D ile Başlayan N ile Biten 5 Harfli Kelimeler

D ile başlayan N ile biten 5 harfli 24 kelime bulundu.N ile başlayan D ile biten 5 harfli kelimeler

Ayrıca, "İçinde Dn olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DÜĞÜN18, DOĞAN15, DÜVEN15, DIĞAN15, DÜŞÜN14, DEĞİN14, DİVAN13, DEFİN13, DÜZEN12, DÜYUN12, DÜDEN11, DİZİN10, DÜMEN10, DİDON10, DUMAN9, DEMİN8, DESEN8, DERUN8, DEKAN7, DALAN7, DİKEN7, DİREN7, DİNEN7, DERİN7

DEKAN (Kelime Kökeni: Almanca Dekan)

[isim]

  • Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör

Birleşik Kelimeler: dekan yardımcısı

DALAN

[isim]

[mimarlık]

  • Lobi

[halk ağzında]

  • Biçim, şekil

DİKEN

[isim]

  • Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri

    Gül dikeni. Kirpinin dikenleri.

  • Bu çıkıntıları çok olan bitki

Ata Sözleri ve Deyimler

  • diken battığı yerden çıkar
  • diken üstünde oturmak (veya olmak)

Birleşik Kelimeler: dikence, diken diken, diken dutu, akdiken, çakırdiken, sarıdiken, çalı dikeni, demir dikeni, deve dikeni, domuz dikeni, eşek dikeni, geyik dikeni, kar dikeni, meryemana dikeni, öz dikeni, peygamber dikeni, sakız dikeni, teke dikeni

DİREN

[isim]

  • Dirgen

DİNEN (Kelime Kökeni: Arapça dīnen)

[zarf]

  • Din bakımından

DERİN

[sıfat]

  • Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan

    Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. - Ömer Seyfettin

  • Yüzeyden içeri inen
  • Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan

    Mevlâna gibi derin ve vectli bir insanın elinde ise belki en mütekâmil şeklini almış bulunuyordu. - Asaf Halet Çelebi

  • Yoğun

    Henüz kapkaranlıktı dışarısı ve derin bir sessizlik içindeydi ev. - Ayşe Kulin

  • Uzun süren

    Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Ayrıntılı

    Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? - İsmet Özel

[mecaz]

  • İçten gelen

    Bir yandan da bundan derin bir utanç duyuyorum. - Adalet Ağaoğlu

[isim]

  • Dip

    Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derine inmek

Birleşik Kelimeler: derin derin, derin devlet, derin dondurucu, derin soğutma, derin soğutucu, derin uyku, uykusu derin

DEMİN

[zarf]

  • Az önce, demincek, deminden

    Demin aynanın arkasına baktım, bulamadım. - Mahmut Yesari

Birleşik Kelimeler: deminden beri

DESEN (Kelime Kökeni: Fransızca dessin)

[isim]

  • Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
  • Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme
  • Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi
  • Desen yapma sanatı

    O, desen öğreniyor.

DERUN (Kelime Kökeni: Farsça derūn)

[isim]

[eskimiş]

  • İç, içeri, öz
  • Gönül, yürek, ruh

Birleşik Kelimeler: safderun

DUMAN

[isim]

  • Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz

    Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım - Bekir Sıtkı Erdoğan

  • Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık

    Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü. - Yaşar Kemal

[argo]

  • Kötü, yaman

    İşimiz duman. Hâlimiz duman.

[argo]

  • Esrar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dumana boğmak
  • duman almak
  • duman altı etmek
  • duman altı olmak
  • duman attırmak
  • duman etmek
  • dumanı doğru çıksın
  • dumanı tepesinden çıkmak
  • duman olmak
  • duman vermek

Birleşik Kelimeler: duman rengi, dumanı üstünde, buzlu duman, işi duman, kör duman, toz duman, vapurdumanı

DİZİN

[isim]

  • Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist
  • Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser
  • Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste

Birleşik Kelimeler: zaman dizini

DÜMEN (Kelime Kökeni: İtalyanca timon)

[isim]

  • Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça

[mecaz]

  • Yönetim, idare

[argo]

  • Dalavere, hile

    Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi? - Orhan Kemal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dümen çevirmek
  • dümeni elinde tutmak
  • dümeni kırmak
  • dümenine bakmak
  • dümenini bozmak
  • dümenini elinde tutmak
  • dümen kırmak
  • dümen kullanmak
  • dümen tutmak
  • dümen yapmak

Birleşik Kelimeler: dümen bedeni, dümen boğazı, dümenevi, dümen neferi, dümen suyu, dümen yelpazesi, dümeni eğri, serdümen, baş dümeni

DİDON (Kelime Kökeni: Fransızca dis donc)

[isim]

[halk ağzında]

  • Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona

[argo]

  • Züppe

Birleşik Kelimeler: didon sakal

[isim]

  • Bisiklet sürücüsünün elle tutarak bisikleti yönettiği ön bölüm

    Bisiklete bir adım daha yaklaştı, elini didona uzattı. - Orhan Kemal

DÜDEN

[isim]

[coğrafya]

  • Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu

DÜZEN

[isim]

  • Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem

    Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler. - Fikret Otyam

  • Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept
  • Yerleştirme, tertip

    Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır. - Reşat Nuri Güntekin

  • Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim

[mecaz]

  • Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo

[mecaz]

  • Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo

[mecaz]

  • Dolap, hile

    Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak. - Ercüment Ekrem Talu

[müzik]

  • Müzik aletlerinde ses ayarı, akort

[toplum bilimi]

  • Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri

    Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var. - Nezihe Meriç

[halk ağzında]

  • Alet edevat takımı

[halk ağzında]

  • Bez dokuma tezgâhı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • düzen kurmak
  • düzen vermek (veya düzene koymak veya düzene sokmak)

Birleşik Kelimeler: düzen açıklaması, düzen bağı, düzen teker, bozuk düzen, çekidüzen, kaba düzen, kara düzen, kurulu düzen, öncel düzen, sıkı düzen, sosyal düzen, yanaşık düzen, kamu düzeni, kölelik düzeni, savaş düzeni, toplumsal düzen, tören düzeni, yağış düzeni