BEŞİNCİLİK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

BEŞİNCİLİK harflerini içeren 6 harfli 21 kelime bulunuyor. 6 harfli BEŞİNCİLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

BİNİCİ11, BİLİCİ11, BEŞLİK11, BENCİL11, EKİNCİ9, EKŞİLİ9, İNİŞLİ9, İŞKİNE9, İKİNCİ9, İLENİŞ9, İLİŞİK9, İLİŞKİ9, İLKECİ9, ŞİKELİ9, ŞİİLİK9, ŞENLİK9, BİNLİK8, BİKİNİ8, BENLİK8, İBİKLİ8, İLİNEK6

İLİNEK

[isim]

[felsefe]

  • Bir şeye zorunluluk sonucu bağlı olmayan, onun özünde bulunmayan, rastlantı ile olan nitelik, araz

BİNLİK

[isim]

  • Bin birimden oluşan para
  • Yaklaşık üç litrelik büyük şişe

[sıfat]

  • Bin tanesi bir arada olan

Birleşik Kelimeler: beş binlik, elli binlik, on binlik, yirmi binlik, yüz binlik

BİKİNİ (Kelime Kökeni: Fransızca bikini)

[isim]

  • Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi

BENLİK

[isim]

  • Bir kimsenin öz varlığı, kişiliği, onu kendisi yapan şey, kendilik, şahsiyet

    Küçük veya büyük çapta ama mutlaka dürüst, namuslu bir iş adamı olmak hırsı bütün benliğini sardı. - Tarık Buğra

  • Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün görme, kibir, gurur

Ata Sözleri ve Deyimler

  • benliğinden çıkmak
  • benliği yoğurmak

Birleşik Kelimeler: benlik çatışması, benlik davası, benlik ikileşmesi, benlik yitimi

İBİKLİ

[sıfat]

  • İbiği olan

    Ak, kırmızı ibikli cins tavuklar vardı gözünün önünde. - Oktay Rifat

EKİNCİ

[isim]

[halk ağzında]

  • Tahıl yetiştirip satan kimse

EKŞİLİ

[sıfat]

  • İçinde ekşisi bulunan

Birleşik Kelimeler: ekşili çorba

İNİŞLİ

[sıfat]

  • İnişi olan, bayır aşağı

Birleşik Kelimeler: inişli çıkışlı, inişli yokuşlu

İŞKİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Taş balığı

İKİNCİ

[sıfat]

  • İki sayısının sıra sıfatı
  • Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen

    En fazla leylak ağaçlarını seviyordum, hele biri boyuma yakın olanı, âdeta ikinci odamdı. - Emine Işınsu

  • Değer ve kalitece birinciden sonra gelen

    Evde pişirip yedikleri çikolatanın kalitesi ikinci idi. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yeni, bir başka

[isim]

  • Birinciden sonra gelen kimse veya nesne

    Yeni ilişkisinden son derece hoşnut ve ilk bebeğine veremediği tüm sevgiyi ikincisine vermekte kararlıydı. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikinci gelmek
  • ikinci plana düşmek

Birleşik Kelimeler: ikinci ayak, ikinci bahar, İkinci Çağ, ikinci el, ikinci ferik, ikinci kaptan, ikinci sınıf, ikinci yarı, İkinci Zaman, ikinci zar

İLENİŞ

[isim]

  • İlenme işi

İLİŞİK

[sıfat]

  • İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut

    Belgeler dilekçeye ilişik olarak sunuldu.

  • Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait

    Listelere ilişik açıklama, sabaha karşı aldığı bir telgraf kadar şaşırtıcıydı. - Necati Cumalı

[isim]

  • Ek

    Ayrıntılar ilişikte yazılıdır.

[isim]

  • İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet

    Allah seni inandırsın, hiçbir ilişiğim yoktu o işte. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ilişiği kalmamak
  • ilişiğini kesmek
  • ilişiği olmamak

İLİŞKİ

[isim]

  • İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas

    Arkadaşlık ve dostluk şeklinde bile bir ilişki aramadığını kesinlikle anlatacaktı. - Halide Edip Adıvar

  • Bağlantı, temas

    Kar yağınca köylerle ilişki kesildi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ilişki kurmak
  • ilişkiye girmek

Birleşik Kelimeler: kişiler arası ilişki, sosyal ilişki, toplumsal ilişki, yasak ilişki, ahbap çavuş ilişkisi, üretim ilişkileri

İLKECİ

[isim]

  • İlkelerine bağlı kimse

ŞİKELİ

[sıfat]

  • Danışıklı (spor karşılaşması)