Cet ile Biten Kelimeler

CET ile biten 9 kelime bulunuyor. Sonu CET olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Cet kelimesinin anlamı nedir? Cet ile başlayan kelimeler. İçinde cet olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

9 Harfli Kelimeler

DEFİHACET24

8 Harfli Kelimeler

ZEBERCET16, CETBECET16

7 Harfli Kelimeler

LÜZUCET16

6 Harfli Kelimeler

HÜCCET18

5 Harfli Kelimeler

HACET12, BECET10, EBCET10

3 Harfli Kelimeler

CET6

CET (Kelime Kökeni: Arapça cedd)

[isim]

  • Dede, büyükbaba, ata

    Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ceddine (veya yedi ceddine) lanet
  • ceddine rahmet

Birleşik Kelimeler: cetbecet

BECET

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer)

EBCET (Kelime Kökeni: Arapça ebced)

[isim]

  • Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni

Birleşik Kelimeler: ebcet hesabı

HACET (Kelime Kökeni: Arapça ḥācet)

[isim]

  • Herhangi bir şey için gerekli olma, ihtiyaç, gereklilik, lüzum

    Bu kadar külfete hacet yok.

  • Tanrı'dan yerine getirilmesi beklenen dilek

    Bu devri yüz defa yapabildiniz mi mutlaka her hacetiniz de yerine gelir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • İhtiyaç duyulan şey, gerekli şey

    Zile basacaktı, hacet kalmadı. - Refik Halit Karay

  • İdrar veya dışkı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hacet dilemek
  • hacet görmek
  • hacetini yapmak (veya görmek)
  • haceti olmak
  • hacet kalmamak
  • hacet yok

Birleşik Kelimeler: hacet kapısı, hacet penceresi, hacet tepesi, hacet yeri, defihacet

ZEBERCET (Kelime Kökeni: Arapça zeberced)

[isim]

[mineraloji]

  • Sarı renkte ve cam parlaklığında, doğal demir ve magnezyum silikat, krizolit

    Gümüş bir tepsi, daha doğrusu gümüş bir lenger ağız ağıza sanırsam zebercetle doluydu. - Nazım Hikmet

CETBECET (Kelime Kökeni: Arapça ced + Farsça -be + Arapça ced)

[zarf]

[eskimiş]

  • Atalardan beri, soyca

    Devşirme değil, cetbecet Türk, özüm gibi halis Sivaslı, aslan gibi kumandan. - Nazım Hikmet

LÜZUCET (Kelime Kökeni: Arapça luzūcet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yapışkanlık, yapışkan olma durumu
  • Yapışıp uzayan şeyin durumu

HÜCCET (Kelime Kökeni: Arapça ḥuccet)

[isim]

[eskimiş]

[mantık]

  • Belgit
  • Tanıt

    Herkes hücceti imzalamak için birbirini çiğnemeye başladı. - Necip Fazıl Kısakürek

DEFİHACET (Kelime Kökeni: Arapça defʿ + ḥācet)

[isim]

[eskimiş]

  • Küçük veya büyük abdest bozma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • defihacet etmek