ANJİYOGRAFİ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler

ANJİYOGRAFİ harflerini içeren 5 harfli 26 kelime bulunuyor. 5 harfli ANJİYOGRAFİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GARAJ18, FRİGO16, AGRAF15, AFGAN15, FİGAN15, ORANJ15, AFYON14, FANYA13, RAFYA13, AFONİ12, NOGAY12, YONGA12, YORGA12, GAYRİ11, GİRAY11, İRFAN11, NAFİA11, ARGON10, AGORA10, ORGAN10, RİNGA9, ORAYA8, ARİYA7, AYRAN7, YARAN7, İRONİ6

İRONİ (Kelime Kökeni: Fransızca ironie)

[isim]

[edebiyat]

  • Gülmece
  • Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme

ARİYA (Kelime Kökeni: İtalyanca aria)

[isim]

[denizcilik]

  • Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma

AYRAN

[isim]

  • Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm
  • Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılan içecek

    Taşlığa oturup soğuk ayranlar içtik. - Fikret Otyam

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayranı kabarmak
  • ayranım budur, yarısı sudur
  • ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya

Birleşik Kelimeler: ayran ağızlı, ayran budalası, ayran delisi, ayran gönüllü

YÂRAN (Kelime Kökeni: Farsça yārān)

[isim]

  • Dostlar

    Durup el bağlayalar yâran saf saf - Baki

[tarih]

  • Bir amaç çevresinde toplanmış veya aynı amacı güttükleri için bir araya gelmiş olanların tümü

    Rusçuk yâranı. Malta yâranı.

ORAYA

[zarf]

  • O yere, o yöne

    Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm. - Ayla Kutlu

RİNGA (Kelime Kökeni: Almanca Ringa)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Kemikli balıklardan, ılık denizlerde büyük sürüler hâlinde dolaşan ve tütsü ile kurutulmuşu sıkça tüketilen, uskumru iriliğinde bir balık (Clupea harengus)

ARGON (Kelime Kökeni: Fransızca argon)

[isim]

[kimya]

  • Atom numarası 18, atom ağırlığı 39,9 olan, havada % 1 oranında bulunan, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir element (simgesi Ar)

AGORA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı

ORGAN (Kelime Kökeni: Fransızca organe)

[isim]

[anatomi]

  • Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, örgen, uzuv

    Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu. - Necati Cumalı

[mecaz]

  • Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş

    Devlet organları.

Birleşik Kelimeler: organ aktarımı, organ mafyası, organ nakli, dişi organ, erkek organ, boşaltım organı, dişilik organı, erkeklik organı, koku alma organı, tat alma organı, yasama organı, yayın organı, ses organları, sindirim organları, telaffuz organları, üreme organları, yargı organları

GAYRİ (Kelime Kökeni: Arapça ġayr)

[zarf]

  • Gayrı

    Sık sık görüşürüz gayri. - Yusuf Ziya Ortaç

GİRAY (Kelime Kökeni: Moğolca)

[isim]

[tarih]

  • Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen unvan

İRFAN (Kelime Kökeni: Arapça ʿirfān)

[isim]

  • Bilme, anlama, sezme

    Zira onun irfan seviyesi hakkında malumatım pek azdır. - Refik Halit Karay

  • Gerçeğe ulaştırıcı güçlü seziş

[mecaz]

  • Kültür

    En büyük emelim, maarif vekili olarak yurdumun irfanını yükseltmektir. - Atatürk

NAFİA (Kelime Kökeni: Arapça nāfiʿa)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir yeri bayındır duruma getirmek için yapılan işlerin tamamı, bayındırlık işleri

AFONİ (Kelime Kökeni: Fransızca aphonie)

[isim]

[tıp]

  • Ses yitimi

NOGAY

[isim]

  • Altın Ordu devleti başbuğlarından biri olan Nogay'ın yönetimindeki Kıpçaklar
  • Bugün Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Türk boyunun adı