Ald ile Başlayan Kelimeler

ALD ile başlayan 45 kelime bulunuyor. Başında ALD olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde ald olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

ALDIRILABİLMEK21, ALDATILABİLMEK20

13 Harfli Kelimeler

ALDIRIŞSIZLIK26, ALDIRMAMAZLIK22, ALDIRILABİLME20, ALDATILABİLME19, ALDIRTABİLMEK19

12 Harfli Kelimeler

ALDANIVERMEK22, ALDATIVERMEK22, ALDIRABİLMEK18, ALDIRTABİLME18, ALDANABİLMEK17, ALDATABİLMEK17

11 Harfli Kelimeler

ALDATIVERME21, ALDANIVERME21, ALDIRMAZLIK19, ALDATICILIK19, ALDANMAZLIK18, ALDIRABİLME17, ALDATABİLME16, ALDANABİLME16

10 Harfli Kelimeler

ALDIRIŞSIZ22, ALDIRILMAK15, ALDATILMAK14

9 Harfli Kelimeler

ALDATMACA15, ALDIRILMA14, ALDIRTMAK13, ALDATILMA13

8 Harfli Kelimeler

ALDANGIÇ18, ALDIRMAZ15, ALDATICI15, ALDANMAZ14, ALDIRTMA12, ALDIRMAK12, ALDATMAK11, ALDANMAK11

7 Harfli Kelimeler

ALDIRIŞ14, ALDANIŞ13, ALDATIŞ13, ALDEHİT13, ALDIRMA11, ALDANMA10, ALDATMA10

6 Harfli Kelimeler

ALDANÇ11

4 Harfli Kelimeler

ALDI7

ALDI

[halk ağzında]

  • `söylemeye başladı` anlamında kullanılan bir söz

    Aldı Kerem. Aldı Köroğlu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • al (veya alın) ...
  • alaşağı etmek
  • al aşağı vur yukarı
  • al benden de o kadar
  • al birini, vur ötekine (veya birine)
  • aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek
  • aldı sazı eline
  • al gülüm ver gülüm
  • alıp başını gitmek
  • alıp götürmek
  • alıp satmaz görünmek
  • alıp sattığı olmamak
  • alıp vereceği olmamak
  • alıp verememek
  • alıp vermek
  • alıp yürümek
  • al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur (veya gocunsun)
  • almadan vermek Allah'a mahsus
  • almadığın hayvanın kuyruğunu tutma
  • al malın iyisini, çekme kaygısını
  • alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste
  • al sana bir ... daha
  • al takke ver külah

ALDANMA

[isim]

  • Aldanmak işi

    Yanılmaya, aldanmaya bazen engel olunamıyorsa da, vazgeçilmez bir bildirişme ortamıdır dil. - Nermi Uygur

ALDATMA

[isim]

  • Aldatmak işi, deside, al, hıyanet

ALDATMAK

[-i]

  • Beklenmedik bir davranışla yanıltmak

    Ama bu münferit hayranlıklar aldatmamalı bizi. - Cemil Meriç

  • Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak

    Üç defadır bu yezit beni aldatıyor. - Burhan Felek

  • Birine verilen sözü tutmamak

    Arkadaş bizi aldattı, toplantıya gelmedi.

  • Yalan söylemek
  • Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek

    Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek

    Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır. - Peyami Safa

  • Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek
  • Oyalamak, avutmak

Birleşik Kelimeler: çobanaldatan

ALDANMAK

[-e]

  • Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak

    Bunun aksini umanlar aldanacaktır, hüsrana uğrayacaktır. - Kerim Korcan

  • Bir hileye, bir yalana kanmak

[nesnesiz]

  • Hayal kırıklığına uğramak

    Sen benim dediklerime kulak ver, aldanmazsın! - Memduh Şevket Esendal

[nesnesiz]

  • Avunmak, oyalanmak
  • Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak

ALDIRMA

[isim]

  • Aldırmak işi

Birleşik Kelimeler: yağ aldırma

ALDANÇ

[sıfat]

  • Çabuk ve kolay aldatılan (kimse)

ALDIRTMA

[isim]

  • Aldırtmak işi

ALDIRMAK

[nesnesiz]

  • Alma işini yaptırmak

    Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. - Necati Cumalı

[-e]

[-i]

  • Getirtmek

    Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. - Cahit Uçuk

  • Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak

    Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak.

[-den]

  • Başkasına kaptırmak

    Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet - Emrah

[-e]

[-i]

  • Sığdırmak

    Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.

[-e]

[mecaz]

  • Önem vermek, değer vermek

    Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz - Enis Behiç Koryürek

ALDIRTMAK

[-e]

[-i]

  • Alma işini başkasına yaptırmak

    Yarın bizim hanımı çarşıya yollatır, aldırtırım gerekenleri. - Ayla Kutlu

ALDATILMA

[isim]

  • Aldatılmak işi

ALDANIŞ

[isim]

  • Aldanma durumu

    Gelgelelim dün vapurda kılık yüzünden bir aldanışım oldu ki bunu bir türlü unutamayacağım. - Nazım Hikmet

ALDATIŞ

[isim]

  • Aldatma işi

    Falsolu vuruş kalleşçe bir aldatıştır. - Haldun Taner

ALDEHİT (Kelime Kökeni: Fransızca aldéhyde)

[isim]

[kimya]

  • Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı

ALDATILMAK

[nesnesiz]

  • Aldatma işine konu olmak

    Aldatılmak bir kadın için ne müthiş şey, takdir edersiniz. - Peyami Safa