Bet ile Biten Kelimeler

BET ile biten 41 kelime bulunuyor. Sonu BET olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Bet kelimesinin anlamı nedir? Bet ile başlayan kelimeler. İçinde bet olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

DİYARIGURBET24

9 Harfli Kelimeler

HOŞSOHBET25, MÜNASEBET15

8 Harfli Kelimeler

GAYBUBET19, MUHABBET18, İLELEBET10

7 Harfli Kelimeler

GUDUBET17, MÜEBBET14, MEHABET14, SAHABET14, ŞEBABET14, DİYABET13, GARABET13, HİTABET13, MUSİBET12, NECABET12, CENABET12, NİYABET11, RUTUBET11, TABABET11, SALABET10, KİTABET9, KARABET9, REKABET9

6 Harfli Kelimeler

GIYBET15, RAĞBET15, HEYBET14, SOHBET14, GURBET13, İCABET11, KÜMBET11, ŞERBET11, UKUBET10, AKIBET9, İSABET9, NİKBET8

5 Harfli Kelimeler

BET13, MABET8, ELBET7

4 Harfli Kelimeler

EBET6

3 Harfli Kelimeler

BET5

BET

[isim]

  • Beniz kelimesi ile birlikte, `yüz rengi` anlamında ikileme oluşturan bir söz
  • Bereket kelimesi ile birlikte `bolluk` anlamında ikileme oluşturan bir söz

    Ucuzluklarına hayret ettiğimiz her çeşit satıcılar, o bet bereket nereye kaybolmuş? - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • beti benzi atmak (veya solmak veya uçmak veya kül kesilmek veya kireç kesilmek)
  • beti benzi kalmamak
  • beti bereketi kalmamak (veya kaçmak)

EBET (Kelime Kökeni: Arapça ebed)

[isim]

[eskimiş]

  • Sonu olmayan gelecek zaman, sonsuzluk

    İşte bu, ezelden bilinmemiş, ebede kadar bilinmeyecektir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Birleşik Kelimeler: ezel ebet

ELBET (Kelime Kökeni: Arapça elbet)

[zarf]

  • Elbette

    Gelirken de elbet bir şeyler getiriyor yanında. - Elif Şafak

NİKBET (Kelime Kökeni: Arapça nekbet)

[isim]

[eskimiş]

  • Talihsizlik, felaket

    Siyasi ikbal veya nikbet yellerine göre yön alan bir huy sahibi olduğunu bilirdim. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Düşkünlük

MABET (Kelime Kökeni: Arapça maʿbed)

[isim]

[din bilgisi]

  • Tapınak

    Bütün mabetler içinde güneşten ilk ışık alan camidir. - Ahmet Haşim

[mecaz]

  • Özel bir konuda, sevgi ve saygı ile bağlanmanın ortaya konulduğu yer

    Burası jüri heyetinin toplanacağı mukaddes sanat mabedidir. - Halit Fahri Ozansoy

Birleşik Kelimeler: mabet ağacı

KİTABET (Kelime Kökeni: Arapça kitābet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yazmanlık, kâtiplik
  • Kompozisyon, tahrir

KARABET (Kelime Kökeni: Arapça ḳarābet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yakınlık
  • Hısımlık

REKABET (Kelime Kökeni: Arapça reḳābet)

[isim]

  • Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış

    Bu seferki kovuluşun sebebi meslek rekabeti değil, meslek ahlakı idi. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rekabet etmek

Birleşik Kelimeler: ezelî rekabet

AKIBET (Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳibet)

[isim]

  • Bir iş veya durumun sonu, sonuç

    Diğerlerinin akıbetlerini bilmiyorum. - İhsan Oktay Anar

[zarf]

  • Sonunda, önünde sonunda

    Kurdun oğlu akıbet kurt olur, demiş ve bu söz beş muallimin meslek ve ilim haysiyetine dokunmuştur. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akıbetine uğramak

İSABET (Kelime Kökeni: Arapça iṣābet)

[isim]

  • Hedefe varma, hedefi vurma

    Bir kurşun isabetiyle öldü.

  • Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma
  • Öneri, düşünce veya söz yerinde olma

    Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır. - Salâh Birsel

  • Yanılmama
  • Güzel rastlantı

    Bize uğramanız isabet, biz de sizi arıyorduk.

[ünlem]

  • `Çok güzel, iyi oldu` anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • isabet almak
  • isabet etmek
  • isabet oldu

İLELEBET (Kelime Kökeni: Arapça ilā'l-ebed)

[zarf]

  • Sonsuza değin, sonsuzluğa kadar, sürgit

    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. - Atatürk

SALABET (Kelime Kökeni: Arapça ṣalābet)

[isim]

[eskimiş]

  • Katılık, sağlamlık

    Eski cumhurbaşkanı kendi görüşü uzantısında böyle bir salabet örneği vermişti. - Haldun Taner

UKUBET (Kelime Kökeni: Arapça ʿuḳūbet)

[isim]

[eskimiş]

  • Ceza

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Çok çirkin

NİYABET (Kelime Kökeni: Arapça niyābet)

[isim]

[eskimiş]

  • Naiplik

RUTUBET (Kelime Kökeni: Arapça ruṭūbet)

[isim]

  • Nem

    Karanlıkta duyduğumuz çam kokularına artık yakınlaştığımız denizin rutubeti karışıyordu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver