BUYRULTU ile Oluşan Kelimeler (BUYRULTU Kelime Türetme)

BUYRULTU harflerinden oluşan 22 kelime bulunuyor. BUYRULTU kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Buyrultu kelimesinin anlamı nedir?" içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

BUYRULTU15

6 Harfli Kelimeler

BUYURU13, BUUTLU11

5 Harfli Kelimeler

BUYUR11, BUTLU9, BULUT9

4 Harfli Kelimeler

BUUT8, BURU8, UYUR8, YURT7, TULU6, UTLU6, LUTR5

3 Harfli Kelimeler

BUL6, BUT6, ULU5, TUL4, TUR4

2 Harfli Kelimeler

BU5, TU3, UR3, UT3

TU

[ünlem]

  • Tuh

    Tu, böyle mi olacaktı!

Birleşik Kelimeler: tu kaka

UR

[isim]

[tıp]

  • Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon

    Yalnız yağ birikintisinden ibaret bir bez, bir nevi ur, hayatı tehdit edecek bir şey değil! - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: ur kaplama, yağ uru

UT

[isim]

  • Utanma duygusu

Birleşik Kelimeler: ut açıcı, ut yeri

[isim]

[müzik]

  • Klasik Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, mızrapla çalınan bir çalgı

    Ferhunde, burada sevdiği bir ut muallimiyle evlenip bahtiyar olmuştu. - Reşat Nuri Güntekin

TUL (Kelime Kökeni: Arapça ṭūl)

[isim]

[eskimiş]

[gök bilimi]

  • Boylam

[matematik]

  • Uzunluk

Birleşik Kelimeler: tul derecesi

TUR (Kelime Kökeni: Fransızca tour)

[isim]

  • Dolaşma

    Yemekten sonra araba ile tura çıktık. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılan iş
  • Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılan seyahat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tura çıkmak
  • tur atlamak
  • tur atmak
  • tur bindirmek
  • turu geçmek

Birleşik Kelimeler: tur operatörü, götürü tur, paket tur, şehir turu

LUTR (Kelime Kökeni: Fransızca loutre)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Su samuru
  • Su samurundan elde edilen post

[sıfat]

  • Bu posttan yapılan

    İyi ama kışın arkanda lutr manto vardı. - Halide Edip Adıvar

ULU

[sıfat]

  • Erdemleri bakımından çok büyük, yüce

    Aile uluları arasında buna bir çare bulmak için dertleşmeler olur. - Reşat Nuri Güntekin

  • Çok yüksek, çok büyük olan (şey)

    Dökülen meyvelerinden fazla, açılmış çiçekleri bulunan bir ulu ağaç. - İbrahim Alâeddin Gövsa

BU

[sıfat]

  • Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz

    Hiçbiri bu çocukların eline su dökemez. - Ahmet Ümit

[zamir]

  • En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz

    Oysa bizi bekleyen yaşam bu değildi. - Reha Mağden

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bu abdestle daha çok namaz kılınır
  • bu denli
  • bu kadar
  • bu kadar kusur kadı kızında da bulunur
  • bu minval üzere
  • buna değdi (idi) buna değmedi (idi) demek
  • bunda bir iş var
  • bundan
  • bundan iyisi can sağlığı
  • bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
  • bu sıcağa kar mı dayanır?
  • bu yana

Birleşik Kelimeler: bu açıdan, bu arada, bu bakımdan, bu cümleden, bu gidişle, bu gözle, bu haysiyetle, bu kabîl, bu meyanda, bu sefer, bu takdirde, bu takım, bu türlü, bu yönden, bu yüzden, bununla beraber, bununla birlikte, işbu, o bu, şu bu

TULU (Kelime Kökeni: Arapça ṭulūʿ)

[isim]

[eskimiş]

  • Güneşin doğması, doğuşu

UTLU

[sıfat]

  • İffetli

BUL

[isim]

  • Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta

BUT

[isim]

  • İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü
  • Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü

Birleşik Kelimeler: kaba but, kadınbudu

YURT

[isim]

  • Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan

    Türk yurduna Türkiye denir.

  • Memleket

    Gerideki yurdunu on beş günden fazla boş bırakmak istemez. - Falih Rıfkı Atay

  • Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum

    Güçsüzler yurdu.

  • Göçebe Türklerin oturduğu çadır
  • Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer

    Öğrencilerin bir bölümü, ilk yılı yurtta geçirse bile ikinci yıldan başlayarak eve çıkmayı yeğler. - Ahmet Cemal

[mecaz]

  • Diyar

    Bu köy pehlivanlar yurdudur.

[mecaz]

  • Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan

[halk ağzında]

  • Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer

[eskimiş]

  • Sahip olunan arazi, emlak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yurt edinmek (veya tutmak)

Birleşik Kelimeler: yurt bilgisi, yurt dışı, yurt içi, yurt özlemi, yurtsever, ana yurt, yer yurt, baba yurdu, bakım yurdu, biçki dikiş yurdu, biçki yurdu, düşkünler yurdu, öğrenci yurdu, sağlık yurdu, yaşlılar yurdu, yetiştirme yurdu

BUUT (Kelime Kökeni: Arapça buʿd)

[isim]

[eskimiş]

[matematik]

  • Boyut
  • Uzunluk

BURU

[isim]

[halk ağzında]

  • Sancı, buruntu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • burusu tutmak (veya tutulmak)