Bur ile Biten 6 Harfli Kelimeler
BUR ile biten 6 harfli 7 kelime bulunuyor. Sonu BUR olan 6 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Bur ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde Bur olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
KALBUR (Kelime Kökeni: Arapça ġirbāl)
- Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalbura çevirmek
- kalbura dönmek
- kalburdan geçirmek
- kalbur gibi
- kalburla su taşımak
Birleşik Kelimeler: kalburabastı, kalbur kemiği, kalburüstü, mısır kalburu
NALBUR (Kelime Kökeni: Arapça naʿl + Farsça -ber)
- At nalı yapan demirci
- Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse, hırdavatçı
ETOBUR
- Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, omurgalı, memeli (hayvan), etçil, karnivor
KAMBUR
- Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur
-
Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı
Bu genç bir deve idi. Semeri yoktu. Çok tüylü kamburu meydandaydı. - Ömer Seyfettin
- Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme
- Ütü yastığı
-
Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse)
Omuzları çökmüş, kambur bir dilenciye benzetiyorum kendimi. - Ahmet Ümit
- Sıkıntı, dert
Ata Sözleri ve Deyimler
- kambura yatmak
- kamburu çıkmak
- kamburunu çıkarmak
- kambur üstüne kambur (veya kambur kambur üstüne)
Birleşik Kelimeler: kambur felek, kambur zambur
TAMBUR (Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūr)
-
Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay veya mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı
Eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu. - Attila İlhan
Birleşik Kelimeler: tambur majör, manyetik tambur, yaylı tambur
- Silindir biçiminde kap
Birleşik Kelimeler: halat tamburu
OTOBUR
- Otla beslenen (hayvan), otçul, bitkicil, herbivor
MECBUR (Kelime Kökeni: Arapça mecbūr)
-
Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan
Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz. - Ruşen Eşref Ünaydın
- Bağlı, düşkün, tutkun
Ata Sözleri ve Deyimler
- mecbur etmek
- mecbur kalmak (veya olmak)
- mecbur tutmak