AYDINLATIVERME Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

AYDINLATIVERME harflerini içeren 7 harfli 59 kelime bulunuyor. 7 harfli AYDINLATIVERME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aydınlatıverme ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Aydınlatıverme olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

DEVAMLI17, TRAMVAY16, VADETME16, DEVERAN15, VIRLAMA15, VINLAMA15, VARILMA15, VARDELA15, VERANDA15, VELAYET15, VELADET15, VARYETE15, VARYANT15, MANEVRA14, AYDINLI13, ALAVERE13, DAYANIM13, TAVERNA13, AYRIMLI12, DAYANTI12, DETAYLI12, MAYINLI12, YALITIM12, YATIRIM12, ARDILMA11, ANDIRMA11, AYIRTMA11, AYILTMA11, AYRILMA11, AYRINTI11, ALDIRMA11, DARILMA11, DAMARLI11, ENDAMLI11, MANDIRA11, YIRLAMA11, YANILMA11, YANILTI11, YANITLI11, YALITMA11, YATIRMA11, YATILMA11, YARILMA11, YARATIM11, YARINTI11, ARTIMLI10, ALEMDAR10, DARALTI10, MERDANE10, NEDAMET10, TIMARLI10, YERALTI10, ANLATIM9, ANIRTMA9, ETYARAN9, TINLAMA9, TANILMA9, MELANET8, LATERNA7

LATERNA (Kelime Kökeni: İtalyanca lanterna)

[isim]

[müzik]

  • Kolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir org türü

    Apaşlardan biri laternayı çalıyor. - Necip Fazıl Kısakürek

MELANET (Kelime Kökeni: Arapça melʿanet)

[isim]

[eskimiş]

  • Büyük kötülük, lanetlenecek iş veya davranış

ANLATIM

[isim]

  • Anlatma işi
  • Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade

    Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder. - Salâh Birsel

Birleşik Kelimeler: anlatım bilimi, anlatım bilimsel, anlatım tonu

ANIRTMA

[isim]

  • Anırtmak işi

ETYARAN

[isim]

[halk ağzında]

  • Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan

TINLAMA

[isim]

  • Tınlamak işi

    Seslerindeki o küçümseyen tınlama, bakışlarının sürekli oynaklığı, başlarını şöyle geriye atışları hatta gülümseyişleri. - Attila İlhan

TANILMA

[isim]

  • Tanılmak işi

ARTIMLI

[sıfat]

  • Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan

    Artımlı pirinç.

  • Çoğalma özelliği olan

ALEMDAR (Kelime Kökeni: Arapça ʿalem + Farsça -dār)

[isim]

  • Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse

[mecaz]

  • Önder

DARALTI

[isim]

  • Dar gibi görünme veya olma

MERDANE (Kelime Kökeni: Farsça merdāne)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Erkeğe yakışan

    Mesirelere gittiği günlerde, merdane laubaliliğiyle yiyecek ve içeceğe müteallik hazırlıkların başına geçerdi. - Yahya Kemal Beyatlı

[zarf]

  • (me'rda:ne) Mertçe

[isim]

  • Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç
  • Kalın oklava

NEDAMET (Kelime Kökeni: Arapça nedāmet)

[isim]

  • Pişmanlık

    Gözlerime iki damla nedamet yaşı getirmek için dudaklarımı bütün kuvvetimle ısırıyordum. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nedamet duymak (veya getirmek)

TIMARLI

[sıfat]

  • Tımar edilmiş (binek hayvanı)

[eskimiş]

  • Bakılmış, tedavi edilmiş (yara veya hasta)

[eskimiş]

  • Bakılmış, işlenmiş (ağaç, toprak vb.)

[isim]

[tarih]

  • Tımar (II) sahibi olan kimse

    Bir Osmanlı sipahisinin, meseleleri kılıçla çözmeye alışmış bir Türk tımarlısının bu kadar çapraşık bir işi kavramasına imkân yoktu. - Nihal Atsız

YERALTI

[sıfat]

[mecaz]

  • Gizli ve yasa dışı

    Yeraltı faaliyet.

  • Alışılmışın dışında olan, aykırı

Birleşik Kelimeler: yeraltı dünyası

ARDILMA

[isim]

  • Ardılmak işi