zindan gibi
  • zindan kesilmek
  • zindan olmak

Birleşik Kelimeler: zindandelen

CANDAN

[sıfat]

  • İçten, yürekten, gönülden, samimi

    Candan arkadaşını bir başına bırakıp kaçıyor musun? - Nazım Hikmet

[zarf]

  • İçtenlikle, istekle, ilgiyle

    Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı. - Tarık Buğra

Birleşik Kelimeler: candan yürekten

GERDAN (Kelime Kökeni: Farsça gerden)

[isim]

  • Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü

    Başını geri atıp gerdanını olanca beyazlığıyla göstererek sarsıla sarsıla güldü. - Haldun Taner

  • Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk

    Sivri çenenin altında iki kat bir gerdan. - Aka Gündüz

  • Kesim hayvanlarında boyun

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gerdan kırmak

HANDAN (Kelime Kökeni: Farsça ḫandān)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Şen, neşeli

ŞUNDAN

  • şu nedenle

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şu denli
  • şu günlerde (veya sırada)
  • şu kadar
  • şu kadar ki
  • şuna bak!
  • şunun şurası
  • şusu busu

ŞAMDAN (Kelime Kökeni: Arapça şemʿ + Farsça -dān)

[isim]

  • Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla, mumluk, çırakma, şamdanlık

    Masa üstünde duran şamdandan yanar bir mum alıp pencereye doğru yanaştı. - Refik Halit Karay

RIHDAN (Kelime Kökeni: Farsça rīgdān)

[isim]

[eskimiş]

  • Yazı kurutmak için kullanılan özel kumun konduğu üzeri delikli kap