BEKTAŞİKAVUĞU Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

BEKTAŞİKAVUĞU harflerini içeren 5 harfli 47 kelime bulunuyor. 5 harfli BEKTAŞİKAVUĞU kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

AŞEVİ14, ŞEKVA14, VAŞAK14, KAVUK12, KAVUT12, TAVUK12, KAVAK11, KAVAT11, ŞUBAT11, TEVKİ11, TAKVA11, TAVİK11, VAKİT11, VATKA11, AKBAŞ10, BİŞEK10, BEŞİK10, BAŞTA10, BAŞKA10, BAŞAT10, BAŞAK10, KUŞKU10, ŞAİBE10, AKKUŞ9, KUŞET9, KUŞAK9, ATAŞE8, AKTAŞ8, BUTİK8, BUKET8, KUBAT8, KABUK8, KEŞİK8, KEŞKİ8, ŞAKAK8, TAŞAK8, AKABE7, BİTEK7, BETİK7, BATİK7, BATAK7, İBATE7, KABAK7, TABAK7, TEBAA7, AKAİT5, TAKKE5

AKAİT (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳāʾid)

[isim]

[din bilgisi]

  • Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü
  • Bu kuralları toplayan kitap

TAKKE (Kelime Kökeni: Arapça ṭāḳiye)

[isim]

  • İnce kumaştan dikilmiş veya ipten örülmüş, çoğunlukla yarım küre biçiminde başlık

    Yatarken beyaz gecelik entarisini giyer ve başına da küçücük gecelik takkesini geçirirmiş. - Abdülhak Şinasi Hisar

[mimarlık]

  • Yarım küre biçimindeki kubbenin üst bölümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • takke düştü, kel göründü

AKABE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳabe)

[isim]

  • Tehlikeli, sarp ve zor geçit

BİTEK

[sıfat]

  • Verimli

BETİK

[isim]

  • Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula

    Kanılarımız, rengimiz, görüşümüz betikte belirecek. - Haldun Taner

BATİK (Kelime Kökeni: Fransızca batik)

[isim]

  • Kumaş, deri veya kâğıt süslemede kullanılan bir yöntem
  • Bu yöntemle hazırlanmış kumaş

[sıfat]

  • Bu kumaştan yapılan (giysi)

BATAK

[isim]

  • Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak

    İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar. - Falih Rıfkı Atay

  • Kötü durum, içinden çıkılmaz iş

    Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu. - Reşat Nuri Güntekin

  • Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu

[sıfat]

[mecaz]

  • Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • batağa saplanmak

Birleşik Kelimeler: batakhane, karabatak

İBATE (Kelime Kökeni: Arapça ibāte)

[isim]

[eskimiş]

  • Barındırma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ibate etmek

Birleşik Kelimeler: iaşe ve ibate

KABAK

[isim]

[bitki bilimi]

  • Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita)

[bitki bilimi]

  • Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü
  • Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile

[müzik]

  • Kabak kemane

    Siperin içinde birkaç nefer ayakta ileriye bakıyor, öbürleri aşağı oturmuş konuşuyorlar, gülüyorlar, türkü söylüyorlar, kabak çalıyorlar. - Ömer Seyfettin

[sıfat]

  • Ham, tatsız (kavun, karpuz)

[sıfat]

  • Tüysüz, dazlak

    Kaba kabak gibi tıraşlı! - Halide Edip Adıvar

[sıfat]

  • Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği)

[sıfat]

[mecaz]

  • Bilgisiz, görgüsüz, kaba

[halk ağzında]

  • Kısa boynuzlu hayvan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabak (birinin) başına (veya başında) patlamak
  • kabak çıkmak
  • kabak gibi

Birleşik Kelimeler: kabak çekirdeği, kabak çiçeği, kabak dolması, kabak elması, kabak kafalı, kabak kemane, kabak tadı, kabak tatlısı, başı kabak, armut kabağı, asma kabağı, bal kabağı, barut kabağı, boru kabağı, helvacı kabağı, kantar kabağı, kestane kabağı, sakız kabağı, su kabağı, testi kabağı, yan kabağı

TABAK (Kelime Kökeni: Arapça ṭabaḳ)

[isim]

  • Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap

    Kadın masaya tabak, kaşık koyuyor. - Aka Gündüz

[sıfat]

  • Bu kabın alacağı miktarda olan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tabak gibi

Birleşik Kelimeler: kayık tabak, balık tabağı, çorba tabağı, iftar tabağı, kahve tabağı, ordövr tabağı, piyata tabağı, servis tabağı

[isim]

  • Sepici

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tabak sevdiği deriyi taştan taşa (veya yerden yere) çalar

Birleşik Kelimeler: tabakhane

TEBAA (Kelime Kökeni: Arapça tebaʿa)

[isim]

[eskimiş]

[hukuk]

  • Uyruk

    Şüphesiz tebaasını mesut eden, koruyan bir kral da değerli bir insandır. - Mehmet Kaplan

ATAŞE (Kelime Kökeni: Fransızca attaché)

[isim]

  • Bir elçiliğe bağlı uzman, elçilik uzmanı

    Elçilik ataşelerinde yüzde otuz azaltılmaya gidilmelidir. - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: askerî ataşe, ticari ataşe, basın ataşesi, deniz ataşesi, ticaret ataşesi

AKTAŞ

[isim]

[mineraloji]

  • Lüle taşı

BUTİK (Kelime Kökeni: Fransızca boutique)

[isim]

  • Giyim ve süs eşyası satılan dükkân

Birleşik Kelimeler: butik otel

BUKET (Kelime Kökeni: Fransızca bouquete)

[isim]

  • Çiçek demeti

    Beyaz zambaklar etrafına sıralanmış nadir yapraklarla buket fevkalade zarifti. - Kemal Bilbaşar