BAŞMÜZAKERECİ Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler
BAŞMÜZAKERECİ harflerini içeren 6 harfli 50 kelime bulunuyor. 6 harfli BAŞMÜZAKERECİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
MÜZECİ15,
ERİMEK
-
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek
Şeker suda erir.
-
Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek
Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık
- Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak
-
Çok zayıflamak
Günden güne eriyen Kerime'yi, o tek kardeşimi kurtarabilirim ümidiyle size koştum. - Aka Gündüz
- Utancından çok sıkılmak
-
Yok olmak, bitmek, tükenmek
Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. - Refik Halit Karay
Ata Sözleri ve Deyimler
- eriyip bitmek
- eriyip gitmek
Birleşik Kelimeler: erim erim
KARAİM (Kelime Kökeni: İbranice)
- Çoğu Türk soyundan olan ve genellikle Polonya ve Litvanya topraklarında oturan bir Musevi topluluğu, Karay
KAMERA (Kelime Kökeni: Fransızca caméra)
- Görüntülerin filme alınmasını sağlayan alet, alıcı
- Kameraman
- Bir çekime başlanırken, yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk
Birleşik Kelimeler: kamera şakası, termal kamera
KAMERÎ (Kelime Kökeni: Arapça ḳamerī)
- Ayla ilgili
Birleşik Kelimeler: kamerî ay, kamerî takvim, kamerî yıl
KERİME (Kelime Kökeni: Arapça kerīme)
- Kız evlat
BAKİRE (Kelime Kökeni: Arapça bākire)
-
Cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız, erden
Bu mahallede bakire kızları bakkal dükkânına bile yollamıyorlar. - Peyami Safa
EKÂBİR (Kelime Kökeni: Arapça ekābir)
-
Büyükler, devlet büyükleri, ileri gelenler
Kaymakam beyin hemen arkasında kalan ekâbiri umursamadan sıtma doktoru da kalkmıştı. - Tarık Buğra
-
Kendini beğenmiş kimse
Senin gibi ekâbir bir adam bu tür haberlerin peşinde koşturmaz. - Ahmet Ümit
KABARE (Kelime Kökeni: Fransızca cabaret)
- Çeşitli gösterilerin yapıldığı eğlence yeri
- Meyhane
Birleşik Kelimeler: kabare tiyatrosu
RAKİBE (Kelime Kökeni: Arapça raḳībe)
-
Kadın rakip
Kocalarının aşkına sahip ve hâkim olmak hususundaki mübarezede kadınlar rakibelerine nispetle pek müsait olmayan bir mevkide bulunurlar. - Hüseyin Cahit Yalçın
AŞİKÂR (Kelime Kökeni: Farsça āşikār)
-
Açık, apaçık, belli, meydanda
Tek bir yudum bile almıyordu bardağından ama zaten yeterince içtiği aşikârdı. - Elif Şafak
Ata Sözleri ve Deyimler
- aşikâr etmek
- aşikâr olmak
KÜREME
- Küremek işi
KAMBER (Kelime Kökeni: Arapça ḳanber)
- Sadık köle
Ata Sözleri ve Deyimler
- kambersiz düğün olmaz
MAKBER (Kelime Kökeni: Arapça maḳber)
-
Mezar
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın / Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın - Mehmet Akif Ersoy
ÜREMEK
-
Canlı, doğup çoğalmak
Altı yedi ay içinde küçük sürü üredi. - Ömer Seyfettin
-
Yetişmek
Çubuklu bahçede üreyen kızılcık da hiçbir yerde bulunmaz. - Salâh Birsel
-
Çoğalmak, artmak
Yün kalın olduğu için örgü çabuk ürüyor.
ÜREMİK (Kelime Kökeni: Fransızca urémique)
- Üremiyle ilgili olan