ATEŞPERESTLİK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler
ATEŞPERESTLİK harflerini içeren 7 harfli 39 kelime bulunuyor. 7 harfli ATEŞPERESTLİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
PİŞEKAR14,
ATLETİK (Kelime Kökeni: Fransızca athlétique)
- Vücudu gelişmiş, biçimli, atlet gibi
-
Atletleri ilgilendiren
Atletik oyunlar.
LATERİT (Kelime Kökeni: Fransızca latérite)
- Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı veya kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak
REALİTE (Kelime Kökeni: Fransızca réalité)
-
Gerçeklik
Bir meseleyle karşılaştı mı realiteleri göremez. - Orhan Seyfi Orhon
TRAKEİT (Kelime Kökeni: Fransızca trachéite)
- Nefes borusunun iltihaplanması
TELKÂRİ
- Tel durumundaki gümüşü, altını örerek veya bir şey üzerine kakarak yapılan iş
- Gümüş veya altını ince teller durumuna getirip örerek yapılan (takı vb.)
-
Gümüş veya altın tellerden yapılmış motiflerle süslü
Telkâri bir vazo.
TEKERLİ
- Tekeri olan, tekerlekli
ERSELİK
- Erdişi
EREKSEL
- Erek niteliğinde olan
Birleşik Kelimeler: ereksel neden
ESTETİK (Kelime Kökeni: Fransızca esthétique)
-
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
Boğaziçi'nin, Sarayburnu yarımadasını, tarihî üslup ve estetiklerini korumak için çok iyi hazırlanmış projeler var. - Haldun Taner
- Güzellik duygusu ile ilgili olan
-
Güzellik duygusuna uygun olan
Büyük bir kısmında edebî ve estetik bir kültüre delalet eden bir lisan kullanılmıştır. - Asaf Halet Çelebi
- Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii
-
Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler)
Estetik cerrahi.
Birleşik Kelimeler: estetik cerrahi, yad estetik
ELASTİK (Kelime Kökeni: Fransızca élastique)
- Esnek
İSKELET (Kelime Kökeni: Fransızca squelette)
-
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu. - Halide Edip Adıvar
- Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü
-
Bir şeyi oluşturan temel çatı
Yanımızdaki genç, yolun ötesinde bir bina iskeleti gösterdi. - Falih Rıfkı Atay
-
Bir eserin genel planı
Bir romanın iskeleti.
- Çok zayıf
-
Kuru, çıplak
Yürüdük, yürüdük, yaprakları düşmüş iskelet bir ormanın içine geldik. - Ömer Seyfettin
Ata Sözleri ve Deyimler
- iskelete dönmek
- iskelet gibi
- iskeleti çıkmak
Birleşik Kelimeler: iskelet mobilya, gemi iskeleti
KRETASE (Kelime Kökeni: Fransızca crétacé)
- Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi
KRİSTAL (Kelime Kökeni: Fransızca cristal)
- Billur
- Billurdan yapılmış
Birleşik Kelimeler: kristal cam, kristal kar, kristal mavisi
KESTERE
- Kitre
KERESTE (Kelime Kökeni: Farsça kerāste)
-
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste - Halk türküsü
- Ayakkabı yapımında kullanılan gereç
-
Kaba saba kimse, kalas
Gözünü oyarım vallahi kereste! - Sait Faik Abasıyanık
Birleşik Kelimeler: çarliston marka kereste, yarma kereste