Ban ile Biten 5 Harfli Kelimeler

BAN ile biten 5 harfli 10 kelime bulunuyor. Sonu BAN olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ban ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Ban olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÇOBAN11, ÇIBAN11, ŞABAN10, ZEBAN10, YABAN9, SABAN8, URBAN8, KABAN7, KEBAN7, TABAN7

KABAN (Kelime Kökeni: Ermenice)

[isim]

[halk ağzında]

  • Dik yokuş
  • Tepe

    Seher vakti keklik çıkar kabana / Sallandıkça püskül değer tabana - Halk türküsü

[isim]

  • Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi

KEBAN

[isim]

  • Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri

TABAN

[isim]

  • Ayağın alt yüzü, aya
  • Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı
  • Ayakkabının alt bölümü
  • Kaide
  • Bir şeyin en alt bölümü
  • Değerlendirmede en alt derece
  • Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle

    Partinin tabanının istekleri doğrultusunda...

  • Temel

[coğrafya]

  • Bir ırmağın en derin olan orta yeri

[denizcilik]

  • Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü

[matematik]

  • Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide

    Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı.

[matematik]

  • Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır

[halk ağzında]

  • Tarlanın düz ve verimli kesimi

[eskimiş]

  • Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tabana kuvvet
  • tabana kuvvet kaçmak
  • taban çıkmak (veya girmek veya koymak)
  • tabanları kaldırmak
  • tabanları patlamak
  • tabanları yağlamak
  • taban tabana zıt (olmak)
  • taban tepmek (veya patlatmak)
  • taban yapmak

Birleşik Kelimeler: taban basma, taban düzeyi, taban fiyatı, taban halısı, taban lağımı, tabanvay, tabanı yarık, baştaban, daltaban, düztaban, karataban, ad tabanı, ayak tabanı, devetabanı, fiil tabanı, isim tabanı, veri tabanı

[zarf]

[eskimiş]

  • Huy bakımından
  • Yaradılıştan

SABAN

[isim]

  • Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı

    Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış - Faruk Nafiz Çamlıbel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
  • saban sürmek

Birleşik Kelimeler: saban balığı, saban demiri, saban kemiği, sabankıran, saban kulağı, kara saban

URBAN (Kelime Kökeni: Arapça ʿurbān)

[isim]

[eskimiş]

  • Çöl Arapları

    Büyük harpte Osmanlı hazinesinin büyük bir kısmını çöl ve Urban yemiştir. - Falih Rıfkı Atay

YABAN (Kelime Kökeni: Farsça yābān)

[isim]

  • İnsan yaşamayan ıssız yer
  • Vahşi olan, evcil olmayan canlı

    Yaban keçisi. Yaban kedisi.

  • Kendi kendine yetişen bitki

    Yaban sarımsağı.

  • Aile ocağından uzak olan yer

    Az değildir varmadan senin gibi yurduna / Post verenler yabanın hayduduna, kurduna - Faruk Nafiz Çamlıbel

[sıfat]

  • Issız

    Yalnız, yaban ormanda yaşayan yerliler bu zehrin ilacını bilirler. - Falih Rıfkı Atay

[halk ağzında]

  • Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse

    Yerliler bize yaban derler ve aramıza katılmazlardı. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yabana atmak
  • yabana gitmek
  • yabana söylemek

Birleşik Kelimeler: yaban arısı, yaban armudu, yaban asması, yaban baklası, yaban çileği, yaban defnesi, yaban domuzu, yaban enginarı, yaban eriği, yaban eşeği, yaban fesleğeni, yaban gülü, yaban havucu, yaban inciri, yaban kazı, yaban keçisi, yaban kedisi, yaban keteni, yaban koyunu, yaban maydanozu, yaban mersini, yaban nanesi, yaban ördeği, yaban pancarı, yaban pazısı, yaban sümbülü, yaban tavşanı, yaban teresi, yaban turpu, yaban yasemini, yazı yaban

ŞABAN (Kelime Kökeni: Arapça şaʿbān)

[isim]

  • Ay takviminin sekizinci ayı, üç ayların ikincisi

ZEBAN (Kelime Kökeni: Farsça zebān)

[isim]

[eskimiş]

  • Dil (II)

Birleşik Kelimeler: virdizeban

ÇOBAN (Kelime Kökeni: Farsça çūbān, şūbān)

[isim]

  • Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse

    Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede? - Ziya Gökalp

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çoban aldı bağa gitti, kurt aldı dağa gitti
  • çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu
  • çobanın gönlü olursa (veya olunca) tekeden yağ (veya süt) çıkarır
  • çoban kulübesinde padişah rüyası görmek

Birleşik Kelimeler: çobanaldatan, çoban böreği, çobançantası, çobandağarcığı, çobandeğneği, çobandüdüğü, çobaniğnesi, çoban kebabı, çoban köpeği, çoban merhemi, çobanpüskülü, çoban salatası, çobansüzgeci, çobantarağı, çobantuzluğu, çobanüzümü, Çoban Yıldızı, sığır çobanı

ÇIBAN

[isim]

  • Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi

    Bir sinek vardır, sokarsa habis çıban yapar, tedavisi zordur. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çıbanın başını koparmak
  • çıban işlemek

Birleşik Kelimeler: çıban ağırşağı, çıbanbaşı, Halep çıbanı, kan çıbanı, kurca çıbanı, Şark çıbanı, Urfa çıbanı