ATIŞTIRIVERMEK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

ATIŞTIRIVERMEK harflerini içeren 7 harfli 24 kelime bulunuyor. 7 harfli ATIŞTIRIVERMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

KIVIRIŞ19, KIVIRMA16, ŞEKAVET16, IŞITMAK13, KIRIŞMA13, KIRITIŞ13, KARIŞIM13, ŞIMARIK13, ŞIKIRTI13, TIKIŞMA13, ARTIRIŞ12, ATTIRIŞ12, ŞAKIRTI12, AŞERMEK11, KIRITIM11, ARTIRIM10, KITIRTI10, KIRITMA10, ŞETARET10, TIKIRTI10, TAKIRTI9, EMEKTAR8, KERAMET8, KATETME8

EMEKTAR (Kelime Kökeni: Türkçe emek + Farsça -dār)

[sıfat]

  • Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)

    Ertesi sabah bahçede gezinirken Mehmet, emektar azaplarından birini gördü. - Emine Işınsu

[mecaz]

  • Çok kullanılmış, eski

    Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim. - Çetin Altan

KERAMET (Kelime Kökeni: Arapça kerāmet)

[isim]

  • Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum

    Babamın, mucize ve keramet kıssaları olarak bize anlattığı şeyler bu çeşit gülünç ve çocukça masallardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Olağanüstü durum

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keramet buyurdunuz (veya keramette bulundunuz)
  • kerameti kendinden menkul
  • keramette bulunmak

Birleşik Kelimeler: keramet sahibi

KATETME

[isim]

  • Katetmek işi

TAKIRTI

[isim]

  • Bir şeyin çıkardığı kuru ve sert ses

    Yüksek ökçelerin takırtısından evin en üst katının da kımıldadığını duyardık. - Ömer Seyfettin

ARTIRIM

[isim]

  • Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf
  • Müzayedede artırma

KITIRTI

[isim]

  • Kıtırdama sırasında çıkan sesin adı

KIRITMA

[isim]

  • Kırıtmak işi, cilve, işve

    O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir. - Salâh Birsel

ŞETARET (Kelime Kökeni: Arapça şeṭāret)

[isim]

[eskimiş]

  • Sevinç, şenlik, neşe

    Davudi sesi, şetareti, terbiyesi kendisini hem kadınlara hem erkeklere sevdirmişti. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

TIKIRTI

[isim]

  • Tıkırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı

    Ansızın arkasında bir tıkırtı duydu. - Ömer Seyfettin

AŞERMEK

[nesnesiz]

  • Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek

KIRITIM

[isim]

  • Kırıtma işi

Birleşik Kelimeler: kırıtım kırıtım

ARTIRIŞ

[isim]

  • Artırma işi

ATTIRIŞ

[isim]

  • Attırma işi

ŞAKIRTI

[isim]

  • Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı

    Birdenbire kesildi halkın lakırtıları / Korku içinde durdu tavla şakırtıları - Enis Behiç Koryürek

IŞITMAK

[-i]

  • Işık saçmak, ışıklandırmak

    Bulutlar geçip gidince kalan gök / Ey içimizi ışıtan has renk - Selâhattin Batu