BULUTLANIVERME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
BULUTLANIVERME harflerini içeren 5 harfli 113 kelime bulunuyor. 5 harfli BULUTLANIVERME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Bulutlanıverme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Bulutlanıverme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
BAVLI14,
ANELE (Kelime Kökeni: İtalyanca anello)
- Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka
ANTRE (Kelime Kökeni: Fransızca entrée)
-
Giriş
Bir müddet sonra her ikisi de büyük antreden çıkıp kaybolurlar. - Ahmet Muhip Dranas
- Başlangıç yemeği
ENTEL (Kelime Kökeni: Fransızca intellectuelle'den)
- Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
-
Sahte aydın
Gençlerin bazıları entellerle birlikte olmaktan gurur duyduklarını söylüyorlar. - Tomris Uyar
Ata Sözleri ve Deyimler
- entel takılmak
LANET (Kelime Kökeni: Arapça laʿnet)
-
Tanrı'nın merhametinden yoksun olma
Başıma yağan bu ana laneti beni ürpertiyor. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Kötü, berbat, çok kötü
Lanet bir adam.
-
Bir ilenme sözü
Lanet, filozofum diyerek ortaya çıkıp Allah'a ve kullara karşı hezeyan eden tımarhanelik herifler! - Ömer Seyfettin
Ata Sözleri ve Deyimler
- lanet etmek
- lanet okumak
- lanet olsun!
NELER
-
çok ve çeşitli şeyler
Bugün neler gördük.
Ata Sözleri ve Deyimler
- ne âlem
- ne âlemde?
- ne alıp veremiyor?
- ne arar (veya onda ... ne gezer)
- ne arıyor
- ne biçim?
- ne buyrulur?
- ne çare
- ne çıkar
- ne çiçektir, biliriz
- ne dedim de
- ne demek?
- ne demek olsun
- ne demeye
- ne denir (veya dersin)
- ne denli
- ne de olsa
- ne dese beğenirsin?
- nedir ki
- ne diye?
- ne ekersen onu biçersin
- ne fayda
- ne gam
- ne gezer
- ne gibi?
- ne gözle bakmak
- ne güne duruyor?
- ne günlere kaldık!
- ne haber?
- ne hacet
- ne haddine!
- ne hâlde?
- ne hâli varsa görsün
- ne hikmetse (veya hikmettir)
- ne idiği belirsiz
- ne imiş?
- ne ise
- ne istediğini bilmek
- ne iyi!
- ne kadar
- ne kadar olsa
- ne kadar varsa
- ne lazım
- neler de neler, maydanozlu köfteler
- neler neler
- ne mal olduğunu bilmek (veya anlamak)
- ne mene
- ne menem
- ne mümkün
- ne münasebet!
- ne o?
- ne olacak!
- ne olduğunu bilememek
- ne oldum delisi olmak
- ne olur (veya olursun veya olursunuz)
- ne olursa olsun
- ne oluyor?
- ne pahasına olursa olsun
- ne söylüyorsun?
- ne var ki
- ne yaparsın (veya yapmalı) ki
- ne yapıp yapıp
- ne yaptığını bilmemek
- ne yazar
- ne yazık ki
- neye uğradığını bilememek (veya anlamamak veya şaşırmak)
- neyin nesi (kimin fesi)
- neyleyim
- neymiş
- ne yüzle
ARTIN
- Katyon
ANTLI
- Ant içmiş
- Ant içirilmiş
ALLEM
-
`Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer
Nitekim allem ettiler, kallem ettiler, beni buradan mahrum etmek için her şeyi yaptılar. - Necip Fazıl Kısakürek
AMELE (Kelime Kökeni: Arapça ʿamele)
-
Gündelikle çalışan işçi
Tuğla harmanındaki ameleler etrafı aradılar. - Sait Faik Abasıyanık
Birleşik Kelimeler: amele pazarı, amele taburu, amele yanığı, tanzifat amelesi
ALTLI
-
Altı olan
Düz altlı ev iskarpinlerini çıkararak ayaklarını çekti. - Refik Halit Karay
Birleşik Kelimeler: altlı üstlü
ALTIN
- Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au)
-
Bu elementten yapılmış
Kolundaki altın künye, okuduğu kâğıdın üzerine sürtünüyor. - Ahmet Ümit
-
Altından yapılmış sikke
Çocuğa bir altın taktı.
-
Üstün nitelikli, değerli
Altın ses.
Ata Sözleri ve Deyimler
- altın adını bakır etmek
- altın adı pul oldu, kız adı dul oldu
- altın anahtar her kapıyı açar
- altın ateşte, insan mihnette belli olur
- altın eli bıçak kesmez
- altın eşik gümüş eşiğe muhtaç olur
- altın gibi
- altının kıymetini sarraf bilir
- altın kesmek
- altın leğene kan kusmak
- altın pas tutmaz
- altın top gibi
- altın tutsa toprak olur (veya altına yapışsa elinde bakır kesilir)
- altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz
- altın yere düşmekle pul olmaz
- altın yumurtlayan tavuk
Birleşik Kelimeler: altın adam, altınbaş, altınbeşik, altın bilezik, altın böcek, altın çağ, altın çağı, altın gol, altın kaplama, altın keseği, altın kökü, altın küpü, altınoluk, altın otu, altın rengi, altın saatler, altın sarısı, altın suyu, altıntop, altın varak, altın yağmurcun, altın yakalı, altın yıl, altın yürekli, çeyrek altın, tam altın, yarım altın, cumhuriyet altını, fındık altını
ETMEN
- Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
ENLEM
- Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
Birleşik Kelimeler: enlem dairesi
EMARE (Kelime Kökeni: Arapça emāre)
-
Belirti, iz, ipucu
Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
ILTAR
- Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir