Anl ile Başlayan Kelimeler

ANL ile başlayan 81 kelime bulunuyor. Başında ANL olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde anl olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ANLAYIŞSIZLAŞMA30, ANLAMLANDIRILIŞ24, ANLAŞTIRABİLMEK22, ANLAMLANDIRILMA21

14 Harfli Kelimeler

ANLAMSIZLAŞMAK24, ANLAŞILABİLMEK21, ANLAŞTIRABİLME21, ANLAMLANDIRMAK19, ANLATILABİLMEK18

13 Harfli Kelimeler

ANLAYIŞSIZLIK25, ANLAMSIZLAŞMA23, ANLAŞILMAZLIK22, ANLAŞILABİLME20, ANLAMLANDIRMA18, ANLATILABİLME17, ANLATIMSALLIK17

12 Harfli Kelimeler

ANLAŞIVERMEK23, ANLAYIVERMEK22, ANLAYIŞLILIK20, ANLATIVERMEK20, ANLATIMCILIK19, ANLAMAMAZLIK18, ANLAŞABİLMEK18, ANLAYABİLMEK17, ANLATABİLMEK15

11 Harfli Kelimeler

ANLAŞIVERME22, ANLAYIVERME21, ANLATIVERME19, ANLAŞMAZLIK19, ANLAMSIZLIK18, ANLAMDAŞLIK18, ANLATICILIK17, ANLAŞABİLME17, ANLAYABİLME16, ANLAŞTIRMAK16, ANLATABİLME14, ANLATTIRMAK13

10 Harfli Kelimeler

ANLAYIŞSIZ21, ANLAŞMASIZ19, ANLAŞILMAZ18, ANLIKÇILIK16, ANLAŞTIRMA15, ANLAŞILMAK15, ANLAMAZLIK15, ANLATIMSAL13, ANLAMLILIK13, ANLATTIRMA12, ANLATILMAK12, ANLAMAKLIK12

9 Harfli Kelimeler

ANLAYIŞLI16, ANLATIMCI15, ANLATILIŞ14, ANLAŞMALI14, ANLAŞILMA14, ANLAŞILAN13, ANLATIMLI12, ANLATISAL11, ANLATILMA11, ANLAMAMAK11

8 Harfli Kelimeler

ANLAMDAŞ14, ANLAMSIZ14, ANLATICI13, ANLAŞMAK12, ANLAMSAL10, ANLATMAK9

7 Harfli Kelimeler

ANLAYIŞ13, ANLIKÇI12, ANLAMCA11, ANLAŞIK11, ANLAŞMA11, ANLATIŞ11, ANLAMLI9, ANLATIM9, ANLAKLI8, ANLAMAK8, ANLATMA8

6 Harfli Kelimeler

ANLAMA7, ANLATI7

5 Harfli Kelimeler

ANLIK6, ANLAM6, ANLAK5

ANLAK

[isim]

[ruh bilimi]

  • Zekâ

ANLIK

[sıfat]

  • Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane

    Beni hatırlatıyor, benimle olmayı anlık bir duygu hâlinde olsa da istiyor muydu? - Tarık Buğra

  • Bir anda oluşan, gelişen, spontane

[isim]

[ruh bilimi]

  • Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi

[isim]

[ruh bilimi]

  • Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt

Birleşik Kelimeler: bir anlık

ANLAM

[isim]

[dil bilimi]

  • Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör

[mantık]

  • Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlam çıkarmak
  • anlamına gelmek
  • anlam vermek

Birleşik Kelimeler: anlam aykırılığı, anlam bayağılaşması, anlam bilimi, anlam bilimsel, anlam daralması, anlam değişmesi, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kayması, anlam kötüleşmesi, bağlamsal anlam, eş anlam, ikiz anlam, bir anlamda

ANLAMA

[isim]

  • Anlamak işi, anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf

    Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum. - Ahmet Ümit

[felsefe]

  • Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme

Birleşik Kelimeler: tam anlamıyla

ANLATI

[isim]

  • Ayrıntılarıyla anlatma

[edebiyat]

  • Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, öyküleme, tahkiye

    Masal olsun roman olsun, ikisi de anlatı sanatıdır. - Necati Cumalı

ANLAKLI

[sıfat]

  • Zeki

ANLAMAK

[-i]

  • Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak

    Yıldızın hemen altında, namluya benzer bir başka şekil var, bunun bir tabanca olduğunu anlamakta gecikmiyorum. - Ahmet Ümit

  • Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek
  • Sorup öğrenmek
  • Doğru ve yerinde bulmak

    Hani bunu anladık ama!

  • Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek

    Kabul etmeyeceğini ben daha o gün anlamıştım. - Mithat Cemal Kuntay

[-den]

  • Bir şey hakkında bilgisi bulunmak

    Hele bir de denizcilikten anlamıyorsanız su üstünde bahadırlık göstermek yerine beceriksizlik göstereceksiniz demektir. - İsmet Özel

[nesnesiz]

[-den]

  • Yarar sağlamak

    Bu ilaçtan hiçbir şey anlamadım.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anladımsa arap olayım
  • anlarsın ya!
  • anlayalım!
  • anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
  • anlayıp dinlemek

ANLATMA

[isim]

  • Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim

    Biz gücümüz yettiğince ve gönlümüzün isteğince sizi anlatmaya çalıştık. - Ahmet Kabaklı

ANLATMAK

[-e]

[-i]

  • Bilgi vermek, izah etmek

    Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi. - Peyami Safa

  • Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak

[nesnesiz]

  • Nakletmek

    Sonra bir hikâye anlattı. - Abdülhak Şinasi Hisar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlata anlata bitirememek

ANLAMLI

[sıfat]

  • Anlamı olan, manalı

[mecaz]

  • İçeriği olan

[mecaz]

  • Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar

    Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi. - Burhan Günel

Birleşik Kelimeler: çok anlamlı, eş anlamlı, iki anlamlı, ikiz anlamlı, karşıt anlamlı, tek anlamlı, yakın anlamlı, zıt anlamlı

ANLATIM

[isim]

  • Anlatma işi
  • Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade

    Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder. - Salâh Birsel

Birleşik Kelimeler: anlatım bilimi, anlatım bilimsel, anlatım tonu

ANLAMSAL

[sıfat]

  • Anlamla ilgili, semantik

ANLATISAL

[sıfat]

  • Anlatı özelliği taşıyan, anlatıyla ilgili

ANLATILMA

[isim]

  • Anlatılmak işi

    Onun bir başka anlamı da bir düşüncenin, bir kuramın soyutça anlatılmasından doğar. - Salâh Birsel

ANLAMCA

[zarf]

  • Anlam bakımından, mealen, manaca