Ca ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

CA harfleri ile başlayan 6 harfli 27 kelime bulunuyor. Başında CA olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ca ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Ca olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

CAFCAF24, CAMGÖZ23, CAĞLIK17, CAZGIR17, CAZSIZ17, CAYGIN16, CANFES16, CAMEVİ16, CAVLAK15, CANEVİ15, CAMSIZ15, CAMBAZ15, CAFERİ15, CARSIZ14, CANSIZ14, CANGIL14, CANDAŞ14, CAZİBE14, CARCUR13, CAKACI13, CARCAR12, CANİCE12, CAYMAK12, CARİYE11, CANDAN11, CAMLIK11, CAKALI10

CAKALI

[sıfat]

  • Cakası olan, caka ile yapılan, gösterişli

    Formalarımız cakalı değil, sonra ne de olsa baklava börekle büyümediğimiz için ilk bakışta biraz sıskaca duruyoruz ama. - Nazım Hikmet

CAR

[isim]

[halk ağzında]

  • Çağrı, tellal ile duyurma
  • İlan
  • Tehlike durumu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • car etmek

Birleşik Kelimeler: carcar, car car

[isim]

[halk ağzında]

  • Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III)

CANDAN

[sıfat]

  • İçten, yürekten, gönülden, samimi

    Candan arkadaşını bir başına bırakıp kaçıyor musun? - Nazım Hikmet

[zarf]

  • İçtenlikle, istekle, ilgiyle

    Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı. - Tarık Buğra

Birleşik Kelimeler: candan yürekten

CAMLIK

[isim]

  • Camlı çerçeve ile bölünmüş yer
  • Çiçek, sebze vb. bitkileri dış etkenlerden korumak için yapılmış küçük limonluk, camekân

CARCAR

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Geveze, yaygaracı

CAN (Kelime Kökeni: Farsça cān)

[isim]

  • İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
  • Yaşama, hayat

    Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. - Reşat Nuri Güntekin

  • Güç, dirilik

    Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. - Memduh Şevket Esendal

  • Kişi, birey

    Benimle beraber dört canız. - Falih Rıfkı Atay

  • İnsanın kendi varlığı, özü

    Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık. - Nazım Hikmet

  • Gönül

    Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade - Karacaoğlan

  • Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi

    Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar. - Asaf Halet Çelebi

[sıfat]

  • Çok içten, sevimli, sevilen, şirin

    Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cana (veya canına) can katmak
  • cana gelecek mala gelsin
  • cana kıymak
  • can alacak nokta (veya yer)
  • can alıp can vermek
  • cana minnet saymak (veya bilmek)
  • can atmak
  • can başına sıçramak
  • can baş üstüne
  • can beslemek
  • can boğazdan gelir (veya geçer)
  • can borcunu ödemek
  • can bostanda bitmez
  • can bulmak
  • can cana, baş başa
  • can candan şirindir (veya tatlıdır)
  • can canın yoldaşıdır
  • can cümleden aziz
  • can çekişmek
  • can çekişmektense ölmek yeğdir
  • can çıkmayınca (veya çıkmadan) huy çıkmaz
  • candan geçmek
  • can dayanmamak
  • can derdinde olmak
  • can derdine düşmek
  • can gelmek
  • canı acımak
  • canı ağzına (veya boğazına) gelmek
  • canı bayılmak
  • canı burnuna (veya burnundan) gelmek
  • canı burnundan çıkmak
  • canı cana ölçmek
  • canı canına (veya içine) sığmamak
  • canı cehenneme
  • canı çekilmek
  • canı çekmek
  • canı çıkasıca
  • canı çıkmak
  • canı çıksın!
  • canı gelip gitmek
  • canı gelmek
  • canı gibi sevmek
  • canı gitmek
  • canı ile oynamak
  • canı ile uğraşmak
  • canı istemek
  • canı isterse
  • canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır
  • canım
  • canım ciğerim
  • canım dese canın çıksın diyor sanmak
  • canımın içi
  • canımı sokakta bulmadım
  • canına acımamak
  • canına değmek
  • canına ezan okumak
  • canına geçmek (veya işlemek veya kâr etmek)
  • canına kastetmek
  • canına kıymak
  • canına minnet (olmak)
  • canına okumak
  • canına rahmet
  • canına susamak
  • canına tak demek (veya etmek)
  • canına tükürdüğümün (veya üfürdüğümün)
  • canına yandığım (veya yandığımın)
  • canına yetmek
  • canından bezmek (veya bıkmak veya usanmak)
  • canından geçmek
  • canını acıtmak
  • canını almak
  • canını bağışlamak
  • canını burnundan getirmek
  • canını cehenneme göndermek (veya yollamak)
  • canını çıkarmak
  • canını dar atmak
  • canını dişine almak (veya takmak)
  • canının derdine düşmek
  • canının içine sokacağı gelmek
  • canını sıkmak
  • canını sokakta bulmamak
  • canını vermek
  • canını yakmak
  • canın isterse
  • canı sağ olsun!
  • canı sıkılmak
  • canı yanan eşek, attan yüğrük olur
  • canı yanmak
  • canı yerine gelmek
  • canı yok mu?
  • can kalmamak
  • can kaygısına düşmek
  • canlar!
  • can olmak
  • can sıkmak
  • can vermek
  • can yakmak

Birleşik Kelimeler: can acısı, can alıcı, can arkadaşı, can bunaltısı, canciğer, can çabası, can damarı, can direği, can dostu, can düşmanı, can eriği, canevi, can feda, canfes, can havliyle, can korkusu, cankulağı, can kurban, cankurtaran, can kuşu, can noktası, can pahasına, can pazarı, can sağlığı, can sıkıntısı, can simidi, cansiparane, can sohbeti, can suyu, can tahtası, can yeleği, can yoldaşı, cana yakın, canı burnunda, canı cebinde, canıgönülden, canı pek, canı sıkkın, canı tatlı, canı tez, canıyürekten, canına düşkün, canla başla, babacan

CAYMAK

[-den]

  • Sözünden, kararından dönmek, vazgeçmek

    Yonca düşündü, önce annesiyle alışverişe gitmek istedi, sonra caydı. - Oktay Rifat

CARCUR

[zarf]

  • "Gelişigüzel konuşmak" anlamındaki carcur etmek deyiminde geçen bir söz

[isim]

[halk ağzında]

  • Fermuar

CAKACI

[sıfat]

  • Caka yapmayı seven

    Onlara göre ben sözde züppenin, cakacının biriyim. - Nazım Hikmet

CARSIZ

[sıfat]

  • Car (II) giymemiş olan

CANSIZ

[sıfat]

  • Canını yitirmiş, ölmüş

    Cansız bir kuş.

  • Canlı olmayan (varlık), camit

[zarf]

[mecaz]

  • Güçsüz, mecalsiz bir biçimde

    Nil'in deminden beri avucumun içinde cansız duran eli kımıldadı, parmaklarımı sıkıyor. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • İlgi uyandırmayan, sönük

    Cansız bir anlatış.

[mecaz]

  • Durgun

    Bu yıl buğday piyasası biraz cansız.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cansız düşmek

Birleşik Kelimeler: cansız hedef, kansız cansız

CANGIL

[isim]

  • Cengel

[mecaz]

  • Karışıklık, kargaşa

Birleşik Kelimeler: cangıl cungul

CAZ (Kelime Kökeni: İngilizce jazz)

[isim]

  • Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü

    Onlar alaturka dinlemek istiyor, siz caz dinlemek istiyormuşsunuz. - Çetin Altan

  • Bu müziği çalan orkestra

    Bunun lüks bir lokantası olacak hatta ileride bir caz bile temin edilecekti. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • caz yapmak

Birleşik Kelimeler: cazbant, caz takımı, teneke caz, toplu caz

CAVLAK

[sıfat]

  • Çıplak, tüysüz

    Arkasına fırlayan külahını ben elimle tutup cavlak kafasına geçirdim. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cavlağı çekmek

CAMSIZ

[sıfat]

  • Camı olmayan

    Çerçevesiz, camsız pencereden, ova ne durgun, ne mutlu görünüyor. - Halide Edip Adıvar