Ca ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler
CA harfleri ile başlayan 7 harfli 20 kelime bulunuyor. Başında CA olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "ca ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Ca olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
CANFEZA19,
CAN (Kelime Kökeni: Farsça cān)
- İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
-
Yaşama, hayat
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. - Reşat Nuri Güntekin
-
Güç, dirilik
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. - Memduh Şevket Esendal
-
Kişi, birey
Benimle beraber dört canız. - Falih Rıfkı Atay
-
İnsanın kendi varlığı, özü
Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık. - Nazım Hikmet
-
Gönül
Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade - Karacaoğlan
-
Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar. - Asaf Halet Çelebi
-
Çok içten, sevimli, sevilen, şirin
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- cana (veya canına) can katmak
- cana gelecek mala gelsin
- cana kıymak
- can alacak nokta (veya yer)
- can alıp can vermek
- cana minnet saymak (veya bilmek)
- can atmak
- can başına sıçramak
- can baş üstüne
- can beslemek
- can boğazdan gelir (veya geçer)
- can borcunu ödemek
- can bostanda bitmez
- can bulmak
- can cana, baş başa
- can candan şirindir (veya tatlıdır)
- can canın yoldaşıdır
- can cümleden aziz
- can çekişmek
- can çekişmektense ölmek yeğdir
- can çıkmayınca (veya çıkmadan) huy çıkmaz
- candan geçmek
- can dayanmamak
- can derdinde olmak
- can derdine düşmek
- can gelmek
- canı acımak
- canı ağzına (veya boğazına) gelmek
- canı bayılmak
- canı burnuna (veya burnundan) gelmek
- canı burnundan çıkmak
- canı cana ölçmek
- canı canına (veya içine) sığmamak
- canı cehenneme
- canı çekilmek
- canı çekmek
- canı çıkasıca
- canı çıkmak
- canı çıksın!
- canı gelip gitmek
- canı gelmek
- canı gibi sevmek
- canı gitmek
- canı ile oynamak
- canı ile uğraşmak
- canı istemek
- canı isterse
- canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır
- canım
- canım ciğerim
- canım dese canın çıksın diyor sanmak
- canımın içi
- canımı sokakta bulmadım
- canına acımamak
- canına değmek
- canına ezan okumak
- canına geçmek (veya işlemek veya kâr etmek)
- canına kastetmek
- canına kıymak
- canına minnet (olmak)
- canına okumak
- canına rahmet
- canına susamak
- canına tak demek (veya etmek)
- canına tükürdüğümün (veya üfürdüğümün)
- canına yandığım (veya yandığımın)
- canına yetmek
- canından bezmek (veya bıkmak veya usanmak)
- canından geçmek
- canını acıtmak
- canını almak
- canını bağışlamak
- canını burnundan getirmek
- canını cehenneme göndermek (veya yollamak)
- canını çıkarmak
- canını dar atmak
- canını dişine almak (veya takmak)
- canının derdine düşmek
- canının içine sokacağı gelmek
- canını sıkmak
- canını sokakta bulmamak
- canını vermek
- canını yakmak
- canın isterse
- canı sağ olsun!
- canı sıkılmak
- canı yanan eşek, attan yüğrük olur
- canı yanmak
- canı yerine gelmek
- canı yok mu?
- can kalmamak
- can kaygısına düşmek
- canlar!
- can olmak
- can sıkmak
- can vermek
- can yakmak
Birleşik Kelimeler: can acısı, can alıcı, can arkadaşı, can bunaltısı, canciğer, can çabası, can damarı, can direği, can dostu, can düşmanı, can eriği, canevi, can feda, canfes, can havliyle, can korkusu, cankulağı, can kurban, cankurtaran, can kuşu, can noktası, can pahasına, can pazarı, can sağlığı, can sıkıntısı, can simidi, cansiparane, can sohbeti, can suyu, can tahtası, can yeleği, can yoldaşı, cana yakın, canı burnunda, canı cebinde, canıgönülden, canı pek, canı sıkkın, canı tatlı, canı tez, canıyürekten, canına düşkün, canla başla, babacan
CAMEKÂN (Kelime Kökeni: Farsça cāmekān)
-
Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin
Camekânı geniş ve nadir sanat eserleriyle dolu bir mağazaya girdik. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık
Camekânla bölünmüş bir kahve ocağı ile altı yedi masa vardı içeride. - Çetin Altan
- Limonluk
- Hamamlarda soyunulan camlı yer
-
Gözlük
Artık arkasına sığınacak bir camekânım da yok. - Halit Fahri Ozansoy
CARLAMA
- Carlamak işi
CAMLAMA
- Camlamak işi
CAMADAN (Kelime Kökeni: Farsça cāmedān)
-
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek
Sırtlarına da çuhadan, dar mı dar bir camadan geçirirler. - Salâh Birsel
- Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi
Ata Sözleri ve Deyimler
- camadanı fora etmek
- camadan vurmak
CABADAN
-
Bedavadan
Böyle cabadan verilen on paralık etiket pek sevindirirdi çocukları. - Çetin Altan
CAYIRTI
- Şiddetli yanma, yırtılma sırasında çıkan sesin adı
Ata Sözleri ve Deyimler
- cayırtı koparmak
- cayırtı vermek
- cayırtıyı basmak
CADILIK
-
Cadıya yakışır davranış, huysuzluk
Sizin cadılığınızın fitnesi dünyaya şimdiye kadar gelmemiştir. - Salâh Birsel
Ata Sözleri ve Deyimler
- cadılık etmek
CAZIRTI
-
Cazırdama sırasında çıkan sesin adı
Bütün gece kağnı arabalarının cazırtısını duydum. - Halikarnas Balıkçısı
CAZBANT (Kelime Kökeni: İngilizce jazz-band)
-
Caz müziği çalan orkestra
Kaldırımın nihayetinde bir cazbant sesi geliyor. - Peyami Safa
CANLICI
- Canlıcılık yanlısı olan
CAKASIZ
-
Cakası olmayan
Bak, bu ev, bizim vaktiyle alt katında oturduğumuz cakasız köşk. - Necip Fazıl Kısakürek
CANAVAR (Kelime Kökeni: Farsça cānāver)
-
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine / Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek - Faruk Nafiz Çamlıbel
-
Köpek balığı
Balıklara canavar hücum etmesin diye göz kulak olurmuş. - Sait Faik Abasıyanık
- Haşarı, yaramaz çocuk
- Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı
- Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse)
-
Herhangi bir şeye çok düşkün olan
Kurabiye canavarı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- canavar gibi
- canavar kesilmek
Birleşik Kelimeler: canavar düdüğü, canavar otu, ayaklı canavar, enflasyon canavarı, trafik canavarı
CADALOZ
- Çok konuşan, huysuz ve şirret (kadın)
- Çirkin, yaşlı (kadın)
CAVLAMA
- Cavlamak işi