BÜKTÜRÜLMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

BÜKTÜRÜLMEK harflerini içeren 5 harfli 26 kelime bulunuyor. 5 harfli BÜKTÜRÜLMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

BÜRÜM12, BÜKÜM12, BÜRÜK11, BÜKÜK11, ÜTÜLÜ11, BÜKME10, TÜMÜR10, TÜRÜM10, ÜRÜME10, KÜTLÜ9, KÜTÜK9, RÜTBE9, TÜRLÜ9, TÜRKÜ9, TÜRBE9, TÜMEL8, ÜTMEK8, ÜRKME8, KÜTLE7, KÜREK7, KÜKRE7, KÜLEK7, KÜLTE7, TÜREL7, ÜLKER7, ÜRKEK7

KÜTLE (Kelime Kökeni: Arapça kutle)

[isim]

  • Katı maddelerin büyük parçası
  • Kitle

[fizik]

  • Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği

Birleşik Kelimeler: organik kütle

KÜREK

[isim]

  • Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç

    Ölünün cesedi üstüne atılan birkaç kürek toprak gibi hatırası üzerine kapanan birkaç satır yazı! - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Kürek cezası

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kürek çekmek
  • kürek kadar dili olmak

Birleşik Kelimeler: kürek ayaklılar, kürek cezası, kürek kemiği, kürek kürek, alabanda kürek, çalakürek, macun küreği

KÜKRE

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan)

KÜLEK

[isim]

  • Bal, yağ, yoğurt vb. şeyler koymaya yarar tahta kova

KÜLTE

[isim]

  • Külçe

[jeoloji]

  • Kayaç

[halk ağzında]

  • Demet, bağlam

Birleşik Kelimeler: kırıntı külte, püskürük külte

TÜREL

[sıfat]

  • Adalet ile ilgili olan

ÜLKER

[isim]

[gök bilimi]

  • Boğa takımyıldızı sınırları içinde bulunan, yedi parlak yıldız ve etrafındaki gaz katmanı ile güzel görünüm veren yıldız kümesi, Yedikızkardeş, Süreyya, Pervin

ÜRKEK

[sıfat]

  • Çok ürken, korkuya çabuk kapılan
  • Çekingen

    Kız, benzi uçmuş, yarı ürkek, yarı yalvarışlı gülümsüyordu ona. - Tarık Buğra

TÜMEL

[sıfat]

[felsefe]

[mantık]

  • Belli bir sınıfa bağlı bireylerin hepsini içine alan, külli
  • Bütün kapsamıyla alınmış olan (önerme), külli, tikel karşıtı

Birleşik Kelimeler: tümel kavram, tümel önerme

ÜTMEK

[-i]

[halk ağzında]

  • Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
  • Taze buğday veya mısırı ateşe tutup pişirmek

[-i]

[halk ağzında]

  • Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak

ÜRKME

[isim]

  • Ürkmek işi, tevahhuş

KÜTLÜ

[isim]

  • Çekirdekli, çiğitli pamuk

    Kütlüler ak öbeklerle ovaya yayılmıştı. - Yaşar Kemal

KÜTÜK

[isim]

  • Kalın ağaç gövdesi
  • Kesilmiş ağaç gövdesi

    Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti. - Refik Halit Karay

  • Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü

    Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var. - Memduh Şevket Esendal

  • Asma fidanı

    Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz. - Falih Rıfkı Atay

  • Resmî kayıt defteri
  • Nüfus kütüğü

[bilişim]

  • Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü

[madencilik]

  • Kütük demir

[mecaz]

  • Görgüsüz, kaba kimse

    Biraz sonra bizim kütük, kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kütüğe geçirmek
  • kütük gibi

Birleşik Kelimeler: kütük demir, cehennem kütüğü, inebolukütüğü, nüfus kütüğü, seçmen kütüğü, soy kütüğü, tapu kütüğü, yarma kütüğü

RÜTBE (Kelime Kökeni: Arapça rutbe)

[isim]

  • Mertebe, derece, paye

    Müfit vatandaş yetiştirmenin kutsi zevki de her rütbenin, her zevkin fevkinde değil midir? - Etem İzzet Benice

  • Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki

    Ben de nişancı taburunun subaylarını rütbeleriyle, isimleriyle bilirdim. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: rütbe indirimi, rütbe sıralaması, tenzilirütbe

TÜRLÜ

[sıfat]

  • Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif

[isim]

  • Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek

Birleşik Kelimeler: bin türlü, bir türlü, bu türlü, envaitürlü