BİYOKİMYASAL Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

BİYOKİMYASAL harflerini içeren 6 harfli 37 kelime bulunuyor. 6 harfli BİYOKİMYASAL kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

BOYLAM12, BOYAMA12, BALYOS12, BAYSAL11, BAYMAK11, SOYMAK11, YAYMAK11, AMBOLİ10, BİSMİL10, BAMAKO10, BASMAK10, BALSAM10, MİKYAS10, MALABO10, OYSAKİ10, OYLAMA10, SAYMAK10, YİLBİK10, YOLMAK10, YAYLAK10, YASMAK10, BASKİL9, MABLAK9, MASİKO9, SOLMAK9, SOMAKİ9, SAYKAL9, İSLAMİ8, KALOMA8, MİSKAL8, MASLAK8, OKLAMA8, SALMAK8, ASİLİK7, LİMAKİ7, MİKAİL7, MALİKİ7

ASİLİK

[isim]

  • Başkaldırıcılık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • asilik etmek

LİMAKİ (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe

MİKÂİL (Kelime Kökeni: Arapça mīkāʾīl)

[isim]

[din bilgisi]

  • Tanrı buyruğu ile, insanların rızkını dağıtmakla ve doğa olaylarının gerçekleşmesini sağlamakla görevli melek

MALİKİ (Kelime Kökeni: Arapça mālikī)

[isim]

[din bilgisi]

  • İslamiyette dört Sünni mezhepten biri
  • Bu mezhepten olan kimse

İSLAMİ (Kelime Kökeni: Arapça islāmī)

[sıfat]

  • İslam diniyle ilgili olan
  • İslama uygun olan

KALOMA (Kelime Kökeni: İtalyanca caloma)

[isim]

[denizcilik]

  • Demir atmış bir geminin zincirinin su içindeki bölümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaloma etmek (veya vermek)

MİSKAL (Kelime Kökeni: Arapça mis̱ḳāl)

[isim]

[eskimiş]

[matematik]

  • 4,810 gram olan bir ağırlık ölçü birimi

    Miskal, inci ölçmekte kullanılan bir ağırlık birimiydi. - Selçuk Erez

MASLAK (Kelime Kökeni: Arapça maṣlāḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Sürekli su akan boru

    İlerideki maslaktan su doldurmaya giden simsiyah bir zenci kızının yakasından asıldı. - Osman Cemal Kaygılı

  • Boruları aşırı basınçtan korumak amacıyla su yolu üzerinde yapılan içi su dolu hazne
  • Büyük yalak

OKLAMA

[isim]

  • Oklamak işi
  • Hedef noktaları dairesel olarak belirlenmiş nişan tahtasına küçük okların atılmasıyla oynanan bir oyun türü

SALMAK

[-e]

[-i]

  • Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek

    Derhâl kapının zincirini salıvererek kanadı arkasına kadar açtı. - Ercüment Ekrem Talu

  • Yollamak, göndermek

    Bununla beraber peşine adam salmak gerekir. - Aka Gündüz

  • Koymak, katmak

    Halk ruhunun benliğinizde yeniden uyanıp hararetini gönlünüze saldığını duyarsınız. - Refik Halit Karay

  • Sürmek

    Bunun içindir ki dal budak saldı, yemiş vermeye başladı. - Ruşen Eşref Ünaydın

  • Uğratmak

    Başını derde salmak.

  • Vergi yüklemek

    Ona elli bin lira salmışlar.

  • Üzerine yürütmek

    Tazıyı tavşana salmak.

[-e]

  • Saldırmak

    Aç kurt, yılana da salar, taşa da, dedi. - Memduh Şevket Esendal

  • Sarkıtmak

    Soğutmak için kuyuya su kabı saldı.

[denizcilik]

  • Gemi demir üzerinde dört yana dönmek

[-i]

[mecaz]

  • Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek

Birleşik Kelimeler: salıvermek, salıverilmek

BASKİL

[isim]

  • Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri

MABLAK (Kelime Kökeni: Arapça miblaʿ)

[isim]

[eskimiş]

  • Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet
  • Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe

MASİKO (Kelime Kökeni: Fransızca massicot)

[isim]

[kimya]

  • Rengi kırmızı ile sarı arasında değişen, doğal kurşun oksit (PbO)

SOLMAK

[nesnesiz]

  • Rengini yitirmek, rengi uçmak

    Sen, yüzü beyaz güller gibi solan / Adın ve senin? - Turan Oflazoğlu

  • Tazeliğini, diriliğini veya parlaklığını yitirmek

    Kuşlar ağlıyor, çiçekler soluyor, yapraklar dökülüyor, ufuklar kararıyordu. - Ömer Seyfettin

SOMAKİ (Kelime Kökeni: Arapça summāḳī)

[isim]

[mineraloji]

  • Kızıl veya yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer

[sıfat]

  • Bu mermerden yapılmış

    Az sonra kraliçenin yeşil somaki banyosunda idim. - Refik Halit Karay