ASTROPİKAL Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler

ASTROPİKAL harflerini içeren 6 harfli 47 kelime bulunuyor. 6 harfli ASTROPİKAL kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

POSTAL12, ALPAKS11, İPSALA11, KRİPTO11, KAPORA11, KAPRİS11, PORTAL11, POTKAL11, PAROLA11, PASKAL11, PASTAL11, PASTİL11, PASTRA11, SPİRAL11, SATRAP11, SALPAK11, TROPİK11, TOPRAK11, TORPİL11, KAPARİ10, KARPİT10, PRATİK10, PARLAK10, PARTAL10, PATİKA10, PATLAK10, PATRİK10, TAKRİP10, TAKLİP10, ASORTİ8, İSKOTA8, KORİST8, KASTOR8, LOSTRA8, OTARSİ8, AKTRİS7, KALORİ7, KALSİT7, KASTAR7, LASTİK7, SİRKAT7, SAATLİ7, TORLAK7, TASLAK7, TAKSİR7, KARTAL6, TALİKA6

KARTAL

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila)

    Kartal yükseldi yükseldi, kıyıdaki dağların üstünde küçüle küçüle göze görünmez oldu. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: kartal ağacı, kartalgözü, sakallı kartal, balık kartalı

[isim]

  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri

TALİKA (Kelime Kökeni: Rusça)

[isim]

[eskimiş]

  • Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası

AKTRİS (Kelime Kökeni: Fransızca actrice)

[isim]

[sinema]

[tiyatro]

  • Kadın oyuncu

    Matmazel, sizin mükemmel bir aktris olduğunuzu işitiyorum. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: başaktris

KALORİ (Kelime Kökeni: Fransızca calorie)

[isim]

[fizik]

  • Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın
  • Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü

    Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı. - Cahit Uçuk

Birleşik Kelimeler: büyük kalori, kilokalori

KALSİT (Kelime Kökeni: Fransızca calcite)

[isim]

[mineraloji]

  • Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı

    Tebeşir bir tür kalsittir.

KASTAR

[isim]

[halk ağzında]

  • Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi

LASTİK (Kelime Kökeni: Fransızca élastique)

[isim]

  • Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç

    Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine. - Necati Cumalı

  • Kauçuktan yapılmış ayakkabı
  • Kauçuktan yazı silgisi
  • Taşıtların jantlarına yerleştirilen elastiki tekerlek bandajı

    Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar. - Haldun Taner

  • Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit
  • Bir tür esnek örgü
  • Korse
  • Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit

[sıfat]

  • Kauçuktan yapılmış

    Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lastik gibi

Birleşik Kelimeler: lastik ağacı, lastik tutkalı, kuş lastiği, balon lastik, dış lastik, iç lastik, yedek lastik

SİRKAT (Kelime Kökeni: Arapça sirḳat)

[isim]

[eskimiş]

  • Çalma, hırsızlık

SAATLİ

[sıfat]

  • Saati olan, saati bulunan

    Sınıfın bir tek saatlisi olduğu için onu her derste birkaç defa çıkarıyor. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: saatli bomba

TORLAK

[sıfat]

  • Genç, toy
  • Henüz evcilleşmemiş, alışmamış (hergele)

[isim]

  • Derviş

TASLAK

[isim]

  • Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma

    Evet, diye devam ettim, hikâyen henüz taslak hâlinde. - Refik Halit Karay

  • Eskiz

[mecaz]

  • Usta olmadığı hâlde kendini ustaymış gibi göstermeye çalışan kimse

Birleşik Kelimeler: kabataslak

TAKSİR (Kelime Kökeni: Arapça taḳṣīr)

[isim]

[eskimiş]

  • Kısaltma, kısma
  • Kusurda bulunma

[hukuk]

  • Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu

    Elbette bir taksirimiz varmış ki çekiyoruz. Bugünleri de görmek mukaddermiş. - Memduh Şevket Esendal

ASORTİ (Kelime Kökeni: Fransızca assorti)

[sıfat]

  • Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve biçimde olan (giysi)

    Altın çizgili, yemyeşil ipek kravatı ne olursa olsun almalıydı. Ceketiyle asorti olacaktı. - Nazım Hikmet

İSKOTA (Kelime Kökeni: İtalyanca scotta)

[isim]

[denizcilik]

  • Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım

    Suların kaburgalarındaki serinliği / iskotada uğuldayan rüzgâr - Orhan Veli Kanık

KORİST (Kelime Kökeni: Fransızca choriste)

[isim]

[müzik]

  • Koro ile birlikte şarkı söyleyen kimse