Ap ile Biten 5 Harfli Kelimeler
AP ile biten 5 harfli 36 kelime bulunuyor. Sonu AP olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ap ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Ap olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
CEVAP18,
KİTAP (Kelime Kökeni: Arapça kitāb)
-
Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü
Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum. - Nurullah Ataç
-
Herhangi bir konuda yazılmış eser
Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız? - Falih Rıfkı Atay
- Kutsal kitap
Ata Sözleri ve Deyimler
- kitaba (veya kitabına) uydurmak
- kitaba el basmak
- kitabı kapamak
- kitabında yer almamak
- kitap (veya kitaplar) devirmek (veya devretmek)
- kitapta yeri olmak
Birleşik Kelimeler: kitap açacağı, kitap cebi, kitap dolabı, kitap düşkünü, kitap ehli, kitabevi, kitap fuarı, kitap kurdu, kitap sarayı, kitapsever, ana kitap, beyaz kitap, ehlikitap, hesap kitap, kara kaplı kitap, yardımcı kitap, yasak kitap, adres kitabı, baş ucu kitabı, boyama kitabı, cep kitabı, el kitabı, okuma kitabı, şiir kitabı
LAKAP (Kelime Kökeni: Arapça laḳab)
-
Bir kimseye, bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan, o kimsenin veya o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan ad
Öyleyse bana da bir lakap bul, dedi, sallanmaktan başı dönen tuzluğu nihayet masaya bırakabildiğinde. - Elif Şafak
Ata Sözleri ve Deyimler
- lakap takmak
NİKAP (Kelime Kökeni: Arapça niḳāb)
- Yüz örtüsü, peçe
KASAP (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣṣāb)
-
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
Kasapla barışıp kendini benimsetince belki de yanında çalıştırırdı. - Muzaffer Uyguner
- Et satılan dükkân
- Kan dökücü, hunhar
Ata Sözleri ve Deyimler
- kasaptaki ete soğan doğranmaz
- kasap, yağı bol bulunca gerisini yağlar
Birleşik Kelimeler: kasaphane, kasap havası
MİKÂP (Kelime Kökeni: Arapça mikʿab)
-
Küp(II)
Beş mikâp kum.
NİSAP (Kelime Kökeni: Arapça niṣāb)
- Yeter sayı
SERAP (Kelime Kökeni: Farsça serāb)
-
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık
Bu kitapların haricinde herhangi bir menfaat ummak, seraptan su ummak gibi olur. - Necip Fazıl Kısakürek
Birleşik Kelimeler: buz serabı
BİTAP (Kelime Kökeni: Farsça bītāb)
-
Yorgun
Ben yorgunluktan bitap uyumuş kalmıştım. - Kemal Bilbaşar
Ata Sözleri ve Deyimler
- bitap düşmek
ERBAP (Kelime Kökeni: Arapça erbāb)
-
Bir işten anlayan, bir işi iyi yapan kimse
Eh, erbabıdır, dedik, verdik dizginleri eline, halt etmişiz. Dolapçının, fırıldakçının biri çıkmaz mı? - Attila İlhan
Birleşik Kelimeler: kalem erbabı
KEBAP (Kelime Kökeni: Arapça kebāb)
-
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
Oradan ayrılınca hemen çarşıya koşar, sıcak bir ekmek alır, içini kebapla doldurur, anama götürürdüm. - Halide Edip Adıvar
-
Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek
Kestane kebabı. Patlıcan kebabı.
-
Kavrulmuş, kızarmış
Kebap mısır.
- Yanmış, yanık
Birleşik Kelimeler: döner kebap, yoğurtlu kebap, Adana kebabı, bahçıvan kebabı, beyti kebabı, bostan kebabı, buğu kebabı, cağ kebabı, cartlak kebabı, çiftlik kebabı, çoban kebabı, çömlek kebabı, çöp kebabı, fırın kebabı, islim kebabı, kâğıt kebabı, kazan kebabı, kuyu kebabı, Manisa kebabı, Oltu kebabı, orman kebabı, patlıcan kebabı, sac kebabı, simit kebabı, soğan kebabı, şiş kebabı, talaş kebabı, tandır kebabı, tas kebabı, testi kebabı, tike kebabı, Tokat kebabı, Urfa kebabı, yayla kebabı, yufka kebabı
REBAP (Kelime Kökeni: Arapça rebāb)
- Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış uzun saplı saz
TÜRAP (Kelime Kökeni: Arapça turāb)
- Toprak, toz
ÇALAP
-
Tanrı
Suyun akar yalap yalap / Böyle emreylemiş Çalap - Yunus Emre
DOLAP (Kelime Kökeni: Arapça dūlāb)
- Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
-
Su dolabı
Benim adım dertli dolap / Suyum akar yalap yalap - Yunus Emre
- Dönme dolap
-
İstanbul bedesteninde dükkân
Bedestende iki dolap tutuyor.
- Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor
-
Düzen
Kendisinden önce mahpushanede dönen dolapları kulak verip ciddiyetle dinlememişti. - Kerim Korcan
Ata Sözleri ve Deyimler
- dolaba girmek (veya gelmek)
- dolabı bozulmak
- dolap çevirmek (veya döndürmek)
Birleşik Kelimeler: dolap beygiri, dönme dolap, gömme dolap, tel dolap, yerli dolap, banyo dolabı, baş üstü dolabı, bostan dolabı, buzdolabı, çalışma dolabı, çamaşır dolabı, ecza dolabı, elbise dolabı, emanet dolabı, evrak dolabı, giysi dolabı, kahve dolabı, karteks dolabı, kitap dolabı, köşe dolabı, makine dolabı, mutfak dolabı, müzik dolabı, su dolabı, yemek dolabı
ESBAP (Kelime Kökeni: Arapça esbāb)
- Sebepler, nedenler
- Vasıtalar, araçlar