BOZUVERMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
BOZUVERMEK harflerini içeren 5 harfli 24 kelime bulunuyor. 5 harfli BOZUVERMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
MEVZU16,
ERMEK
-
Erişmek
Nereden geldiğini anlamadığı bir ataklığa ermişti. - Necati Cumalı
- Kavuşmak
-
Yetişip dokunmak
Eli tavana ermek.
- İnsan veya bitki büyüyüp gelişmek, yetişmek
-
Ürün olgunlaşmak
Arpalar erdi de gelin, girdik yolmaya - Halk türküsü
- Kendini Tanrı yoluna vermiş kimse insanüstü kutsal bir aşamaya erişmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- erdiğine erer, ermediğine taş atar
Birleşik Kelimeler: aşermek
KEREM (Kelime Kökeni: Arapça kerem)
- Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet
-
Bağış olarak verme, iyilik, cömertlik, eli açıklık, lütuf
Bir başka kerem beklemez artık gelecekten. - Yahya Kemal Beyatlı
Ata Sözleri ve Deyimler
- kerem buyurun (veya eyleyin)
- kerem etmek
Birleşik Kelimeler: kerem sahibi
KEMER (Kelime Kökeni: Farsça kemer)
-
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı. - Peyami Safa
- Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü
- Emniyet kemeri
-
Tümsekli
Kemer burun.
-
Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı
Kaş kemeri. Damak kemeri. Ayak kemeri.
- Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı
-
İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı. - Oğuz Atay
- Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak
Ata Sözleri ve Deyimler
- kemer (veya kemerini) sıkmak
- kemeri dolu olmak
Birleşik Kelimeler: kemer bağlama, kemer gözü, kemer patlıcanı, bel kemeri, emniyet kemeri, su kemeri
- Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- Burdur iline bağlı ilçelerden biri
KEMRE
- Gübre, tezek
- Deride kalınlaşmış kir tabakası
- Başta olan kepek
Ata Sözleri ve Deyimler
- kemre bağlamak
MEREK
- Samanlık, odunluk, hayvan yemi deposu veya ahır
KROME (Kelime Kökeni: Fransızca chromé)
-
Kromdan yapılmış veya kromla kaplanmış
Kolundaki krome saate göz attı. - Refik Halit Karay
MORUK (Kelime Kökeni: Ermenice)
-
Gençlere göre yaşlı anne, baba
Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış. - Sait Faik Abasıyanık
- Yaşlı erkek
OKUME (Kelime Kökeni: Latince)
- Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
ZEKER (Kelime Kökeni: Arapça ẕeker)
- Erkeklik organı
BORUK
- Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot
EZMEK
-
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
Ben kendi hesabıma aruzu bir bal mumu gibi ezer, oynar, istediğim şekle sokardım. - Enis Behiç Koryürek
-
Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek
Rüzgârın içinde birbirini ezercesine kaçıştılar. - Sait Faik Abasıyanık
-
Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek
Şerbet için şeker ezmek. Boya ezmek.
-
Üzmek, sıkıntıya sokmak
Seven kalbi ezmek, sevmeyen kalbi durdurmaktan daha affedilmez bir cinayettir. - Aka Gündüz
-
Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak
Bu yol hayvanı ezdi.
-
Yenmek, sindirmek
Düşmanı ezmek.
-
Harcamak
Paraları bir haftada ezerim. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- ez de suyunu iç
- ezip büzmek
Birleşik Kelimeler: ezimevi, elezer, özezer, karıncaezmez
OBRUK
- Çok yemek yiyen, çok iştahlı
- İçbükey
- İçinde su biriken çukur yer, doğal kuyu
BEZEK
- Süs, ziynet
- Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri
EZBER (Kelime Kökeni: Farsça ezber)
-
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma
Ezberi düşünmekten, söylediklerimizin anlamını düşünmezdik. - Çetin Altan
- Ezberleme ve akılda tutma yeteneği
- Ezber edilecek ders
Ata Sözleri ve Deyimler
- ezber bozmak
- ezber etmek
- ezberinde olmak
- ezber okumak
KEBZE
- Kürek kemiği